79’ncu yılında Köy Enstitüleri

Genç Cumhuriyet’in 17 Nisan 1940 yılında yaptığı atılımın adıdır Köy Enstitüleri. Enstitülerin görevleri arasında sadece eğitim ve öğretim yok. Enstitüler aynı zamanda birer üretim merkezi. Devlete yük olmayan, kendi işini kendi gören enstitüleri Kızılçullu Köy Enstitüsü mezunu ve 1927 doğumlu Fahri Başer anlattı.

Semih Koray’ın deyişiyle, “örgün eğitimde öğrenmenin bedeli, harcanan emek-zamandır. Bedel içeren her etkinliğe bir getiri-götürü hesabı eşlik eder. Edinilen bilgi ya da becerinin getirisi, hayatta sağlayacağı yarardır. Eğitimin başarısı, bu yararın bir güdülenme etkeni olarak ne kadar ustaca kullanıldığına bağlıdır. Bu ustalıkta insanlığın ulaşmış olduğu zirve, hâlâ ‘Köy Enstitüleri’ne aittir. Çünkü bu imece kurumları, öğrencilerin eğitimin yararını kendi deneyimleri içinde ve eğitim sırasında mümkün olan en üst düzeyde içselleştirmelerini sağlamıştır. Köy Enstitüleri, hayatı eğitimin içine taşımıştır.”

Özgür Doğu Saymaz’ın kamerasıyla Ufuk Akkaya’nın haberine göre, Fahri Başer İzmir Ödemiş ilçesinde Bademli Köyünde doğdu ve şuan 92 yaşında. 1941 yılında Kızılçullu Köy Enstitüsü’ne seçildi.  Başer, o günleri Ulusal Kanal’a anlattı.

Köye öğretmen yetiştiren Cumhuriyet…

Köyü ve köylüyü yeniden üretimin odağı yapan Cumhuriyet…

Aydınlanmayı köylere yayan Cumhuriyet…

İşte buydu Köy Enstitüleri’nin hedefi.

Cumhuriyet köye çok önem verdi. Çünkü Cumhuriyet ekonomik kalkınmanın köyden başlayacağını biliyor ve Köy Enstitülerini kuruyor.

Fahri Başer, köy enstitülerinde eğitimin karma yapıldığını söylüyor.

Köy Enstitüleri’nde imece çok önemli. Fahri Başer’de katıldığı imeceyi, dün gibi hatırlıyor ve Hasanoğlu Köy Enstitüsünün Açık hava Tiyatrosunu nasıl yaptıklarını anlatıyor.

KİTABIM: “ATA ETİ, İTE OTU!”

[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]
Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir