Burdur’da coşkun 15 Temmuz anma ve kutlamaları

Türkiye’nin önünün açıldığı, 70 yıllık paslı Amerikan -NATO zincirinin kırıldığı, vatanımızın bağımsız ve başı dik kalkınabilme imkânı bulacağı Avrasya yolculuğunun başladığı, Atatürkçü dış politika rotasına girildiği, tarikatlara savaş açıldığı ve en büyük ve en tehlikeli tarikat olan FETÖ’nün belinin kırıldığı, ABD’nin “kara gücüm” dediği bölücü terör örgütü PKK/HDP’nin kazdığı hendeklere ve ilan ettiği özerklik çukuruna gömüldüğü, ambargolara meydan okunarak savunma sanayisinde hamle üstüne hamle yapıldığı, Mavi Vatan’da kararlılık ve dik duruş gösterildiği ve daha birçok stratejik kazanım sağlandığı 15 Temmuz’un 5’inci yıldönümünde, Demokrasi ve Milli Birlik Günü coşku ve heyecanla çeşitli etkinliklerle kutlandı.

İlk etkinlik, Çeltikçi/ Güvenli Köyü’nde gerçekleşti.

15 Temmuz şehidimiz Özel Harekât Polisi Akif Altay ve terör şehidimiz J. Kom. Er Ali Yıldırım, mezarları başında anıldı.

Burdur Valisi Ali Arslantaş, şehit aileleri, gaziler, protokol ve vatandaşların katıldığı programda, şehitlerimizin kabirleri başında Kuran Kerim okunarak dua edildi.

Vali Arslantaş, Güvenli Köyü asri mezarlığında düzenlenen programda şehitlerimiz Özel Harekât Polisi Akif Altay ve Jandarma Komando Er Ali Yıldırım’ın ailesine özel kutuya konulmuş Albayrağımızı takdim etti.

Vali Arslantaş programda yaptığı konuşmada, “Tam 5 yıl oldu. 5 yıl önce bugün milletimizin, istiklaline, istikbaline resmen çökmek isteyen kara unsurların eylemini gördük. Darbe girişimini gördük. Milletimizin şuurlu evlatları o gün kendi canları pahasına bu hain,  bu alçak girişimi bu haydutları bastırdı. Şehitlerimizin mezarları bu toprakların ilelebet Müslüman Türkün olacağının tapu belgesidir. Tapu belgesindeki mühürleridir. Allah onları yetiştiren anne babalardan razı olsun. Sabırlar versin,  sizleri de şefaatlerinden mahrum etmesin. Buraya kadar geldiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

15 Temmuz programı Ulu Cami’de şehitlerimiz için okunan Mevlidi Şerif ve Hatim duası ile devam etti.

Daha sonra, 15 Temmuz kanlı darbe girişimi gününe ait fotoğraflar ve resimlerin kronolojik olarak yer aldığı serginin açılışı Vali Arslantaş, 15 Temmuz şehidimiz Akif Altay’ın ailesi ve protokol tarafından yapıldı.

Programa başta Vali Arslantaş, Garnizon Komutanı P. Albay Mehmet Fatih Ören, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Cumhuriyet Başsavcısı Osman Kara, Rektör Prof. Dr. Âdem Korkmaz, Çeltikçi Kaymakam V. İsmail Demirtaş, İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Hakan Başaklıgil, İl Genel Meclisi Başkanı Murat Akbıyık, kurum müdürleri, şehit yakınları, gaziler ve vatandaşlar katıldı.

CUMHURİYET MEYDANI’NDA AKŞAM PROGRAMI

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kutlama programının ana etkinliği akşam Cumhuriyet meydanında düzenlendi. Ve bu programa protokol konuşmaları sırasında AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi’nin “yuhlu-muhlu” ifadelerle Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i hedef alması üzerine Başkan Ercengiz’in yaptığı konuşmasında “birileri bu yapıların içerisinde sıcacık o güzel yurtlarda güzel güzel yemeklerini yerken bizler devletin bize verdiği fişlerle yetiştirmeye çalışıyorduk” diyerek FETÖ yurtlarında yetişme iması damga vurdu.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Cumhuriyet Meydanında düzenlenen programla devam etti.

Programa Burdur Valisi Ali Arslantaş, Garnizon Komutanı P. Albay Mehmet Fatih Ören, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Cumhuriyet Başsavcısı Osman Kara, Rektör Prof. Dr. Âdem Korkmaz, Çeltikçi Kaymakam V. İsmail Demirtaş, İl Emniyet Müdürü Ümit Bitirik, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Hakan Başaklıgil, İl Genel Meclisi Başkanı Murat Akbıyık, şehit aileleri, gaziler ve  vatandaşlar katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan program, Kur’an-ı Kerim okunması ve İl Müftüsü Enver Türkmen tarafından okunan dua ile devam etti.

Bir öğrenci Bayrak şiirinin okudu.

Ardından Aziziye Köyünden Havvana Koçak tarafından kendi yazdığı Çanakkale Şiiri okundu.

15 Temmuz Şehitlerimizin İsimlerinin tek tek okunduğu programda, 15 Temmuzla ilgili hazırlanan Videolar,  Belgeseller ve Canlı Yayınlar seyredildi.

Saat 21.00’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın millete sesleniş canlı yayınının takip edildiği programın devamında protokol konuşmaları yapıldı.

İyi Parti İl Başkanı Faruk Erkan, MHP İl Başkanı Hikmet Ökte, CHP İl Başkanı İzzet Akbulut, AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi, MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ve Vali Arslantaş konuşma yaptılar.

Protokol konuşmaları sırasında AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi’nin “yuhlu-muhlu” ifadelerle Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz’i hedef alması üzerine Başkan Ercengiz’in yaptığı konuşmasında “birileri bu yapıların içerisinde sıcacık o güzel yurtlarda güzel güzel yemeklerini yerken bizler devletin bize verdiği fişlerle yetiştirmeye çalışıyorduk” diyerek FETÖ yurtlarında yetişme iması damga vurdu.

Program sancak koşusuna katılan sporculara Vali Arslantaş tarafından hediye takdimi ve 15 Temmuz Anı Defterini imzalaması ile devam etti.

Mehteran Gösterisi ve İl Müftülüğü İlahi Grubu tarafından seslendirilen ilahilerle devam eden programın son bölümünde, meslek odaları ve iş insanları Fevzi Oktay, Ercan Akın ve Orhan Çiçek katkıları ile hazırlanan ikram sunumu yapıldı.

Program saat 00.13’de okunan Sala ile sona erdi.

Vali Arslantaş, programda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

15 Temmuz; aziz milletimizin darbecilerin alçak işgal planlarına karşı birlik içinde “Türkiye Geçilmez” diyerek darbeyi önlediği, tarihe altın harflerle yazılmış destansı direnişin adıdır.
15 Temmuz; ülkemiz üzerindeki tüm emperyalist hesapların, milli irade düşmanı darbeci niyetlerin tasfiye edildiği milli duruşun adıdır.
15 Temmuz; milletçe varoluş hikâyemizin özeti, gaza ve şehadet ruhunun dirilişidir. 15 Temmuz; millet-devlet kaynaşmasının zirvesi, milletin devletine canı pahasına sahip çıkışının eşi, benzeri görülmemiş örneğidir.
15 Temmuz’un “Bedir’in Aslanları” gibi olan kahraman şehitlerine rahmet olsun. Hz. Hamza, Hz. Hüseyin efendilerimiz komşuları olsun. Rabbim bu acıları bir daha bu millete yaşatmasın.
5 yıl önce; kahraman ordumuzun içerisinde yuvalanmış FETÖ terör örgütü mensubu bir grup üniformalı hain tarafından, devlet yönetimimiz ele geçirilmek suretiyle, demokrasimize kast edilerek Cumhuriyet tarihimizin en hain darbe kalkışması gerçekleştirilmeye çalışıldı.Küresel güç odaklarının İslam coğrafyasında fitne ve tefrika için kurgulayıp kullandıkları suç ve terör şebekelerinin başını çeken eli kanlı terör örgütü FETÖ, yıllarca kendisini yüce dinimiz İslam’ın ilke ve değerleri ardına gizleyerek küresel güç odaklarının taşeronluğunu yapmıştır. Eğitim ve hizmet kisvesi altında kavramlarımızı ve değerlerimizi suiistimal etmiş, gizli emelleri uğruna gençlerin inanç, duygu ve zihin dünyalarını ifsat etmiştir. Dini, şiddet ve istismar aracına dönüştüren bu ihanet şebekesi, 15 Temmuz 2016’da büyük bir suikastla varlığımızı, özgürlüğümüzü, vatanımızı, birliğimizi, kardeşliğimizi ve geleceğimizi hedef almıştır.
Ülkemiz üzerindeki emellerini 15 Temmuz hain kalkışması ile uygulamayı hedefleyen, eli kanlı FETÖ terör örgütü ve onun işbirlikçileri, İstiklal ve istikbali uğrunda bağımsızlığından asla taviz vermeyen Aziz milletimizin karşısında bir kez daha yenilgiye uğramışlardır.
Kahraman milletimiz, 15 Temmuz Gecesi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla meydanlara koşarak, ülkemizin dört bir yanında ortaya koyduğu dirayet ve kararlılıkla bu hain yapıya ve kalkışmaya geçit vermemiştir.
Melanet Gülen çetesi 15 Temmuz’da Türk Milletine silah çekmiş, son şansını denemiş, son kozunu oynamıştır. Darbe kisveli işgal girişimine direnen Büyük Türk Milleti 15 Temmuz’da destan destan büyümüş, bağımsızlık onuruna, bekasına ve kutlu varlığına şehadeti göze alarak leke düşürülmemiştir. Darbecilerin gasp ettiği tanklar altında ezilseler de teslim olmayan, korsan savaş uçaklarının sortileri ve sonik patlamalarına boyun eğmeyen, helikopterlerden açılan ateşlere hedef olsa da korkmayan, meydanlarda, yollarda, köprülerde direne direne devleşen Aziz Millet evlatlarıyla ne kadar övünsek azdır.
15 Temmuz’da ihanet, imanı yenememiştir. 15 Temmuz’da batıl, Hakk’ı alt edememiştir. Milli birlik ve dayanışma ruhu ‘şerefsiz akını’ yerle bir edilmiştir.
O gece adeta ölümü öldürerek sokakları, meydanları dolduran milyonlarca vatandaşımız içinden, şehitlik şerefine nail olanlar, gazilik onuruna erişenler oldu. Vatan uğruna verilen mücadelede bu rütbelere ulaşabilmek her zaman elde edilebilecek ayrıcalıklar değildir.
Hiç şüphesiz, bu toprakları vatan kılma uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimiz gibi, 15 Temmuz Gecesi hainlere karşı vatanımızı, demokrasimizi savunurken can veren şehilerimiz bu günlerimizin asıl sahipleri olarak, şanlı tarihimizdeki yerlerini aldılar.
Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk, Şehitlerimizin ve Gazilerimizin gösterdikleri kahramanlıkları, Aziz milletimizin hain darbe girişimi karşısında gösterdiği onurlu duruşu, hainlerin yenilgiye uğratılarak kazanılan demokrasi zaferini, milletimizin demokrasiye olan inancını ve bağlılığını gelecek nesillerimize aktarmaktır.
Zorlu bir coğrafyada, bölgesel ve küresel hesapların biteviye görüldüğü stratejik bir cephede bin yıldır varlığımızı sürdürüyoruz.
Üzerinde yaşadığımız toprakların tarihin hiçbir döneminde sükûnet bulmadığının da farkındayız.
Jeopolitik ve jeokültürel bilek güreşlerine eklemlenen hâkimiyet ve hükümranlık mücadelelerinin ana fay hatları üzerindeyiz.
Bundan mülhem sıcak veya soğuk çatışma ya da gerilim dinamiklerinin ağırlık merkezlerindeyiz.
Doğrusunu isterseniz dünyanın gözü her zaman üzerimizdedir.
Her dönemde tüm dikkatler bize çevrilmiştir.
Medeniyetlerin kavşak noktasında, doğu-batı güzergâhının kesişme alanında yer almamızın avantajları olduğu kadar, dezavantajlarını da anlamak ve görmek zorundayız.
Maruz kaldığımız muhtelif sorun başlıklarını ele alırken, mutlak surette tarih şuurunun rehberliğiyle kararlarımızı somutlaştırmalıyız.
Ağaca bakarken ormanı göz ardı edemeyiz.
Kabukla uğraşırken, özü dikkatten kaçıramayız.
Fiile odaklanıp faile sırt çeviremeyiz.
Her zaman resmin büyüklüğüne odaklanmalıyız.
Ufuk ötesini görebilmenin sırrına erişmeliyiz.
Maşayı değil, tutan ve tutturan elleri görebilmeliyiz.
15 Temmuz asla sıradan bir darbe girişimi değildir, arkasında çok büyük hesapların olduğu, gerçekleştiğinde ülke ve millet olarak bambaşka maceralara sürükleneceğimiz tarihi bir kırılma noktasıdır. Devlet olarak, millet olarak hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerlerken bu kırılma anının, 15 Temmuz hain darbe girişiminin unutulmasına, unutturulmasına ve bu ihanetin üzerinin örtülmesine de asla izin vermeyeceğiz.
İlk kurşunu sıkarak 15 Temmuz gecesinin seyrini değiştiren Şehit Ömer Halisdemir’i, ömrünü terörle mücadeleye adamış hemşerimiz Özel Harekât Polisi Şehit Akif Altay’ı ve nice şehitlerimizi, gazilerimizi unutmayacağız. Darbecilerin üstüne korkmadan yürüyenleri, tankların önüne yatanları, evden abdestini alıp ailesiyle helalleşip meydanlara koşanları anlatmaya devam edeceğiz.
15 Temmuz, bin yıllık vatanımızın tek bir taşına dahi göz dikenlerin ödemeyi göze alacakları bedelin ilanı ve ispatıdır. Bu aziz millet, tarihte hiçbir zaman tahakkümün altında kalmamıştır. Devletimiz bunda sonra da istiklalini muhafaza edecek, Büyük Türkiye ideali yolunda 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine emin adımlarla ilerleyecektir.
Bu topraklarda 15 Temmuz ruhu var oldukça Ülkemizi hedeflerinden alıkoyabilecek hiçbir güç yoktur.
Tanklara ve uçaklara meydan okuyan şehit ve gazilerimizin onuru olan 15 Temmuz Zaferi, bu topraklarda Çanakkale, Kurtuluş Savaşı ruhunun hala taze olduğunu, Türkiye’nin Geçilmez olduğunu bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir.
Bize düşen; 15 Temmuz’u unutmamak, unutturmamaktır. Bize düşen; milletçe kazandığımız bu direnişin şuuruyla, milli birlik ve kardeşlik bilincini gelecek nesillere aktarmaktır.
15 Temmuz’da destan yazarak şehit olan tüm kahramanlara can borcumuz var.
Her birini rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Şehitlerimizin ailelerine ve gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir