MAKÜ’de Uluslararası İlişkilerde Samimiyet Konuşuldu

Büyükelçi’den S400 ve F35’ler üzerine çarpıcı açıklamalar

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Kariyer Okulunun düzenlediği ve Dışişleri Bakanlığı Antalya Temsilcisi Büyükelçi Hüseyin Avni Aksoy’un konuşmacı olarak katıldığı “Uluslararası İlişkilerde Samimiyet Var Mıdır?” konulu söyleşi Avşar Han’da yapıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan söyleşiye Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, Mezunlarla İlişkiler ve Kariyer Planlama Koordinatörü Öğr. Gör. Veysel Dal, MAKÜ öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

MAKÜ BİMER’den alınan bilgiye göre, sözlerine kendi hayatı ve öğrencilik günlerini anlatarak başlayan Büyükelçi Aksoy, öğrencilere uluslararası ilişkilerde ve dış politikada başarılı olmanın sırlarını anlattı.  Arşivin önemine vurgu yapan Aksoy, konuşmasında “arşiv, her şeydir. Her devletin bir arşivi vardır. Sizler uluslararası ilişkilerde de diplomasinin hangi alanı olursa olsun samimiyet ve doğruluğun önemini unutmayın. Yalan söyleyemezsiniz; arşivler sizi hemen yalanlar. Ülkeler barışı ve huzuru korumak için arşiv çalışması yapar ve buna göre hareket ederler. Uluslararası ilişkilerde samimiyet çok önemlidir. Samimiyet nedir? Söylediğini kastetmektir. Yani Türkiye şunu yapmazsanız bu olur diyorsa söylemek istediğini kastetmiştir ve bu samimiyettir. Samimiyette doğruluk esastır. Diplomatlar her şeyi söylemek zorunda değiller ama söyledikleri zaman da samimi olmak zorundadırlar” ifadelerini kullandı.

Diplomasinin uluslararası ilişkilerin aracı olduğunu söyleyen Aksoy sözlerine, “diplomasi uluslararası ilişkilerin aracıdır ve diplomaside barışçıl ve barışçıl olmayan yöntemler vardır. Kimine göre barışın iki savaş arasındaki geçen süre olduğu söylenir. Dış politikada milli çıkarlara göre hareket edilir. Ülkenin jeopolitik durumu, iklimi, büyüklüğü, yer altı ve yer üstü zenginlikleri, nüfusu, ekonomisi ve yönetim sistemine göre milli çıkarlar diplomasiye yansır. Bizde bu Cumhurbaşkanı tarafından atanan bakanlar vasıtasıyla yapılır. Ülkemizin politika anlayışı ‘barış ve insan odaklı girişimci dış politika’dır.  8 milyar doların üzerinde yardım yapan bir ülke olarak dünya sıralamasında en üstlerde yer alıyoruz. Türkiye olarak dünyada yer alan lider pozisyonlarında oyuna katılmak zorundayız. Bizler çıkarlarımızın memuruyuz. Devletimizde bu çıkarlara uygun politikalar gerçekleştiriyor. İnsan odaklı girişimci dış politikamızla dünyaya örnek oluyor ve yanlışları söylüyoruz” şeklinde devam etti.

Söyleşi Büyükelçi Aksoy’un öğrencilerden gelen soruları cevaplamasıyla devam etti.

Türkiye ile Atlantik (ABD) arasında gerilime sebep olan S400 alımı ve F35 uçakları meselesi hakkında, bu baskıların ekonomi üzerindeki yansımaları nasıl olur sorusu üzerine şunları söyledi:

“Biz dik duruş sergiledik. S40 Hava Savunma Sistemini alıyoruz. Kararını verdik. Parasını ödemeye başladık. Onlar da üretimini yapıyorlar. Teslimatına başlayacaklar. F35 programına da biz önemli bir katkıda bulunuyoruz. Milyar dolar seviyesinde bir katkımız var. Şimdi sen çık dedin mi çıkartabilecek bir durumları yok. Ya benim şimdiye kadar yaptığımız yatırımı iade etmek zorunda; benim hissemi satın alarak ortaklıktan çıkarabilirler; payımızı satın alabilirler. Onu da istemiyor. Zaten şimdiye kadar olay teknik seviyede kontrata, sözleşmeye uygun olarak sistem yürüyor; 4 tanesini teslim ettiler bile. Üzerlerinde THK’nin kayıt numaraları var o uçakların. Tamam, Türkiye’ye gelmedi henüz ama gelecek sonuçta. Eğer bizi bunun dışında tutmak istiyorlarsa verin paramı. Ben şimdiye kadar yatırdığımız 1 milyar doların üzerindeki parayla birçok uçak alabilirdim. Avrupa’da var. Rusya’da var. Bakanımız iki önce söyledi zaten; buradan alamazsam başka yerden alırım, benim beşinci kuşak savaş uçağına ihtiyacım var diye. Dolayısıyla biz bunda geri adım atmayı düşünmüyoruz. Ancak sözleşmenin gereği yapılırsa ona göre çözümler bulunabilir. Biz S400’ü alıp onlar bizim F35’deki payımızı satın aldıktan sonra bize ekonomik yaptırım uygulamaya kalkışırlarsa ne olur? Bundan NATO zarar görür. Bundan sadece Türkiye zarar görmez. Bundan Avrupa savunması zarar görür. Bundan İttifak zarar görür. Bundan Batı dünyası zarar görür. Ve ben o dereceye de geleceğini düşünmüyorum.“

Daha sonra Büyükelçi Hüseyin Avni Aksoy’a anmalığı takdim edildi.

Bakan Hulusi Akar da, Amerika’da aynı konuda Büyükelçi’yi teyit eden bir şekilde konuştu: S-400’ler ulusal bir karar, egemenlik meselesi

Türk-Amerikan Konseyi toplantısına katılmak için Amerika’ya giden Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündeminde S-400 vardı. Akar, Türkiye’yi tek bir S-400’ün koruyamayacağına birkaç savunma sistemine ihtiyaç olduğunu söyledi. Bakan, S-400’lerin Ulusal bir karar olduğuna ve Türkiye’nin F-35’lerin sadece alıcısı değil, programın parçası olduğuna vurgu yaptı

KİTABIM: “ATA ETİ, İTE OTU!”

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir