Çalkantılı şartlarında sorumsuz bildiri

103 emekli Amiralin, Meclis Başkanı’nın bir programda yaptığı açıklaması sonrası kamuoyunda yoğun olarak tartışılan “Montrö’nün tartışmaya açılması”, ayrıca vatansever ve laik kamuoyunu infiale uğratan “tekkedeki amiral” tartışmaları ve Atatürk ilke ve devrimleri konularında yayınladıkları ve gündemin başına oturan bildiriyle ilgili olarak Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı partisinin görüşlerini ortaya koydu. Bursalı, amirallerin demokratik yasal hakları olmakla birlikte zaman ve zemin bakımından sorumsuzlukla suçladığı bildiri için “fırtınalı şartlarda sorumsuz bildiri” nitelemesinde bulundu.

Anayasanın 25. ve 26. Maddelerine göndermede bulunan Bursalı, herkesin düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğunu, 26. Maddede, “Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim ve başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar” hükmü bulunduğunu, bu kapsamda, bütün vatandaşlar gibi emekli Amirallerin de Ayasofya Camii İmamı Mehmet Boynukalın’ın da görüşlerini açıklamasının Anayasal güvence altında olduğunu vurgulayarak, düşünde ve görüşlerin doğru ya da yanlış olmasının, düşünceyi açıklama hürriyetinin önünde engel olmadığını ifade etti.

İÇ CEPHEDE KARIŞIKLIK KIŞKIRTAN BİR ETKİ

Ancak 103 Emekli Amiralin, “Montrö’nün tartışmaya açılması ve Atatürk ilke ve inkılapları” konulu kamuoyuna yaptığı açıklamasının, “Türkiye’nin güvenlik sorunlarının yoğunlaştığı bugünkü koşullarda, iç cephede karışıklık kışkırtan bir etkide bulunduğu”nun altını çizdi. Ve “tam da ABD emperyalizminin Ukrayna üzerinden Karadeniz’de ve Yunanistan üzerinden Akdeniz’de Türkiye, Rusya ve bütün Asya’ya tehditler yönelttiği sırada böyle bir bildirinin yayınlanması ciddî bir sorumsuzluktur. Bildiri, iç cephede karışıklık ve TSK’ya karşı güvensizlik yaratan bir rol oynamaktadır” diye ekledi.

Bursalı açıklamasını şöyle sürdürdü:

KARADENİZ’DEN AKDENİZ’E UZANAN TEK

CEPHE3DE İKİNCİ İSTİKLA SAVAŞI VE ÜRETİM DEVRİMİ MÜCADELESİ

“Türkiye, Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan tek cephede İkinci İstiklal Savaşı ve Üretim Devrimi mücadelesinin içindedir. Ordumuz Atatürk’ün çizgisinde, altın çağındadır ve mücadelenin ön mevzisindedir. Bu koşullarda Türkiye’nin Montrö’den ayrılmak gibi bir gündemi de yoktur. TBMM Başkanı Sayın Mustafa Şentop da Lozan ve Montrö Anlaşmalarından çıkılmasının söz konusu olamayacağını, İstiklal Harbiyle elde ettiğimiz mevzilerden vazgeçmenin imkânsız olduğunu kamuoyuna bildirmiştir.”

2015 YILINDAN İTİBAREN GİRİLEN DEVRİMCİ SÜREÇ

Bursalı 2015 yılından itibaren Türkiye’nin içine girdiği devrimci sürecin devam ettiğini, bu kapsamda “24 Temmuz 2015 günü AK Parti Hükümetinin PKK’yı Hendeklere Gömme Harekâtının başlamasıyla birlikte Türk ordusunun ABD’nin esaretinden kurtulduğu”nu, “ABD-İsrail koridorunu yardığı”nı, “PKK’yı ezdiği”ni ve “‘Kürdistan’ adı altında 2. İsrail planını bozguna uğrattığı”nı, “bu süreçte ABD Gladyosunun da ezildiği”ni, silahlı terör örgütü FETÖ’nün “devletin bütün kurumlarından temizlenmeye başlanlandığı”nı belirterek, “sadece Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden 21 bin 494 kişi ihraç edilmiştir. Bütün kamu kurumları göz önüne alındığında bu rakam yüz binleri aşmaktadır. Türk Ordusunun dünya ölçeğinde irticanın merkezi olan ABD’nin piyonlarıyla savaştığı koşullarda, TSK ile irtica arasında bağlantılar kurmak gerçeğe aykırıdır. Çünkü Türkiye, irticanın en büyük kuvveti olan ABD ile savaş halindedir” ifadelerinin kullandı.

Bursalı açıklamasını şöyle sürdürdü:

2. İSTİKLAL SAVAŞI VE ÜRETİM DEVRİMİ SAFLARINDA BİRLEŞME ÇAĞRISI

“103 Emekli amiralin bildirisinin Türk Ordusunun rütbe sıralaması ve disiplini gibi konulardaki dikkatsizliği de başıbozuk bir olayla karşı karşıya olduğumuzu düşündürmektedir. Bu bildiriye liderlik edenlerin Atlantik bağlantıları da kamuoyunun gözünden kaçmamış bulunuyor.”

Bursalı, bildiriye yönelik olarak kullanılan “ölçüsüz ifadeler”in de, en az bildirinin yol açtığı “karışıklık ortamı”nı beslediğini ve “bildirinin sorumsuzluğu”nu paylaştığını vurgulayarak, “bütün kamu yönetimini, milletimizi, partileri ve demokratik kitle örgütlerini İkinci İstiklal Savaşı ve Üretim Devrimi mevzisinde birleşme” çağrısında bulundu.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir