Tefsir hocamız İsmail Cerrahoğlu anlatmıştı. Adam, “benim de adım duyulsun” istemiş. Gitmiş zemzem kuyusuna pislemiş. Çamlıyayla ilçe Milli Eğitim Müdürünün yaptığı da o.

İnegöl ilçe Milli Eğitim Müdürü de Atatürk’ü cehennemde göstermişti. “Sıcak diye orucu bozmayın. Burası çok daha sıcak” dedirtmişti sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımında. Mübarek Ramazan ayıydı yine böyle. Bellettirmişti adını O da o şekilde.

“Aşere-i mübeşşeredenler” ya kendileri.(Dünyadayken cennetle müjdelenenler). 

Elçilik ediyorlar dünya ile ahiret alemi arasında. Zihniyet ifşası tabi ki bu bir.

Çok var böyle. Kurumsal, sistemli planın birer parçası yani. Tabir  yerindeyse “Mayın Eşeği” rolü  bunlarınki.  Olacaklara bakılacak vaziyet alınacak. Tepki güçlü gelirse geri adım atılacak. Değilse açılan çığırdan devam edilecek. Taktik o.

Atatürk düşmanlığı bugünün işi değil tabi. “Ot kökünün üzerinde biter” demiş atalar. Yeşerdikleri yere bakmak lazım. Bu aysbergin görünen yüzü daha.

Görünmeyen kısmı pusuda.

Özet cümleler İnkılap tarihçisi Prof. Semih Yalçın’ın Nutuk’u takdim yazısından

“Nutuk tarihin sancılı, karmaşık bir dönemine ışık tutan bir eser.

 Türk milleti adına yapılan bütün işlerin meşruluk ilkesine dayandırılarak yürütüldüğüne dair belge.

Kendi devrinde yazılmış birinci elden vesika.

Türk edebiyatında benzersiz bir hitabet örneği.

Günümüzün ve geleceğin nesillerine Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu, Türk Milleti’nin esarete karşı verdiği büyük mücadeleyi öğreten, anlatan çok önemli bir değer.”

“Her göz etmez onu fark, işitmez her kulak” şairin dediği gibi. Her akıl da anlayamaz. Karatı, çapı yetmez ona.

Onu sakıncalı görenler  “100 Temel Eser” listesine baksalar görecekler orada ama okumakla işleri olmaz ki bunların. Talimatla yürütmeye alışmışlar. Okumamışlardır ne Nutuk’u ne Kuran mealini.  

Safahata da yasak koyar bu kafa.

 Sultan Abdülhamid’e gönderme var diye. İstiklal Marşının bir satırını atlıyor adam,  içinde ırk geçiyor diye. Ayar verecek Mehmet Akife aklı sıra.

Mesneviyi de muzır sayar. Yasak koyar ona da.  Kötü örnek oluyor çocuklara diye. Ayar çeker  Mevlana’ya yedi asır sonra.

Dahası da var, dilim varmıyor ona.

Eğitimin kimlere teslim edildiğinin göstergeleri bunlar birer. Onu görmek bakımından faydalı olmuştur en azından.

Ülkü Ocaklarını kutlamak gerek. Nutku gündeme oturttukları, ona vesile oldukları için. Görevden alınabilir insan ama ülküsü elinden alınamaz. Mal değil ki bu “aldım gitti, sattım bitti” diyesin.

Biliriz inanırız ki,

Kim ki Atatürk’e düşman, Türk’e de düşman.  Kim ki Türk’e düşman, İslam’a da düşman.

Nereden bilsin nadan…  Tarih tanıktır ona. Az okumak, az araştırmak yetişir onun için.

Kronik Atatürk düşmanlıkları yetiyor onlara. Atatürk’e düşmanlıklarının kırkta birini (zekâtını) düşmana yapsalar, farklı ülke olurduk bugün. Farkında değiller onun.

 Mesneviden bir cümleyle noktalayalım. Öyle ki söz üstüne söz olmasın.

“Anlamaz olgun adamdan ham adam. Söz hem az, hem öz gerektir vesselam”. 

Hayırlı Ramazanlar.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir