Atatürk düşmanı Alman Operasına bir tepki de CKD Antalya Kepez Özgürlük Şubeden

“Türkiye ve Atatürk düşmanı Alman Operası sahnelenemez!”

“İktidarı Bu Kışkırtmayı Durdurmaya Davet Ediyoruz!”

Almanya Stuttgart Devlet Operası’nın planladığı ve önümüzdeki yıl sahnelenmesine karar verdiği

Türkiye ve Atatürk düşmanı “Atatürk- Mustafa Kemal Efsanesi” adlı operaya karşı tepkiler dinmiyor.

Geçen Hafta CKD’nin Konyaaltı Şubesi üyeleri, dün Kepez Özgürlük Şube üyeleri protesto için sahaya indi.

KapalıYol’da HalkBank önünde basın açıklaması yapan CKD Kepez Özgürlük Şubesi üyesi kadınlar, Atatürk düşmanı operanın sahnelenemeyeceğini belirterek, AK Parti Hükümeti’ni göreve davet etti. Basın metnini okuyan Şube Başkanı Mutlugün Özturan, “Halkımıza bu olayı anlatıyoruz ve bu kışkırtmaya karşı iktidarı şimdiden görev almaya davet eden imza kampanyamız devam ettiriyoruz. Cumhuriyet Kadınları, Mustafa Kemal Atatürk’ün Tam Bağımsız Türkiye hedefine giden yolda, görevinin başındadır!” dedi.

Başkan Özturan açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Almanya’nın Stuttgart şehrinde, Stuttgart Devlet Operası tarafından “Atatürk– Mustafa Kemal Efsanesi” adlı bir opera sahneye konulacaktır. Operanın internetten bilet satışları temmuz ayında başlayacak, ilk gösterimi 10 Nisan 2027’de Stuttgart’ta yapılacaktır.
Operanın adının “Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi” olması bizleri yanıltmasın! Tam tersine bu opera; Türk Devrimini “şiddet, baskı ve soykırımcılık” yalanlarıyla sorgulamak, devrim önderimiz Atatürk’ü itibarsızlaştırmak, devrim şehidimiz Talat Paşa’yı mahkûm etmek ve Avrupa’daki gençlerimizi Ata’sına, anavatanına yabancılaştırmak amacıyla yazılmıştır.
          Bu opera Türkiye’mizi ve büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü düşmanca hedef alan siyasi bir projedir. Bu projenin sahipleri, 100 yıl önce Mustafa Kemal Paşa’nın, ordusuna ve milletine önderlik ederek denize döktüğü emperyalist işgalcilerin bugünkü uzantılarıdır. Bugünün emperyalist küreselcileridir.
         Bu sipariş operanın arkasında Türk ve Türkiye düşmanı isimler ve gruplar vardır. Bunların başında, Baden-Württemberg eyaletine mayıs ayında başbakan seçilen Cem Özdemir geliyor. Operanın sahneye konulacağı Stuttgart da bu eyaletin başkentidir. Cem Özdemir; 2016 yılında 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelendiren tasarıyı Almanya Federal Meclisinin kabul etmesi için canhıraş çalışmıştır. Türk düşmanı Cem Özdemir; Ermeni soykırım yalanına sarılmış Ermenilerle, Rum Pontuscularla, ayrılıkçı Kürtlerle el ele, Türkiye aleyhine emperyalist küreselciler için çalışmaktadır.
Şimdi, “Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi” operasını yapan Stuttgart Devlet Operasının yaptığı tanıtım açıklamalarına bakalım; nasıl bir Atatürk operasından bahsedildiği daha iyi anlaşılacaktır. Tanıtımda şu ifadeler geçiyor:
“Buradaki efsane kavramı kör bir yüceltme anlamına gelmiyor. Amaç, Atatürk etrafındaki efsane inşasını sorgulamaktır.”
“Atatürk figürünü, insan ve anıt arasındaki sınırda, bir efsane olarak sorguluyor.”
“Atatürk bir ikon olarak değil, ilerleme inancı, kişisel yalnızlık ve otoriter iktidar arayışı arasında sıkışmış bir insan olarak karşımıza çıkıyor.”
“Bu operada şiddet ve baskıdan söz edilmek zorunda kalınacak.”
“İlerleme ne anlama geliyor? Reformların bedelini kim ödüyor? Ve birlik hayalinin ardında ne kadar şiddet gizli?”
“Şiddet, baskı, tarihi suçlar, milliyetçi ideoloji ve otoriterlik, librettonun temel temalarıdır.”
“Eserde devlet şiddeti, milliyetçi ideoloji, sürgün, ortak tarihsel yaralar ve tarihsel suç, temel başlıklar arasında yer alacak. Ermenilere, Rumlara ve Kürtlere yönelik şiddet açık şekilde ele alınacak.”
 Türkiye ve Atatürk düşmanı bu opera neden yazıldı ve neden şimdi sahneye konuluyor? Çünkü çöküşe geçen emperyalist küresel ekonomik sistem, Türkiye’nin de milli bir devlet olarak güçlenmesini önlemeye çalışıyor. Milli devletler çöken küresel sisteme karşı yeniden konum almakta, bağımsızlaşmakta, yeni iş birlikleri, yeni üretim ekonomisi modelleri geliştirmektedir. Türkiye, milliliğe dayalı hızlı gelişimin önde gelen ülkelerinden birisidir. Birçok Avrupa ülkesinde de millici iktidar seçenekleri öne çıkmıştır. Türkiye’yi ve yeni düzende şekillenecek Türkiye-Almanya işbirliğini engellemek üzere küreselci emperyalistler, ekonomik, siyasi veya kültürel, her yoldan baskı kurmaya çalışıyor. Düşmanlık ve kışkırtma dolu bu operanın siparişi buralardan verilmiş, zamanlaması da buna göre tayin edilmiştir.
 Alman Hükümetine soruyoruz: En güçlü ortak değerlerinden birisi Mustafa Kemal Atatürk olan 85 milyonluk Türk Milleti’nin ve Avrupa’da yaşayan 5 milyon Türk’ün hassasiyetlerini hiçe sayarak bu operanın sahnelenmesine izin verecek misiniz? Beethoven’in, Goethe’nin, Einstein’ın ülkesi Almanya, bu ideolojik ve ahlak dışı kışkırtmayı “sanatta özgürlük” safsatasıyla hazmedebilecek midir? İnanmak istiyoruz ki Alman Hükümeti, Mustafa Kemal Atatürk’ü itibarsızlaştırma utancından milletini kurtarmak üzere gereken adımları atacaktır.
Türkiye ne yapacak?  Hepimiz biliyoruz; Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Türk Milletinin ortak değeri, büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk’ü ve bütün olarak Türkiye’yi hedef alan bu operanın Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içinde sahnelenmesi ihtimali yoktur. Bırakınız herhangi bir ilimizde- ilçemizde, sınırlarımız içindeki kıraç dağ eteklerinde bile bu operayı oynamaya kimsenin gücü yetmez! Türk Milleti buna izin vermez! Toprak da izin vermez, gökyüzü de izin vermez! Türk Milleti’nin hassasiyetleri bu düzeydeyken iktidarın da bu düşmanlık operasına “başka ülkenin sınırları içinde olan biten sanatsal bir olay” basitliği ile bakmayacağına eminiz. Bu operanın sahnelenmesinin, Türkiye’de ve Türklerin yaşadığı Avrupa ülkelerinde siyasi bir faturasının olacağını ve Türk – Alman ilişkilerine darbe vuracağını, Hükümetimizin bildiğine inanıyoruz.
Cumhuriyet Kadınları Derneğimiz, Alman kamuoyunda çoktandır tartışılmaya başlanan ne yazık ki Türkiye’nin gündemine gelemeyen bu vahim olaydan halkımızı haberdar etmeyi görev saymıştır. Cumhuriyet Kadınları Derneği bütün şubeleriyle sahada yerini almıştır. Halkımıza bu olayı anlatıyoruz ve bu kışkırtmaya karşı iktidarı şimdiden görev almaya davet eden imza kampanyamız devam ettiriyoruz.
Cumhuriyet Kadınları, Mustafa Kemal Atatürk’ün Tam Bağımsız Türkiye hedefine giden yolda, görevinin başındadır!”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir