“V İ R Ü S L Ü” YAZILAR

Kapandık içeri, iki ayı aştı, defetmeye çalışıyoruz salgın belasını. Herkes yapacak bir şey buldu bu zaman dilimi içerisinde kendisine bir şekilde. Boş durmadı kimse. “Bir şey yapmadım” diyen bile televizyona baktı, uyudu, yemek yaptı, telefon görüşmesi yaptı v.s. Az çok takip edebildik kimin ne yaptığını, teknolojinin sağladığı imkan ve sosyal medya sayesinde. “Kötü komşu insanı mal sahibi edermiş”. “Kötü gün” de öyle… “Yazmakmış” bizim de kısmetimize düşen. Topladık bir klasörde, “kırk yazı” olmuş tam. Birkaçı daha var ona ilave edilecek. Bir öğretmenim –öğrencim idi ilkokuldan- gözden geçiriyor onları şimdi. İstek var kitaplaştırmak için. Nasıl olacak bilemiyorum. Toplayalım iki kapak arasına bir hayırlısıyla önce, bakalım sonrasına.

İki satır da olsa yorum yazan, yazdıklarımızı paylaşan okuyucular üçünü göz oldular bize tabi ki bu konuda. Gerçek birer test onlar. “Beğenilmek” kadar, “eksiği görmek”, göstermek de önemli ve gerekli bir o kadar. İki hususu fark etmiş iki dikkatli göz. Birisi yorum yazmış, diğeri telefon ettiler doğrudan. Memnun kaldık ziyadesiyle, teşekkürle birlikte düzelttik hemen. Düzce’de görev yaparken tanımıştım. İşyeri yakındı evime. Ziyaret ederdim Hikmet Ustayı. Mobilya tamircisiydi kendisi. Demişti ki; “Üç kere ölçecek, bir kere keseceksin bizim işte”. Ustasından duymuş o da. Kestikten sonra geçmiş ola…

Eskinin edipleri bildiği kelimede bile “kamusa” bakarlarmış illa. “Kâmusumuz namusumuzdur” diye söz vardır. Türkçe’nin doğru kullanılması ve yaşatılması için söylenmiştir.

“Hafız-ı beşer nisyan(unutma) ile malul”

Rivayet odur;

İmam Azam’a “bindiği devenin kaç ayağının olduğu” sorulmuş. İnmiş saymış sonra “dört” demiş.

Eksikler ne idi, belirtelim onun da. Soru kalmasın akılda o konuda. “Türkçem, ses bayrağım” sözünü Orhan Şâik GÖKYAY’a mal etmişiz sehven Fazıl Hüsnü DAĞLARCA olması gerekirken. Sözün geçtiği şiiri göndermiş, okuyucu kardeşim;

Seslenir seni bana “Ova’m, “Dağ’ım,

Nere gitsem bulur beni arınmış.

Bir çağ ki akar ötelere,

Türkçe’m, benim ses bayrağım

 “Diğeri Karanlık Gecelerin Nurlu Sabahı” adlı kitap. Ortaokul yıllarıma ait bir hatıramda geçiyordu o da. Sami ARSLAN, dönemin Denizli müftüsüne ait o da. Osman Yüksel SERDENGEÇTİ olarak kalmış aklımda. Fark etmiş Diyanetten emekli müfettiş ağabeyim tanıyorum kendisini. Allah’tan rahmet dileyelim buradan bu vesileyle, her ikisine de. Başka ne gibi hatalarımız var geri dönüşümde göreceğiz onları da. “Kesilecek saçımız düşecek önümüze”. Hiçbir şey yapmazsan hiç yanlış yapmazsın. Doğrun da olmaz o zaman. Kumaşı kesmeden olsun tek, o aşamada düzeltmek kolay.

“Virüslü Yazılar”, “Bir virüslük Canı Varmış Dünyanın” ya da. Bu ikisinden birisi ad olabilir mi diye düşündük kitap olursa şayet. Bu konuda açığız düşüncelere .

Maksat, bir silindir gibi dünyamızın üzerinden geçen bu zaman dilimini yaşadıklarımızı, hissiyatımızı kendi penceremizden geleceğe taşımak.

Tarih sırasına koyduk kaleme aldıklarımızı.

Şu şekilde oluştu liste

01- Bir Virüslük Canı Varmış Dünyanın

02- Mendil Üzerine

03- Tarihin Er Meydanı

04- Karşılama

05- Nevruz’dan Ayrılık Çıkmaz

06- Yaşlılar Hatasında Dedelerin Virüsle İmtihanı

07- Virüsün İçimize Tuttuğu Ayna.

08- Okul yolları, yılları ya da.

09- Kırk Doğru Cevabı Olan Bilmece

10- Boş Sokaklar Üzerine…

11- “Yalan Diyen Doğru Demiş”

12- Doğru Bilinen Yanlışlar Ve Tarihimiz.

13- “Cep” Meselesi, “Sosyal Mesafe” v.s.

14- Bozkurt İşareti ve Başbuğ

15- İki Tilki Hikâyesi.

16- Olarsan Ahırda Peşman, “Evde Gal”

17- Kul Hakkında “Zaman Aşımı”

18- Hadde Ulaşmak, Onu da Aşmak…

19- İtiraf (Bir Mecliste Oniki Kişinin Sohbeti)

20- Serzeniş (Kaşıkla Topla, Kepçeyle Dağıt)

21- Bed-Dua (Virüs Magazin)

22- Kaybolan, “R e n k l e r i” Dünyamızın

23-“Bişme Vakti” Şimdi…!

24-“Piyade Hızır’ları” Başkentin…!

25-“23 Nisan” 100 Yaşında

26- Birkaç “İ f t a r s a a t i” Ömürden.

27- “Soğuk Tandırdan Sıcak Ekmek”

28- “Dördüncü Gün” Raporu.

29- Birkaç “S a h u r”, Ömürden…

30- Birkaç “ D u a” Ömürden…

31- Birkaç ” V e s i k a l ı k ” Siyah Beyaz…

32- Birkaç “T e r a v i h” Ömürden…

33- “Y a z m a k”

34- “Türkçe, Ses Bayrağımız” Ama Hangi Türkçe?

35- “19 Mayıs’a Doğru…(Güzel İnsanlar, Güzel İşler)

36- “19 Mayıs”ın İkinci Yüzyılı…

37- Covid (19)Mayıs

38- TRT’’nin Gafı ve “Bayramlarımız”

39- Sözümüz Evden Dışarı

40- Çırpınırdın Karadeniz(Bayramlaşma)

41. oldu bununla. İlave olacak birkaç yazı daha. Yüz eskittik yeterince. Sonrasında bir ara, niyet öyle hayırlısıyla.

Sağlık afiyet dileği ile,

Bahar’ın son gününden herkese

Selam ve muhabbetle.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir