“Borç parayı ben bulurum”cular piyasada!

2002’den 2014’e kadar döneminde ülkeyi ve hane halklarını uyguladığı ekonomi politikalarıyla borca batıran Babacan, şimdi çıkmış “borç parayı ben bulurum” diyor.

Türkiye’nin bütün sorunlarının tek kaynağı olan üretimsizlik illetinden hiç bahsetmiyor.

Türkiye’nin bütün temel sorunlarının çözümünde temel çıkış noktası olan üretim ekonomisinin yanından bile geçmiyor.

Tek bildikleri “borçlanma ekonomisi”

Dışarıdan “borç parayı ben bulurum.”

Sadece bu çıkış bile kendiliğinden Türkiye’yi borca batırarak bağımsızlığından eden Atlantik dünyasının kan emici sülüklerinin “işbirlikçisi benim, ancak parayı bana verirler” demek istiyor.

Türkiye’nin borçlanma hikâyesi Osmanlı’yı aşmış gitmiş;

Bir tek Duyunu Umumiye’si ve iflas ilanı kalmış!

Aydınlık Ankara Temsilcisi ve deneyimli yazar-gazeteci İsmet Özçelik’in “Türkiye borca Ali Babacan döneminde battı” başlıklı yazısını KıvılcımHaber okuyucu ve izleyicilerinin bilgi ve ilgisine sunuyoruz.

Türkiye borca Ali Babacan döneminde battı

Türkiye yıllardır borçla idare etti.

Atalarımız “Borç yiyen kesesinden yer” demişti.

Ama “Borç yiğidin kamçısıdır” sözü benimsendi.

Bu politikanın sorumlularından biri de Babacan.

Şimdi yine “Borç parayı ben bulurum” diye sahneye çıktı.

VATANDAŞIN HALİ

Herkesin gündeminde ilk sıralarda borçlar var.

Ev kredisi borcu.

Araç kredisi borcu.

Zirai kredi borcu.

Kredi kartı borcu.

Bakkal borcu.

Elden alınan borçlar…

Vatandaş uykuda bile borç kâbusu yaşıyor.

ÜLKENİN DE GÜNDEMİ

Sadece vatandaşın değil;

Ülkenin de gündemi borçlar.

Ekonomi gazetecilerinin duayeni dostum Metin Türkyılmaz bir araştırma yapmış. Devletin ve şirketlerin son 10 yıllık borçlarını masaya yatırmış.

Durum hiç parlak değil.

Özetle şöyle:

DIŞ BORÇ

2009 yılsonunda 268,9 milyar, Haziran 2019’da 446,9 milyar dolar.

9 yıl 9 ayda 178 milyar dolar artmış.

Brüt dış borç stokunun GSYH oranı;

2009’da yüzde 41,6;

2011’de yüzde 36,7;

2019 Haziran ayında yüzde 61,9.

Üstelik de borcun 122,4 milyar doları kısa vadeli.

FARK

Hemen “gelişmiş ülkeler daha borçlu” deniyor.

Ama onlarda hem faizler çok düşük;

Hem de vadeler çok uzun.

Dolayısıyla yıllık ödemeler Türkiye’ye göre sınırlı.

ÖZEL SEKTÖR BORCU

Özel sektör brüt dış borç stoku;

Son 17 yılda füze gibi fırlamış.

2018 Mart-2019 Haziran arasında gerilemiş.

324,4 milyar dolardan 294,3 milyar dolara inmiş.

İlk bakışta iyi bir gelişme.

Ama görüntünün arkası farklı.

Yatırımlar durmuş.

Durgunluk dış borç ihtiyacını azaltmış.

Ayrıca borçlanmak da eskisi gibi kolay değil.

Yabancılar tahsilattan kaygılı.

MERKEZİ YÖNETİM BORCU

Merkezi yönetim brüt borç stoku yüksek.

31 Ekim 2019 tarihi itibarıyla 1 trilyon 260,7 milyar lira.

622,2 milyar lirası döviz cinsi.

712,8 milyar lirası iç, 547,9 milyar lirası dış borç.

KREDİLER

Eylül 2019 itibarıyla;

Bankaların kullandırdığı toplam kredi 2 trilyon 532 milyar lira.

1 trilyon 557 milyar lirası TL;

975 milyar lirası yabancı para cinsinden.

Yaklaşık 447 milyar dolar.

538 milyar lirası tüketici kredileri ve kredi kartlarından;

607 milyar lirası KOBİ kredileri.

Dolar bazında;

Tüketici kredileri ve kredi kartı borcu 95,2 milyar.

KOBİ kredilerinin toplamı 107,4 milyar dolar.

Bunların dışında başkaları da var.

Akreditif, kabul kredisi, teminat mektubu gibi gayrinakdi krediler.

Bunların büyüklüğü de 778 milyar lira.

137,6 milyar dolar.

BABACAN DÖNEMİ

Babacan döneminde borçlar zirve yapmış.

Göreve başladığı 2002’de;

Kamunun 86, özel sektörün 43 milyar dolar borcu vardı.

Toplam borç 129 milyar dolardı.

Babacan’ın ayrıldığı 2015’te;

Kamunun borcu 118, özel sektörün 282 milyara;

Toplam borç 400 milyar dolara yükseldi.

ÖZETLE

Borçlar alarm veriyor.

Ekonominin en ciddi sıkıntılarından biri.

Borç artık “yiğidin kamçısı” olmaktan çıktı.

Yiğidin “kamçıya” dayanacak hali yok.

Çiftçi hasadı kaldırdı.

Eline geçen para borcunu karşılamıyor.

Sanayicini, esnafın da durumu aynı.

İşçi, memur, emekliyi söylemeye gerek yok.

Adliyelerdeki icra dosyası sayısı 27 milyonu aştı.

Giderek de artıyor. Önlem almak şart.

Sorun büyük.

Ak Parti’nin tek başına çözmesi zor.

“Türkiye ittifakı” dışında formül yok!

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sanalbasin.com üyesidir