Vatandaşı borçlandırarak tüketime yönlendiriyorlar; ekonomide toparlanma var diyorlar

Ekonomide canlanma emareleri varmış!

Altınbaş Üniversitesi’nce düzenlenen Dr. Mahfi Eğilmez, Doç. Dr. Işın Çelebi ve Prof. Dr. Emre Alkin’in, “Ekonomi, Sosyal Hayat Dijitalleşme’yi masaya yatırdıkları ‘Çarşamba Buluşmaları’nda, son dönemde alınan göstergelerin ekonomide canlanmaya işaret ettiğini belirtti. Koca koca bilim insanları, hane halklarının borçlanmaya itilmesiyle oluşan sahte görüntülere “canlanma işareti” gözüyle baktı.

İktidar cephesinde de aynı söylemler hâkim

Hatta Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “dipten dönüş”ten sözederek, ekonomide krizden bahsedenlere terörist diyecek oldu; kıyamet koptu, geri adım attı.

Aşırı borcun milli güvenlik sorunu olduğu anlaşıldı.

İktidar, üretim ekonomisinden bahsediyor.

Ama sadece söylemde; icraatta kıpırdanma yok!

Üretim ekonomisi stratejisinin altını dolduracak adımlar atılmıyor.

Son birkaç ay içinde emirlerle faizleri düşürdüler.

Dövizi baskıladılar.

Bankalara baskı uygulayarak kredi faizlerini aşağı çektiler.

Tüketici kredileri zembereğinden boşanmış gibi…

Hane halkları da çılgınca borçlanıyor.

Kimisi eski borçlarını ödemek için…

Kimisi yeni araba almak için…

Borç yiğidin kamçısı diye 3-5 yılını ipotek veriyor.

Böyle olunca sahte bir ferahlama, sahte bir refah, ekonomide sahte bir “canlanma”…

Aydınlık Gazetesi ekonomi yazarı Recep Erçin’in Twitterleri her şeyi enine boyun a açıklıyor.

“Ekonomi dipten dönüyor dedikleri; enflasyon karşısında geliri eriyen vatandaşı borçlandırıp tüketime yönlendirmek…

Çünkü başka bir ekonomi politikaları yok!”

Geçen sefer de DGF kredileri gibi b u kez de gitmeyen krediden medet umuyorlar.

Türk Lirası ile borçlanma tavsiyesi yapıyorlar.

Enflasyon yüzde 12-13’lerde yüksek boyutlarda

Türk Lirası mevduat vadeleri de oldukça kısa

Böyle bir ortamda Erçin soruyor:

“Hangi basiretli tüccar TL ile ticari kredi alır?”

Uğur Civelek’in ifadesiyle:

Yeni Ekonomi Program (YEP’in) bazı hedeflerine yaklaşıldığını görülüyor!

Yıllık enflasyon hedefinden sapma azalıyor!

Ortalama döviz kuru tahmininin nispeten isabetli olduğu gözleniyor!

Cari açık ise hızla azalarak yok olmuş!

Ancak bütün bunlar güven bunalımını etkilemiyor.

Kitlelerin güven bunalımı yükselmeye devam ediyor.

MB Başkanı değiştirilerek talimatla faizler yarı yarıya aşağı çekildi.

Mevcut döviz rezervleri kullanılarak döviz fiyatları baskılandı.

Ama sürdürülebilir bir strateji olmadığı kısa zamanda anlaşılacak bir kurusıkı

Aynı durum ve ihtiyaçla bir daha karşılaşıldığında elde avuçta bir şey kalmadığı görülecektir.

Çünkü tükenen ve yerine konamayan kaynaklar söz konusudur.

Öte yandan cari açığın düşmesi, yaşanan kriz sebebiyledir.

Ekonomik ortamın sınırlarını Civelek çiziyor:

“İç talep ve yatırım eğilimi, canlanabilecek durumda değildir. Bütçenin iki yakasını bir araya getirmek nerede ise olanaksız hale gelmiştir; kısılamayan harcamalar nedeniyle kriz içinde bütçe gelirlerini artırmaya çalışmak zorunda kalınmıştır! İstihdam gerilemekte ve işsizlikteki artış hızlanmaktadır. Sanayi ve Tarım konusunda üretimi sabote eden yanlışlar artmıştır; olumsuzlaşan rekabet koşulları, verimsizliği artırırken sorunlu kredi hacmini kırılganlığı azdıracak seviyelere zorlamaktadır. Özel bankalar, kredi portföylerini büyütme konusundaki baskılara karşı arayıştadır!”

Hükümet 17 yıldır yaptığı gibi hayal satıp borçta gemiyi yürütme derdinde. Son iki yıldır kamu rekor borçlanmaya gitti. Kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 40’a yaklaştıkça büyük borç krizine hazır olun. Tehlike burada!

Artık borçlanma ekonomisi değil üretim ekonomisini esas alan, Türkiye’nin kaynaklarını verimli kullanana, dağıtan bir modele acilen geçilmeli, aksi halde büyük bir borç krizine doğru yol alıyoruz. Dipten dönüş yanıltıcı.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sanalbasin.com üyesidir