MAKÜ’de o ürünün seri üretimine başlanıyor

Tüm dünyayı kasıp kavuran Kovid19 salgını nedeniyle hayvan sağlığının öneminin bir kez daha gün yüzüne çıktığı bu günlerde, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Veteriner Fakültesi bünyesindeki bilim inşalarınca yürütülen çalışmalar sonucu hayvan hastalıkları (meme siğilleri)  tedavisinde kullanılmak üzere üretilen pomadın patentinin alınması üzerine seri üretimine başlandı.

MAKÜ’lü bilim insanları tarafından yürütülen proje ile hayvanlardaki meme siğillerinin tedavisinde kullanılmak üzere pomat üretimi çalışmaları patent alımının ardından seri üretimle de piyasaya sunuldu. Hayvanlardaki siğilleri kısa sürede tedavi eden merhem ile hem süt hem de yeni doğan kayıpları önlenebilecek.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kale öncülüğünde gerçekleştirilen ve buluş ekibiyle sığırlarda siğillere karşı geliştirilmiş topikal pomadın Türkiye’de hiçbir örneği yok. Dünya’da Amerika ve İrlanda gibi birkaç ülkede sığırlar için şekillendirilmiş farklı çeşitleri mevcut. MAKÜ’lü bilim insanları tarafından geliştirilen pomadın özelliği ise hem patent almış bir pomat, hem de ruhsat almış bir pomattır. Ayrıca ticari ürüne dönüştürülen pomadı yetiştiriciler alıp çiftliklerinde siğilleri olan hayvanlarına uygulayabilecekler.

Pomadın diğer bir özelliği ise, akıllı enjektör tarzında şekillendirilmesi ve istediğiniz miktar kadar elinize alıp bölgeye uygulama gibi kolay bir yöntemle etkili tedavi sunuyor olması.

Türkiye’de ilk kez üretilen yerli pomat ile aşı tedavisine gerek kalmadan hızlı ve etkili sonuç alındığını belirten MAKÜ Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kale,birçok evcil ve yabani hayvanda Papillomavirus (PV) kaynaklı siğillere rastlanmaktadır. Özellikle sığırlarda vücudun dışında deri ve mukozalarda Bovine papillomavirus (BPV) kaynaklı siğiller yaygın olarak görülmektedir. Bu hayvanlarda meydana gelen siğil olgularının meme ve meme başında görülmesi sonucu mastitis, meme tıkanması ve sütün az gelmesi, meme körleşmesi, süt sağımının yapılamaması ve yeni doğan buzağıların memeden süt emememesi gibi sorunlar nedeni ile süt üretimi ve verimi azalmaktadır. Siğillerin vücudun diğer yerlerinde (göz, genital organlar, meme vb.) görülmesi sonucunda fonksiyon bozuklukları gelişebilmekte ve bu siğillerin diğer hayvanlara bulaşmasına yol açabilmektedir. Bu durumlar da tedavi maliyetleri sebebi ile ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu siğillerin tedavisinde genellikle otolog aşı dışında, cerrahi (elektrokoter, cerrahi müdahale, lazer, gümüş nitrat ile koterizasyon, sıcak demirle koterizasyon, küretaj, iplikle ligatür, kriyoterapi vb.) ve destekleyici yardımcı tedavi uygulamaları (homeopati, otohemoterapi, immün destekleyiciler (levamizol, theranekron vb.), antibiyotik ve diğer (Newcastle disease virus La Sota suşu vb.) yapılmaktadır. Otolog aşı uygulamaları bireysel ve sürü spesifik olarak hazırlanmaktadır. Bu uygulamalarda aşının hazırlanması, uygulaması ve takibi oldukça zahmetlidir. Bu yüzden de veteriner hekimler tarafından pek tercih edilmemekte, cerrahi ve destekleyici yardımcı tedavi uygulamalarına yönelmektedirler. Topikal tarzda üretilen ve yardımcı tedavi uygulamalar için kullanılan ürünlerde yok denecek kadar azdır. Bu nedenle yeni ve alternatif ürünlerin geliştirilmesine ihtiyaç vardır” dedi.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir