
“TOPYEKUN ARINMA BİR YAŞAM BİÇİMİDİR”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Faik Öztrak, Burdur’da partisinin il binasında yaptığı açıklamada, Türkiye ekonomisini ve fon işlemleriyle ilgili iddiaları değerlendirerek, “2018 yılında hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sonucu olduğu”nu savundu; “Adamlar bankacılık kriziyle geldiler, fon kriziyle gidiyorlar” dedi.
Tutuklu bulunan Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’u ziyaret etmek üzere geldiği Burdur’da partisini ziyaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Faik Öztrak yaptığı açıklamada, Türkiye ekonomisini ve fon işlemleriyle ilgili iddiaları değerlendirerek, “2018 yılında hayata geçirilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin sonucu olduğu”nu savundu; “Adamlar bankacılık kriziyle geldiler, fon kriziyle gidiyorlar” dedi.
CHP’nin önde gelen ekonomi kurmaylarından Faik Öztrak, Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri değerlendirdi, emeklilerin, çalışanların ve gençlerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek, “Tabii çok sıkıntılı günlerden geçiyoruz. Baktığımız zaman Türk ekonomisi, gerçekten biraz önce de söylendiği gibi, sadece Burdur değil, ekonominin geneli de büyük sıkıntılar yaşıyor. Hele hele şu son fon krizi, Türkiye’de iş başında olan, milletin iliğini kemiğini sömüren bürokrat, vurguncu yandaş ve siyasetçi şeytan üçgenini ortaya çıkarttı. Bugün emeklimiz sıkıntıdaysa, gençlerimiz iş bulamıyorsa, asgari ücret ancak işçiyi, çalışanı üç ay doyurabiliyorsa, emekli maaşı açlık sınırının neredeyse yarısı kadarsa bütün bunların sorumlusu Türkiye’deki yolsuzluk, yandaş kayırma ve çıkar gruplarıyla birlikte milleti ezen bir siyaset anlayışının sonucudur.” dedi.
“TOPYEKUN ARINMA BİR YAŞAM BİÇİMİDİR”
CHP olarak “topyekûn arınma” çağrısında bulunduklarını belirten Öztrak, “Onun için biz işin başından beri Cumhuriyet Halk Partililer olarak arınma diyoruz. Topyekûn arınma diyoruz. Geçenlerde bir televizyon kanalında da ifade ettim. Topyekûn arınma dediğimiz şey öyle bir gecede, bir kerede yapılıp bitecek bir şey değil. Aksine bir yaşam biçimidir, bir düzendir ve bizim amacımız bu ülkede bu düzeni kurmaktır. Mevcut düzeni değiştirmek; yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar düzenini değiştirip onun yerine gerçekten arınan, yaratılan geliri ve faydayı tüm topluma dağıtan, dağıtabilen, herkesi kucaklayan, kimseyi dışarıda bırakmayan bir düzeni bu ülkede hâkim kılmaktır. İşsiz kalan gencimizin olmaması, karnını doyuramayan emeklimizin olmaması, karnını doyuramayan çalışanlarımızın olmaması, herkesin yüzünün gülmesi hep beraber bizim burada takım olarak hedefimizdir. Bunu Burdur’da da gerçekleştirmek için el ele verdik. Bunu bütün Türkiye’de de gerçekleştirmek için el ele verdik.” diye konuştu.

“FON KRİZİ DEĞİL, FON VURGUNU, FON SOYGUNUDUR”
Öztrak açıklamalarının devamında şu görüşlere yer verdi:
“Fon krizi tam bir rezalettir. Ve fon krizi demeyeceğim aslında. Niye kriz lafını kullanıyorum, onu da bilmiyorum. Fon vurgunu, fon soygunudur. Yani bu kriz mıriz değil. Evet arkadaşlar, 130 milyar dolar sadece borsada. Bu soygun nedeniyle, bu soygunun yan etkisi nedeniyle borsada gitmiş. En az 20-30 milyar dolar doğrudan etkisi var. Bütün bunları topladığınız zaman yaklaşık 150 milyar dolar. Sonra dönüyorsunuz, diyorsunuz ki emekliye para yok bütçede. Asgari ücretliye para yok. Çiftçinin desteğine para yok. Ama orada sizin yandaşlarınızın, size bağlı çıkar gruplarının çevirdikleri dolaplar nedeniyle bu ülkenin tüyü bitmemiş yetiminin yüz milyarlarca doları buhar olup uçup gidiyor. Ondan sonra da kızıyorlar. ‘Niye bize böyle diyorsunuz?’ diye. Kızacak bir şey yok. Sizin yanlışlarınız nedeniyle bu ülke bu noktaya geldi. Yaptıklarınız nedeniyle bu ülke bu noktaya geldi.
“FON KRİZİ, 2018’DE FİİLEN HAYATA GEÇEN TEK KİŞİLİK REJİMİN KAÇINILMAZ BİR SONUCUDUR”

“Bugün bu fon krizi, 2018’de fiilen hayata geçen tek kişilik rejimin kaçınılmaz bir sonucudur. Yani tek kişinin iki dudağı arasından çıkan sözlerle yönetilen bir ülkede ister istemez bürokrasi de giderek bağımsızlığını kaybeder. Yandaşlar türer ve sonunda da bu gördüğümüz siyasetçi, vurguncu yandaş, bürokrat şeytan üçgeni ortaya çıkar.
“Yani bakın arkadaşlar, bütün bu fon krizinin sorumlusu devletin içinde, yani devlet demeyeceğim, yönetimin içinde, yönetenlerin içinde.
Ama siz bu fon vurgununu yine yönetime denetletmeye çalışıyorsunuz. Dönüyorsunuz, orada baktığınız zaman bu sorumluların bir kısmı denetleyen kuruluşların yönetim kurulunda, bir kısmı denetleyen kuruluşların yönetiminde.
Dün onu dedim. Yani Takasbank’ın yönetimindeki bir tanesini alıyorsunuz, tutukluyorsunuz. Takasbank’ın yönetimindeki öbürünü alıyorsunuz, SPK Başkanı yapıyorsunuz arkadaşlar. Aynı dönemde ikisi Takasbank’ın yönetiminde. Takasbank nerede? Takasbank bütün bu olan bitenlerin tam da göbeğinde.
“DEVLETİN PARASINI HARCAYAN HERKES BUNUN HESABINI VERECEK”
“Bakın, bizim belediye başkanlarımız hesap vermeye her zaman hazırdır. Bu memlekette tüyü bitmemiş yetimin hakkından toplanan vergileri harcayan kim olursa olsun, o harcadığının hesabını vermek zorundadır. Son kuruşuna kadar hesabını vermek zorundadır. Saydam olmak zorundadır.”
Tutuklama tedbirinin uygulanışını da eleştiren Öztrak, “Ama bugün ülkemize baktığımız zaman, hakaret; tutukla. Bilmem, kötü yönetim hakkında bir iddia olsun; al bunu tutukla. Bu tutuklama aslında giderek bir cezalandırmaya dönüştü ülkemizde.”
| “ADAMLAR BANKACILIK KRİZİYLE GELDİLER, FON KRİZİYLE GİDİYORLAR” “Ben Türkiye’nin en büyük bankacılık krizlerinden birinin yaşandığı dönemde o krizi toparlamak için iş başına geldim. Hazine Müsteşarı oldum. Allah’a çok şükür toparladım da o krizden Türkiye gerçekten başı dik olarak çıktı. O gün basına demiştim ki, hatırlıyorum: Biz BDDK’yı kurmuştuk. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu… Bu kurulların hepsini kurduk. Bir daha Türkiye’de bu olaylar yaşanmayacak. Artık gemileri yaktık. Geriye dönüş yok, dedim. Adamlar bankacılık kriziyle geldiler, fon kriziyle gidiyorlar.” |
MUTLUCAN: “BURDUR, HAK ETTİĞİ YATIRIMLARI ALAMAYAN İLLERİMİZDEN BİRİDİR”
CHP Burdur İl Başkanı Recep Mutlucan da kentin tarım, hayvancılık, istihdam ve çevre sorunlarına dikkat çekti. Mutlucan, Burdur’un sahip olduğu potansiyele rağmen yeterli yatırım alamadığını belirterek, “Burdur, sahip olduğu potansiyele rağmen hak ettiği yatırımları alamayan illerimizden biridir. Çiftçimiz artan mazot, gübre ve yem maliyetleri altında ezilmektedir. Hayvancılıkla uğraşan üreticimiz ayakta kalma mücadelesi veriyor. Esnafımız siftah yapamadan dükkân kapatmanın endişesini yaşıyor. Emeklimiz geçinemiyor. Gençlerimiz ise kendi memleketlerinde gelecek kurmakta zorlanıyorlar. Burdur’un en önemli sorunlarından biri de genç işsizliğidir. Gençlerimizi başka şehirlere gitmek zorunda bırakan değil, kendi memleketlerinde iş ve gelecek sahibi olabilecekleri bir Burdur’u hep birlikte inşa etmeliyiz. Burdur Gölü’nün kuruması, su kaynaklarımızın azalması, tarımsal üretimin geleceği ve ilçelerimizin yatırım ihtiyacı artık ertelenebilecek meseleler değildir.” diye konuştu.

