

ANKARA Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği durum değerlendirme toplantılarının son durağı Burdur oldu.
Burdur ve Isparta’dan gazetecilerin katıldığı toplantıda basının ekonomik sorunları, çalışma koşulları, basın kartı uygulamaları, dijitalleşme, sosyal medya, yapay zekâ ve gazetecilik mesleğinin geleceği ele alındı. Cemiyetin gazetecilere yönelik destek, eğitim ve dayanışma çalışmaları da katılımcılara anlatıldı.
ANKARA GAZETECİLER CEMİYETİ İLE BURDUR GAZETECİLER CEMİYETİ İŞ BİRLİĞİ ETKİNLİĞİ
Ülkemizin en eski en köklü basın kuruluşu Ankara merkezli Gazeteciler Cemiyeti, yerel basının sorunlarını sahada dinlemek, gazeteciler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek ve meslek örgütleriyle iş birliği olanaklarını geliştirmek amacıyla düzenlediği durum değerlendirme toplantılarının sonuncusunda 20 Ekim 2026 Salı günü Burdur ve Isparta’dan gazetecilerle buluştu.
MAKÜ Lavanta Tepesi Otel’de gerçekleşen toplantıda gazeteciliğin ekonomik ve mesleki sorunlarının yanı sıra yerel basının sürdürülebilirliği, dijital yayıncılığa geçiş, sosyal medyanın gazetecilik üzerindeki etkileri, basın kartları, mesleki eğitim olanakları ve gazetecilerin farklı destek mekanizmalarına erişimi konuşuldu. Katılımcılar, sahada karşılaştıkları sorunları aktarırken çözüm önerileri ve meslek örgütleri arasında geliştirilebilecek iş birlikleri de değerlendirildi.
Toplantıya; Türk basınının sembol isimlerinden, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Başkan Yardımcıları Ali Oruç ve Mustafa Yoldaş, Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı, Cemiyet üyeleri Zeynel Lüle ve Yıldıray Arslan’ın yanı sıra Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel, Isparta Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mustafa Baş, burdurgazetesi.com internet haber sitesi imtiyaz sahibi Adnan Taraşlı, Burdur’un Gücü ve Çağdaş Burdur Gazetesi imtiyaz sahibi Hasan Ali Daldal, Kanal 15’ten Hüseyin Dilek, Burdur ve Isparta’daki yayıncılar katıldı.
Etkinlik, Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı’nın katılımcıları ve program akışını takdim etmesiyle başladı. Gürcanlı’nın takdiminin ardından Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel ve Isparta Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mustafa Baş açılış konuşmalarını yaptı.
Bilgin: ” Mesleğimizin en temel değeri doğruluktur”
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, açılış konuşmasında Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel’e ev sahipliği için teşekkür etti.
Bilgin, durum değerlendirme toplantılarının temel amaçlarından birinin gazeteciler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek, bir diğerinin ise deneyimli gazetecilerin mesleki birikimlerini genç meslektaşlarına aktarmasına zemin hazırlamak olduğunu söyledi. Türkiye’de gazeteciliğin zor bir dönemden geçtiğini belirten Bilgin, sorunların ancak ortak mücadele ve dayanışmayla aşılabileceğini ifade etti. Demokrasinin korunmasının gazetecilerin temel sorumluluklarından biri olduğunu dile getiren Bilgin, gazetecilerin yalnızca kendi mesleki sorunlarıyla ilgilenmemesi, toplumun sorunlarıyla da güçlü bir bağ kurması gerektiğini kaydetti.
Gazeteciyi topluma tutulan bir aynaya benzeten Bilgin, mesleğin en temel değerinin doğruluk olduğuna dikkat çekti.
Bilgin, gazeteciliğin çeşitli olumsuz kavramlarla yan yana getirilmesinin mesleğe zarar verdiğini belirterek, “Gazetecilik bir kavramla anılacaksa bunun doğruluk olması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.
Gazeteciler Cemiyeti’nin 80 yıllık geçmişine de değinen Bilgin, Cemiyetin Türkiye’de gazetecilik mesleğinin gelişmesi, basın özgürlüğünün korunması ve gazetecilerin dayanışması için çalışmayı sürdürdüğünü söyledi.
Gazeteciliğin kolay koşullarda yapılan bir meslek olmadığını vurgulayan Bilgin, gazetecilerin zaman zaman kişisel hayatlarından fedakârlık ederek mesleklerini sürdürdüğünü belirtti. Bilgin, basın özgürlüğü ve demokrasi mücadelesinin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’de gazeteciliğin zor bir dönemden geçtiğini belirten Bilgin, sorunların ancak ortak mücadele ve dayanışmayla aşılabileceğini ifade etti. Demokrasinin korunmasının gazetecilerin temel sorumluluklarından biri olduğunu dile getiren Bilgin, gazetecilerin yalnızca kendi mesleki sorunlarıyla ilgilenmemesi, toplumun sorunlarıyla da güçlü bir bağ kurması gerektiğini kaydetti.
Gazeteciyi topluma tutulan bir aynaya benzeten Bilgin, mesleğin en temel değerinin doğruluk olduğuna dikkat çekti.
Bilgin, gazeteciliğin çeşitli olumsuz kavramlarla yan yana getirilmesinin mesleğe zarar verdiğini belirterek, “Gazetecilik bir kavramla anılacaksa bunun doğruluk olması gerekir” değerlendirmesinde bulundu.
Gazeteciler Cemiyeti’nin 80 yıllık geçmişine de değinen Bilgin, Cemiyetin Türkiye’de gazetecilik mesleğinin gelişmesi, basın özgürlüğünün korunması ve gazetecilerin dayanışması için çalışmayı sürdürdüğünü söyledi.
Gazeteciliğin kolay koşullarda yapılan bir meslek olmadığını vurgulayan Bilgin, gazetecilerin zaman zaman kişisel hayatlarından fedakârlık ederek mesleklerini sürdürdüğünü belirtti. Bilgin, basın özgürlüğü ve demokrasi mücadelesinin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Tuncel: “Burdur’da güçlü bir basın geleneği var”
Bilgin’in ardından konuşan Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel, Gazeteciler Cemiyeti heyetini Burdur’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Gazeteciler Cemiyeti’nin Türkiye’nin farklı bölgelerindeki gazetecilerle bir araya gelmesini önemsediklerini belirten Tuncel, Burdur’da köklü bir yerel basın geleneğinin bulunduğunu söyledi.
Kentte onlarca yıldır yayın hayatını sürdüren gazete, radyo ve televizyon kuruluşları bulunduğunu hatırlatan Tuncel, sınırlı imkânlara rağmen Burdur’daki gazetecilerin önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini ifade etti.
Ankara’daki meslek örgütlerinin yerel gazetecileri ziyaret ederek sorunlarını doğrudan dinlemesinin önemli olduğunu belirten Tuncel, Gazeteciler Cemiyeti’nin yürüttüğü projelerin de yerel basın açısından yeni iş birliği imkânları yaratabileceğini söyledi. Burdur, Isparta ve Antalya’daki gazetecilerin bu çalışmalara daha fazla dahil olmasını istediklerini kaydeden Tuncel, Gazeteciler Cemiyeti heyetine ziyaretlerinden dolayı teşekkür etti.
Tuncel’in ardından söz alan Isparta Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mustafa Baş da toplantının düzenlenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Gazeteciler Cemiyeti ve Burdur Gazeteciler Cemiyeti’ne teşekkür etti.
Gürcanlı, Gazeteciler Cemiyeti’nin çalışmalarını ve projeleri anlattı
Açılış konuşmalarının ardından Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı, Cemiyetin çalışmaları, devam eden projeleri ve gazetecilere sağlanan desteklere ilişkin sunum gerçekleştirdi.
Gazeteciler Cemiyeti’nin 1946’dan bu yana meslek örgütü olarak faaliyet gösterdiğini belirten Gürcanlı, Cemiyetin yalnızca Ankara’da değil Türkiye’nin farklı bölgelerindeki gazetecilerle de iş birliğini geliştirmeyi hedeflediğini söyledi. Gürcanlı, yerel basın kuruluşları ve gazetecilerle gerçekleştirilen buluşmaların temel amaçlarından birinin de bu dayanışma ağını genişletmek olduğunu ifade etti.
Sunumunda Avrupa Birliği ve farklı uluslararası kaynaklarla desteklenen projelere değinen Gürcanlı, gazetecilerin mesleklerini sürdürebilmeleri için ekipman ve teknik ihtiyaçlarına yönelik desteklerin bulunduğunu söyledi. Gazetecilere bu desteklere ilişkin açık çağrıları takip etmeleri çağrısında bulunan Gürcanlı, Burdur ve Isparta’dan daha fazla gazetecinin programlardan yararlanmasını istediklerini belirtti. Gürcanlı, Norveç Krallığı tarafından desteklenen 9. Köy projesi kapsamında özellikle genç gazetecilere yönelik eğitim ve haber merkezi çalışmalarının yürütüldüğünü anlattı. Genç gazetecilerin deneyimli editörlerle çalışma imkânı bulduğunu belirten Gürcanlı, hazırlanan haberlere telif desteği sağlandığını, bölgesel ve serbest gazetecilerin de projeye gönderdikleri haberlerle katılabildiğini kaydetti.
Burdur ve Isparta’daki gazetecilere çağrıda bulunan Gürcanlı, “Neden Burdur’dan ya da Isparta’dan beraber çalıştığımız gazeteciler olmasın? Bundan sonra bu bölgelerden de projelerimize daha fazla katılımcı görmek isteriz” dedi.
Afet gazeteciliğinden dil eğitimine farklı programlar
Sunumda, deprem ve diğer afetler sırasında sahada görev yapan gazetecilerin ihtiyaçlarından hareketle geliştirilen savaş ve afet gazeteciliği eğitimlerine de yer verildi.
Gürcanlı, bu eğitimlerde gazetecilere afet bölgelerinde çalışma, mağdurlarla iletişim kurma, temel ilk yardım, sahada güvenlik ve psikolojik dayanıklılık gibi alanlarda uzmanlar tarafından eğitimler verildiğini söyledi.
Gazetecilere yönelik İngilizce eğitimi çalışmalarından da söz eden Gürcanlı, meslektaşların yabancı dil becerilerinin geliştirilmesine yönelik programların yeni dönemlerde farklı kentlerde de gerçekleştirilebileceğini belirtti.
GC Akademi üzerinden gazetecilere ücretsiz çevrim içi eğitimler sunulduğunu aktaran Gürcanlı; gazetecilik etiği, internet gazeteciliği, çözüm odaklı gazetecilik, alan haberciliği ve yapay zekânın gazetecilikte kullanılması gibi birçok başlıkta eğitim modüllerinin bulunduğunu anlattı.
Gazetecilerin eğitimleri tamamladıktan sonra sertifika alabildiğini belirten Gürcanlı, meslektaşlarından gelecek ihtiyaç ve önerilere göre yeni eğitim başlıklarının da oluşturulabileceğini söyledi.
Gürcanlı’nın sunumunda Gazeteciler Cemiyeti’nin Mobil Basın Evi çalışması da yer aldı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afet bölgelerinde çalışan gazetecilerin elektrik, internet, bilgisayar ve çalışma alanı gibi temel ihtiyaçlarından hareketle oluşturulan Mobil Basın Evi’nin taşınabilir bir stüdyo ve haber merkezi niteliğinde olduğunu belirten Gürcanlı, aracın uydu üzerinden internet bağlantısına ve kendi elektrik altyapısına sahip olduğunu anlattı.
Mobil Basın Evi’nin afet dönemlerinin dışında üniversitelerde gerçekleştirilen gazetecilik eğitimlerinde de kullanıldığını belirten Gürcanlı, öğrencilerin araçta kameramanlık, sunuculuk, kurgu ve yayıncılık deneyimi kazanabildiğini kaydetti.
Ankara’daki Gazeteciler Cemiyeti binasının da farklı kentlerden gelen gazetecilere açık olduğunu vurgulayan Gürcanlı, Cemiyet bünyesindeki stüdyo ve çalışma alanlarından meslektaşların ücretsiz yararlanabildiğini ifade etti.
Gürcanlı ayrıca Cemiyetin ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlediği çalıştay ve konferanslara değindi. Gazetecilerin özlük hakları, basın kartları, hukuki sorunlar, Basın İlan Kurumu ve RTÜK uygulamaları gibi alanlarda meslek örgütleri, gazeteciler ve akademisyenlerle ortak çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
Yerel gazeteciler yaşadıkları sorunları anlattı
Gürcanlı’nın sunumunun ardından toplantı, Burdur ve Isparta’dan gelen gazetecilerin mesleki sorunlarını, görüşlerini ve önerilerini paylaşmasıyla devam etti.
Bomba15 İnternet Haber Sitesi’nden Selçuk Öcal, uzun yıllardır gazetecilerin benzer ekonomik sorunları konuştuğunu ancak sorunların giderek ağırlaştığını söyledi.
Öcal, yerel gazetelerin ekonomik sürdürülebilirliği, nitelikli personel istihdamı ve resmi ilan gelirlerinde yaşanan sorunlara dikkat çekti. Isparta’da geçmişte 13 gazete bulunduğunu ancak zaman içinde bu sayının ciddi biçimde azaldığını belirten Öcal, gazete sayısındaki düşüşün yalnızca yayın kuruluşlarını değil, çalışanları, dağıtım ağlarını ve matbaaları da etkilediğini ifade etti.
Gazetelerin ekonomik bağımsızlığının gazetecilik açısından önemine işaret eden Öcal, ekonomik sorunların yayın kuruluşlarını ve gazetecileri baskıya daha açık hale getirebildiğini söyledi.
Öcal ayrıca toplantılarda yalnızca yayın kuruluşlarının sahiplerinin değil, çalışan ve genç gazetecilerin de daha fazla dinlenmesi gerektiğini belirtti.
“Doğruluk ve tarafsızlığı nasıl koruyacağız?”

Isparta Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Ruzin Azerhan ise; gazetecilikte doğruluk ve tarafsızlığın korunması konusunu gündeme getirdi.
Uzun yıllardır gazetecilik yaptığını belirten Azerhan, mesleğe başladığı dönemden bu yana doğruluk ve tarafsızlığın gazeteciliğin temel değerleri olduğunu düşündüğünü ancak günümüzde bu değerleri korumanın giderek güçleştiğini söyledi.
Gazetecilerin yaptıkları haberler nedeniyle karşılaşabildikleri baskılara dikkat çeken Azerhan, meslek örgütlerinin bu durumlarda gazetecilere nasıl destek olabileceğini sordu.
Azerhan’ın gündeme getirdiği bir diğer konu ise sosyal medya oldu. İnternet yayıncılığının gazetecilik açısından önemli bir gelişme olduğunu ancak elinde telefon bulunan herkesin gazeteci olarak değerlendirilmesinin mesleğin sınırlarını belirsizleştirdiğini ifade eden Azerhan, yanlış ve doğrulanmamış bilgilerin yayılmasının profesyonel gazetecilerin işini daha da zorlaştırdığını kaydetti.
Bilgin: “Umutsuzluk gazeteciye yakışmaz”
Sorular üzerine yeniden söz alan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, gazeteciliğin Türkiye’de geçmişten bugüne çeşitli baskı dönemlerinden geçtiğini ancak gazetecilerin hiçbir dönemde mesleki mücadeleden vazgeçmemesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin yakın tarihinde basının farklı dönemlerde ağır koşullarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Bilgin, bugünkü sorunların da mücadele ve dayanışmayla aşılabileceğini ifade etti.
Bilgin, “Bir gazeteciye yakışmayan tek duygu varsa o da umutsuzluktur” diyerek gazetecilerin yaşanan sorunlar karşısında mesleklerinden ve haklarını savunmaktan vazgeçmemesi gerektiğini vurguladı.
Gazetecilerin basın özgürlüğünü yalnızca kendileri için istemediğini belirten Bilgin, özgür gazeteciliğin toplumun haber alma hakkının da güvencesi olduğunu söyledi.
Toplantıda söz alan Isparta’dan gazeteci Nurettin Arkan da uzun süredir yaşadığı basın kartı sorununu anlattı.
Arkan, çalıştığı gazetenin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından kanun hükmünde kararnameyle kapatılması sonrasında basın kartının geri alındığını, daha sonra yeniden mesleğe dönmesine rağmen uzun yıllardır kartını alamadığını söyledi.
Hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığını belirten Arkan, yaptığı başvurulardan sonuç alamadığını ifade ederek Gazeteciler Cemiyeti’nden destek istedi.
Sosyal medya ve gazeteciliğin sınırları tartışıldı
Burdur Bucak’tan NNC İnternet Haber Sitesi’nden gazeteci İbrahim Nanecioğlu da sosyal medyanın gazetecilik üzerindeki etkilerini gündeme getirdi.
Profesyonel gazetecilerin haberlerini doğrulamak ve gazetecilik ilkelerine uygun biçimde hazırlamakla yükümlü olduğunu belirten Nanecioğlu, sosyal medya kullanıcılarının ise çoğu zaman herhangi bir editoryal süreçten geçmeden bilgi ve görüntü paylaşabildiğini söyledi.
Bu durumun gazetecilik mesleğinin itibarını da etkilediğini belirten Nanecioğlu, Gazeteciler Cemiyeti’nin sosyal medya ve internet yayıncılığı konusunda yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi istedi.
Bilgin, internet ve sosyal medya yayıncılığında ciddi sorunlar bulunduğunu belirterek özellikle yanlış bilgi, cevap hakkı ve hukuki sorumluluk konularında düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi.
Ancak yapılacak düzenlemelerin ifade özgürlüğünü ortadan kaldıracak yasaklara dönüşmemesi gerektiğine de dikkat çeken Bilgin, “Yasaksız Türkiye ile yasasız Türkiye’yi karıştırmayalım” dedi.
Bilgin, dijital mecralarda gazetecilik yapanlarla herhangi bir mesleki sorumluluk taşımadan içerik üretenler arasındaki ayrımın netleştirilmesinin hem meslek hem de toplumun doğru bilgiye ulaşması açısından önemli olduğunu ifade etti.
İş birliği ve dayanışma vurgusu
Toplantıda gazeteciler, ekonomik sorunlardan mesleki eğitime, basın kartlarından sosyal medyanın yarattığı dönüşüme kadar farklı konularda görüş ve önerilerini paylaşırken Gazeteciler Cemiyeti heyeti de yürütülen çalışmalar ve sağlanabilecek destekler konusunda bilgi verdi.
Burdur Gazeteciler Cemiyeti bünyesinde Mobil Basın Evi benzeri bir aracın oluşturulup oluşturulamayacağı da toplantıda gündeme geldi. Gazeteciler Cemiyeti temsilcileri, böyle bir çalışma yapılması halinde Mobil Basın Evi’nin oluşturulması sürecindeki deneyimlerini paylaşabileceklerini belirtti.
Gazeteciler Cemiyeti yetkilileri, Burdur ve Isparta’daki gazetecilere Cemiyetin proje, eğitim ve destek çağrılarını takip etme ve çalışmalar içerisinde daha fazla yer alma çağrısında bulundu. Toplantı, gazetecilerin karşılıklı görüş ve deneyim paylaşımının ardından toplu fotoğraf çekimiyle devam etti. Daha sonra toplantının yapıldığı alanda bulunan Gazeteciler Cemiyeti’nin Mobil Basın Evi aracı katılımcılara tanıtıldı. Etkinlik, aracın teknik özellikleri ve kullanım alanları hakkında bilgi verilmesinin ardından sona erdi.

