Hayvanları Koruma Kanununa sert eleştiriler

Hayvanların Yaşam Hakkı Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Haydar Özkan: “Bu sürgün ve katliam yasası”

 Meclis Komisyonundan geçen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu hayvanseverleri tatmin etmedi. Başta nüfusu 25 binin altındaki belediyelere kısırlaştırmayı da sağlayacak merkezleri kurması için sorumluluk verilmemesi gibi bazı maddeler hayvanseverleri tedirgin etti. Bazı hayvansever örgütü temsilcileri yasayı, “sürgün ve katliam yasası” olarak yorumladı.

Türkiye’de hayvanlar can olarak değerlendirilmiyor.

Yasalar ve insanlar nezdinde hayvanlar mal gibi görülüyor.

Bu nedenle nasız maddelere uygulanan muameleler uygun görülüyor.

Öldürülüyor, zulmediliyor, işkenceden geçiriliyor, taciz ve tecavüz ediliyor.

Bu konudaki boşluğu doldurması ve umutla beklenen Hayvanları Koruma Kanunu Meclis Komisyonu’ndan geçtiği haliyle hayvanseverleri tatmin etmediği ortaya çıktı. Kimi örgüt temsilcileri yasayı “sürgün ve katliam yasası” olarak yorumladı.

Aydınlık’ta Aslı Erişen’in yaptığı habere göre, Komisyondan geçen yasa karşısında umduğunu bulamayan hayvan hakları savunucuları tepki gösterdi. Hayvanseverler, özellikle nüfusu 25 binin altındaki belediyelerin kısırlaştırma işlemini de yapacak bakımevi kurma şartı getirilmemesini eleştiriyor. Salı ve Çarşamba günü kanun teklifini görüşmek üzere toplanan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’na görüşlerini bildiren Hayvanların Yaşam Hakkı Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Haydar Özkan “Bu hayvanlar kısırlaştırma amacıyla başka yerlere götürülürken terk edilecek, bu sürgün ve katliam yasasıdır” dedi. Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu’ndan Şebnem Aslan da yunus parkların kapatılmasına ilişkin kanunda süre olmamasını eleştirdi.

Komisyondan geçen teklifin yasalaşması halinde nüfusu 25 binin üzerindeki belediyeler, sahipsiz veya güçten düşmüş ya da tehlike arz eden hayvanların korunması ve bakımının yapılması ile kısırlaştırma, rehabilitasyon amacıyla hayvan bakımevleri kuracak. Haydar Özkan, “Nüfusu 25 binin altındaki ilçeler hayvanları kısırlaştırmak için kısırlaştırma merkezi olan illere götürecekler. Götürürken hayvanların yarısını, getirirken diğer yarısını atacaklar. Bu yasa tamamen sürgün ve katliama dönüşecek” dedi. Kısırlaştırma sorumluluğu bakımevlerine ait. Bakımevi yapmasının 4 buçuk yıl ertelendiğini söyleyen Özkan sözlerine, “4 buçuk yıl kısırlaştırma yapılmayacak. Bir ilçe düşünün bin köpek var. Yarısı dişi olsa, her altı ayda bir doğursa, her doğumda 6 yavrusu olsa… 4 buçuk yıl sonra korkunç bir rakam ortaya çıkıyor. Bunu 4 buçuk yıl daha ertelemenin anlamı nedir? Hayvan sayısında patlama yaşanacak, mevcut katliamlar artarak devam edecek. Bu yasa sürgün ve katliam getirecek” şeklinde devam etti.

YASADA HAYVANLAR HALA MAL OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR

Yasa teklifi dükkânda hayvan satışını yasaklıyor. Dükkânlarda katalogdan evcil hayvan satışı yapılabilecek. Özkan, “Katalogdan satılan bir ürün can olabilir mi? O eşya, mobilya, nesnedir. Yani hayvan can statüsüne geçmiyor. Hayvan hâlâ mal olarak kalıyor” değerlendirmesinde bulundu.

‘ERTELENEBİLİR HAPİS CEZASI KABUL EDİLEMEZ’

Hayvanseverlerin tepki gösterdiği bir diğer konu da ceza meselesi. Cezalar artırıldı ancak hayvanın kasten öldürülmesine en fazla 4 yıl hapis cezası verilecek. Cezanın ertelenebilir olması eleştiriliyor. Özkan, “Yatar bir hapis cezası yok. Böyle bir şey kabul edilemez” dedi.

Hayvanların kullanıldığı kara ve su sirkleri ile yunus parklarının kurulması yasaklanıyor. Mevcut işletmeler ise herhangi bir nedenle eksilen hayvan sayısını tamamlama ya da artırma, yeni şube açma gibi yollarla kapasite artırımına gidemeyecek, üretim yapamayacak, Bakanlığın izni olmadan işletme hakkını devredemeyecek. Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu’ndan Şebnem Aslan, “Yunus parkların kapatılması için belli bir süre verilmiyor. O hayvanlar orada üretilecek, kaçak gelenlere ölenlerin çipleri takılacak ve yunus parkları hiçbir zaman kapanmayacak. Sadece kedi, köpek değil; kuş, balık, egzotik hayvanlar her türlü hayvan satışının her yerden yasaklanması gerekiyor” Diye konuştu.

TERK ETMENİN CEZASI 2 BİN LİRA

Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını en geç 31 Aralık 2022 tarihine kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmak zorunda olacak. Aslan, “Hayvanlar üretilecek, satış devam edecek. Sokağa terk etmenin cezası 2 bin lira. Terk edilecekler. Cezalar caydırıcı değil. Belediyelere kısırlaştırma merkezi kurmak için 4 buçuk yıl süre verildi. Sürekli üreme olduğu için kimliklendirme imkansız olacak. Betona, demire büyük paralar harcanarak milyonluk projeler yapılmasın ama küçük ölçekte, veterinerler tarafından bu hayvanların kısırlaştırılacağı yerler yapılsın” önerisinde bulundu.

Haydar Özkan, yasaya karşı 11 Temmuz Pazar günü Ankara’da eylem yapacaklarını sözlerine ekledi.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir