

Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Yenigün Gazetesi imtiyaz sahibi Kürşat Tuncel, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla son zamanlarda ilimizde cereyan eden gazeteci tutuklamaları üzerinden Basın Meslek Yasası ihtiyacının yakıcılığına dikkat çekti. Basın dünyasındaki başıbozukluğa işaret ederek medyanın disipline olmasının yolun un meslek yasasının ihdasına bağlı olduğunun altını çizdi.
Birkaç ay önce internet yayını yapan bir medya mensubu tutuklandı.
Kurumsal hesaplaşmalar ve rekabet üzerinden haberler yapıyordu.
Belediye Başkanı’yla sürtüşme ve didişme halindeydi.
Gazetecilik yanında sendikacılık da iştigal alanına giriyordu.
Geçen hafta bir başka gazeteci tutuklandı.
O da dijital yayın yapıyor ve dijital TV üzerinde çalışıyordu.
Haberlerde temel dayanağı duyumlar, yüzde 80’i söylenti olan kulis haberleriydi.
Bu kapsamda Burdur’da basın mensubu olan herkesin kendileri için “kıymetli olduğu”nun altına çizen Başkan Tuncel açıklamasında her şeye rağmen “son zamanlarda gelişen olaylar sektörümüzdeki ‘MESLEK YASASI’ ihtiyacını bir kez daha ortaya koymuştur.” İfadelerine yer v erdi.
“En büyük temel sıkıntımız”ın, “mesleği icra eden kişiler tanımlamasında düğümlendiği”ni, “Hele internet yayıncılığının gelişmesi, sosyal medyanın bu denli büyük bir ilgi görmesiyle birlikte, günümüzde ülkemizde ve ilimizde gazetecilik mesleğinin net bir şekilde tanımlanması”nın, “çerçevelerin, temel hususların belirlenmesi”nin “en acil beklentimiz haline geldiği”ni belirtti.
Kürşat Tuncel açıklamasının devamında şu değerlendirmelerde bulundu:

| “’İnternet Yayıncılığı- Dijital Medya’ henüz tam anlamıyla oturmayan, çok sancılı, karmaşık bir süreçten geçiyor. Türkiye’de medya sektörünün en öncelikli acil ihtiyacı, olmazsa olmazı “MESLEK YASASI”dır. Hatta; bu sorun içinde bulunduğumuz, mali sorunlardan da öte ekonomik sorunlarımız için de kalıcı çare umudu taşıyor. Daha önceki açıklamalarımızda olduğu, her fırsatta vurgulamaya çalıştığımız, geçen yıllarda da hep dile getirdiğimiz gibi; Gazeteci kime denir? Gazeteci kimdir? Nasıl gazeteci olunur? Kimler medya uğraşının içinde olabilir?” Bu işi yapabilmenin en öncelikli kriterleri, temel esasları nelerdir? Bu soruların her birine net bir cevap bulmadığımız takdirde dijitalleşen medya sürecinde, basın camiasının yapısal sorunlar yaşamaya devam etme kaygısı taşıyoruz!” |
| EN BÜYÜK ZARAR BASIN SEKTÖRÜNE VE GERÇEK MESLEK SAHİPLERİNE Kürşat Tuncel, “Eline fotoğraf makinası alan”ın, “cep telefonuyla fotoğraf çekenin, önüne gelenin internet sitesi açtığı”nı, “sosyal ağlar üzerinden yaptığı paylaşımlarla gazeteci kabul edildiği”ni ifade ederek böyle bir ortamın, “en büyük zararı basın sektörüne, emek veren gerçek meslek mensuplarına vermekte olduğu”nu vurguladı. |
Ve şu ifadelerle açıklamasını sürdürdü:
“İşte; Meslek Yasası’nı bu nedenle talep ediyoruz. Nasıl Odalar, Baro, Tabipler Odası, Eczacılar Odası, Mimarlar Odası gibi yapılanmalar varsa, buna benzer bir oluşum, medya sektörü için de hayata geçirilmelidir.
‘Basın özgürlüğü, ifade hürriyeti’ gibi prensipler, ilkeler demokratik düzen, demokrasi bilincinin, kültürünün gelişmesi, yerleşmesi için çok önemli olmakla birlikte, basın sektöründeki meslek standartlarını net bir şekilde belirlemekle, aslında bir bakıma ‘basın hürriyeti’ni de garantiye alınacaktır.
Ne yazık ki Burdur’da da basın camiamız son zamanlarda bu sancılı süreçten geçmekte.”
|
|
| GERÇEK GAZETECİLİĞE SIĞMAYAN GELİŞMELER Başkan Tuncel, ilimizdeki son gelişmelere bakarak gerçek gazeteciliğe sığmayan tavır tutumlara değinerek, “‘Eleştirel habercilik, cesur yayıncılık, yazılamayanları yazmak’ motivasyonuyla, sadece bir haber değil, Burdur’da kurumlara, bazı kişilere, yöneticilere yönelik uzun bir süredir devam eden maksatlı yayıncılık, ‘gazetecilik’ değildir.” değerlendirmesinde bulundu. Son olarak Kürşat Tuncer sözlerine “Elbette; herkes hakkında haber yapılabilir, yazılabilir. Bununla ilgili mesleki prensiplere ve hukuki kurallara uyulduğu takdirde, herkes, her konu, haber değeri niteliğindedir. Ama; “iddialara göre, söylenenlere, duyumlarımıza göre” şeklinde yapılan sistematik bir şekilde belli kurumlara yönelik sürdürülen yıpratma amaçlı yayınların internette de sosyal ağlarda da olsa gazetecilik mesleğinin saygınlığı, etiği ile hiçbir ilgisi olmadığı gibi, şehrimize de topluma da herhangi bir faydası yoktur.” şeklinde son verdi. |
|
|

