Koronavirüs salgını, şeker fabrikalarının stratejik önemini bir kere daha ortaya koydu

Yeni tip Koronavirüs (Kovid19) salgını, virüse karşı mücadelede belirleyici silahlardan biri olan kolonya ve dezenfektanların hammaddesi etanol üretimine talep ve ihtiyaç aniden yükselince, bir yandan ihtiyacı karşılamak diğer yandan fırsatçılara meydan vermemek açısından elde kalan şeker fabrikaları devreye sokuldu. Bu kapsamda şeker fabrikalarının ne kadar stratejik ev kamu hayatıyla doğrudan ilişkili bir sektör olduğunu da bir kere daha ortaya koyan bu gelişme üzerine Şeker İş’ten bir açıklama geldi. “Corona fırsatçıları karaborsa ve stokçulara şeker kalkanı” başlığı ile yazılı bir açıklama yapan Şeker İş Başkanlığı, “kolonya ve dezenfektanların ana bileşeni olan etanol (etil alkol) üretimi gereksinimine talebin son derece artması” sonucu, “benzin türlerine etanol harmanlanması zorunluluğunun askıya alındığı”nı, “bu zorlu süreçte ülkemiz şeker fabrikalarından milli çözüm reçetesinin çok geçmeden devreye girdiği”ni belirtti.

Koronavirüs gerçekleri

Ülkemiz yeni tip Koronavirüs (Kovid19) ile boğuşuyor.

Sokağa çıkma yasakları, karantinalar, sosyal izolasyonlar birbirini kovalıyor.

Salgının belirlemeye başlamasıyla birlikte önemli bir dezenfektan olan kolonyaya talebin artması fiyatları tırmandırdı.

Arz talebi karşılayamayınca piyasada kolonya kalmadı.

Böylece yakın bir geçmişte özelleştirilen şeker fabrikalarının ne stratejik ve hayati bir sektör olduğu da bir kere daha ortaya çıktı.

Çünkü kolonya ve dezenfektanların hammaddesi olan etanol üretimi şeker melasından yapılmaktaydı.

İşte bu şartlarda özelleştirmelerden elimizde kalan fabrikalar, etanol üretimini artırarak talebi karşıladı.

Bu kon uda Şeker İş Başkanlığı’ndan yazılı bir açıklama geldi.

Koronavirüs gerçekleri

İşte o açıklama!

“Corona fırsatçıları karaborsa ve stokçulara şeker kalkanı”

Ülkece yaşadığımız bu zorlu günlerde, yeni tip koronavirüs (COVID-19) ile mücadele kapsamında yabancı basında “Türkün gizli silahı” benzetmesiyle öne çıkan kolonya ve dezenfektanların ana bileşeni olan etanol (etil alkol) üretimi gereksinimine talebin son derece artması, benzin türlerine etanol harmanlanması zorunluluğunun askıya alınmasına neden olmuş, bu zorlu süreçte ülkemiz şeker fabrikalarından milli çözüm reçetesi çok geçmeden devreye girmiştir.

Ülkemiz kamu şeker fabrikaları TÜRKŞEKER ve kooperatif fabrikalarından Konya Şeker ile Amasya Şeker üretim kapasitelerini harekete geçirerek derinden hissedilen arz açığına milli bir girişimle müdahil olmuş, şeker pancarından şeker üretiminin önemi ve şeker sanayinin stratejik bir üretim alanı olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Geçtiğimiz günlerde Sanayi Bakanlığı’mızın da deklare ettiği gibi, etil alkol üreticisi TEZKİM ve TARKİMle birlikle TÜRKŞEKER ve KONYAŞEKER, piyasada oluşan yüksek fiyatlardan indirime gitmiş, milli bir irade göstermiş, karaborsanın panzehiri vazifesi görmüşlerdir. Bu konjonktürde karaborsaya ve stokçuların piyasa fiyatlarını artırarak halkımıza fahiş fiyatlarla sundukları ürünlere geçit vermemişler, sahte üreticilerin zehirli maddelerinin halkımızla buluşmasının önüne geçmişlerdir. Nitekim uluslar arası pazardan etanolün temin edilmesinin mümkün olmadığı bu günlerde etanol üretiminin ham maddesi olan melas açığının yaşanmaması, ülkemizin milli bir pancar şekeri sanayine sahip olması avantajından ileri gelmiştir.

Ülkemizin sahip olduğu büyük bir fırsat olarak nitelendirilebilecek şeker pancarından, yakıt etanolü için yeterli hammadde potansiyeli ve kurulu kapasitesi mevcuttur. Nitekim ülkemiz bu alanda ürün, yan ürün ve atıkların değerlendirilmesi suretiyle rekabet gücü yüksek entegre (küme) tesislere dönüşebilir bir altyapıya sahiptir. Şeker fabrikalarının salt şeker üretimi yapan tesisler olmadığı, aynı zamanda sosyal işlevleriyle kırsal kalkınmadan, hayvancılıkta kaba yem ihtiyacının giderilmesine, et, süt, kozmetik, maya, taşımacılık ve diğer istihdam olanaklarına kadar geniş bir yelpazede hareket kabiliyeti olan kuruluşlar olduğu tüm dünyanın kabulü olarak stratejik sektörler içerisinde yerini almasına sebep olmuştur. Dahası pancar şekeri sanayinin, endüstriyel ihtiyaçlara uygun ve katma değeri yüksek şeker çeşitleri olan küp şeker, sıvı şeker, invert şeker, ilaç sanayi tarafından ithal edilen şekerlerden, her türlü şekerli mamul üretimine, kojen ve trijen sistemleri ile elektrik üretiminden yakıt etanolü üretimi atığı CO2’in sıvılaştırılarak gıda sanayi ihtiyaçlarına uygun olarak üretilmesine değin ülkemize birçok alanda hizmet etme olanağıyla büyük bir üretim sistemine ev sahipliği yapması, sanayimizin bilinmeyen katma değer sahalarını ortaya koymak bakımından son derece önemli görülmelidir.

Kahraman sağlıkçılarımızı alkışlıyoruz

Bu bakış açısıyla Türkiye’de pancar şekeri sanayi güçlendirilmeli, hammaddeyi garanti altına alan “çalışan-üretici ve kamunun da içinde bulunduğu bir yeniden yapılanma modeli” ile birbirini denetleyen bir organizasyon yapısı zaman kaybedilmeden hayata geçirilmeli, imalatçı ve ihracatçılarımızın yerli C şekeri (ihraç şekeri) talepleri karşılanmalı, endüstrimiz dünya ülkeleriyle rekabet edebilmeli, milli menfaatlerimize hizmet etme imkan ve kabiliyetinden mahrum bırakılmamalı, sanayinin çözüm bekleyen sorunları milli önceliklerimiz dahilinde nihayete erdirilmelidir.

Nitekim bu zorlu süreçte oldukça önemli bir tespit daha vardır ki, o da son süreçte özelleşen şeker fabrikalarının pancar üretim kültürlerinin bulunmayışı ve birincil amaçlarının kar elde edimi olması nedeniyle takriben 100 bin ton kota altı gerçekleştirdikleri üretim ile şeker açığına meydan veriyor olmalarıdır. Bu durum, hammaddeyi garanti altına almayan bir modelin hayata geçirilmesinin sonuçlarını görmemiz bakımından oldukça önemli olup, gereken kota aktarımının TÜRKŞEKER’e yapılmasının ve üretimin garanti altına alınmasının sağlanması noktasına işaret etmektedir.

Kahraman sağlıkçılarımızı alkışlıyoruz

Bizler hep birlikte nice sorunların ve felaketlerin üstesinden gelmiş bir millet olarak, üretimden halk sağlığına ve gıda erişimine değin yeter ve gerek her türlü alan ve sektörde milli menfaatlerimizi muhafaza edebilmeyi başarabilecek güçteyiz. Bu vesileyle COVID-19 salgın riskine karşı başta sağlık emekçilerimiz olmak üzere tüm kurumlarımızın olağanüstü çabaları ve milletimizin katkılarıyla ulusal bir mücadele yürüttüğümüz bu dönemde tüm yetkililerimize minnetlerimizi sunar, Şeker-İş olarak bu zorlu sürece verebileceğimiz tüm katkıları sunmaya devam edeceğimizi bildiririz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Şeker-İş Sendikası Genel Başkanı

İsa GÖK

“Corona fırsatçıları karaborsa ve stokçulara şeker kalkanı”Ülkece yaşadığımız bu zorlu günlerde, yeni tip koronavirüs…

Şeker-İş Sendikası paylaştı: 28 Mart 2020 Cumartesi
[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]
Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir