MAKÜ Bilim Kafe’de “Gazze’de üniversite olmak” konuşuldu

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen Bilim Kafe buluşmalarında, “Gazze’de Üniversite Olmak” başlığıyla Gazze’de bilim, eğitim ve yaşam mücadelesi ele alındı.

Medusa Vadi Kafe’de gerçekleştirilen programa MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar moderatör olarak katılırken, İlahiyat Fakültesi öğretim üyeleri Dr. Asmaa K.M. Mutair, Dr. Öğr. Üyesi Meral Sabun, Dr. Öğr. Üyesi Reyda Şıklaroğlu ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Filistinli Sali Nemer konuşmacı olarak yer aldı.

Programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, Gazze’de yaşananların yalnızca bölgesel değil, insanlık açısından değerlendirilmesi gereken bir mesele olduğunu belirterek, üniversitelerin bilim üretmenin yanı sıra toplumsal ve insani sorunlara karşı duyarlılık göstermesi gerektiğini ifade etti.

Gazze’de üniversitelerin, akademisyenlerin ve öğrencilerin ağır koşullara rağmen eğitim ve bilim faaliyetlerini sürdürme çabasına dikkat çeken Rektör Dalgar, “Üniversiteler sadece derslikler, laboratuvarlar ve atölyelerden ibaret değil. İnsanın olduğu her yerde bilimsel üretim ve öğrenme süreci devam edebilir” dedi.

Rektör Dalgar, Gazze’de yaşananların gençlere önemli sorumluluklar yüklediğini belirterek, iyi bir meslek sahibi olmanın yanında vicdan, adalet ve hakkaniyet duygusuna sahip bireyler yetiştirmenin önemine vurgu yaptı.

“Güçlü, donanımlı ve sorgulayan bireyler olmalıyız”

Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar konuşmasının devamında Gazze’de yaşananların Türkiye açısından da önemli dersler içerdiğini belirtti.

Türkiye’nin bilim, teknoloji, savunma sanayii, yapay zekâ ve siber güvenlik gibi alanlarda güçlü bir ülke olması gerektiğini vurgulayan Rektör Dalgar, gençlere teknolojiyi yalnızca kullanan değil, üreten ve geliştiren bireyler olma çağrısında bulundu.

Bilgi kirliliğine de dikkat çeken Rektör Dalgar, özellikle sosyal medyada karşılaşılan bilgilerin doğruluğunun araştırılması gerektiğini belirterek, “Sorgulayan, her duyduğu bilgiye hemen inanmayan; duyduğu bilginin peşine düşen, kaynağını araştıran ve doğruluğunu sorgulayan bireyler olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Gençlere öncelikle kendilerini iyi yetiştirmeleri, bilgi ve becerilerini geliştirmeleri tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Dalgar, güçlü ve donanımlı bireylerin topluma ve insanlığa daha fazla katkı sunabileceğini dile getirdi.

“Gazze’den sizleri selamlıyorum”

GOOGLE'da KıvılcımHaber

Programda Gazze’deki eğitim ve akademik hayatı değerlendiren Dr. Asmaa K.M. Mutair’in konuşması, Dr. Öğr. Üyesi Meral Sabun tarafından tercüme edildi.

Gazze’den katılımcılara seslenen Mutair, Filistin halkı açısından eğitimin yalnızca akademik bir faaliyet olmadığını; kimliğin, toplumsal hafızanın ve geleceğe yönelik umudun korunmasında önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

Gazze’de okulların, üniversitelerin ve eğitim altyapısının büyük ölçüde zarar gördüğünü aktaran Mutair, çok sayıda akademisyen, öğretmen ve öğrencinin hayatını kaybettiğini belirtti. Gazze İslam Üniversitesi başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının laboratuvarları, araştırma merkezleri ve dersliklerinin ağır hasar gördüğünü ifade eden Mutair, buna rağmen eğitim faaliyetlerinin farklı yöntemlerle sürdürülmeye çalışıldığını kaydetti.

Çevrim içi eğitim, dijital eğitim materyalleri ve farklı üniversitelerle geliştirilen akademik iş birliklerinin bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirten Mutair, teknolojik imkânların sınırlı olmasına rağmen öğrencilerin eğitimden kopmamaya çalıştığını söyledi.

Gazze’de eğitimin yeniden güçlendirilmesi için uluslararası eğitim ve yeniden imar fonlarının oluşturulması, öğrencilerin farklı ülkelerde eğitimlerine devam edebilmesini sağlayacak akademik hareketlilik programlarının geliştirilmesi, eğitim materyalleri ve teknolojik altyapının desteklenmesi gerektiğini ifade eden Mutair, eğitimin Gazze halkı için umut ve geleceği yeniden inşa etmenin önemli araçlarından biri olduğunu vurguladı.

“Eğitim devam ediyor, umut sürüyor”

Filistinli öğrenci Sali Nemer ise Gazze’de yaşananlara ilişkin duygularını paylaşarak, “dua edelim aynı zamanda boykot edelim” dedi. Eğitimini tamamladıktan sonra ülkesine dönerek mesleğini Filistin halkına hizmet etmek için kullanmak istediğini belirtti.

Dr. Öğr. Üyesi Reyda Şıklaroğlu da Gazze’de yaşananlara tepki göstererek, insan hakları ve vicdani sorumluluk konusunda toplumun her kesimine görev düştüğünü söyledi. Şıklaroğlu, bireysel tepkilerin ve toplumsal duyarlılığın önemine dikkat çekerek, özellikle gençlerin yaşanan gelişmeleri sorgulayan ve bilgi kaynaklarını araştıran bir anlayışla takip etmesi gerektiğini ifade etti.

Bilim Kafe buluşması, konuşmacılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesinin ardından sona erdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir