Bekçi düşmanlığının perde arkası

İç güvenlik sisteminin destek parçası; mahalle güvenliğinin teminatı; sayelerinde asayiş berkemal; : Bekçiler

1995-2016 yılları arası 21 yıl hariç 1914 yılından beri iç güvenlik sistemimizin destek amaçlı önemli bir parçası ve iç cephenin sağlamlaştırılmasında belirleyici işlevleri olan, 2016 yılından itibaren, FETÖ darbesinin bastırılmasını izleyen süreçte, ABD’nin “kara kuvvetim” dediği bölücü terör örgütü PKK’ya karşı mücadelenin yoğunlaşması üzerine yeniden canlandırılan mahalle güvenliğinin teminatı bekçilik uygulaması üzerinde yoğun tartışmalar oluyor. Kimi çevreler, bekçilik uygulamasına cepheden karşı çıkıyor; hayasızca karalamalarda bulunuyor; adeta yerin dibine batırılıyor ve “terör kaynağı” olarak itham ediliyor. KıvılcımHaber olarak bekçilerden neden rahatsızlık duyulduğunu, kimler ve hangi çevrelerin rahatsız olduğunu araştırdık. Mesai saatleri gece 22,00-06,00 arası olan 3’ü üniversite ve biri lise mezunu olan bekçileri, Atatürk Caddesi ve İstasyon Caddesi’nde devriye atarken gözlemledik.

İlk kez 1914 yılında yasalaşan,  1966 yılında Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu ile İl Özel İdaresi’ne bağlı yerel bir yardımcı kolluk gücü statüsü alan, 1976 yılında yapılan değişiklikle teşkilat, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına aktarılan, 2008 yılında yardımcı hizmetlerden emniyet hizmetleri sınıfına aktarılan, 1995 ile 2016 yılları arasında etkinlikleri azalan ve sayıları sınırlı tutulan mahalle güvenliğinin teminatı bekçilik uygulaması, 2016’da bekçiliği tarihsel süreç ve çizgisinden koparmadan, kolluk kuvvetlerine ve günümüzün güvenlik ihtiyaçlarına destek amaçlı canlandırma çabaları kimleri rahatsız ediyor?

1995 öncesinden gelen bin 586 kişiyle birlikte toplam 21 bin 292 fiilen görev yapan, 8 bin 242’sinin göreve başlama işlemleri devam eden, Birinci Dünya Savaşı hengâmesi içinde iç güvenliğin sağlanmasının yakıcı bir hale geldiği şartlarda, ilk Kurtuluş Savaşımızın başladığı sürecin başlarındaki hükümetlerce yaratılan ve ilerleyen süreç içerisinde köklü bir devlet geleneği haline gelen, çağdaş ihtiyaç ve şartlara göre şekillendirilerek canlandırılması, günümüzde Umman Denizi’nden başlayan Karadeniz’e ulaşan bir savaş hattında ABD-İsrail-Yunan-GKRY’nce kuşatıldığı şartlarda vatanımızın iç cephesinin sağlam tutulması amacına yönelik bir devlet uygulaması olan çarşı ve mahalle bekçiliği sistemi daha çok terörden beslenen PKK/ HDP ve ABD işbirlikçilerinin ve gece karanlığında iş çeviren fincancı katırlarının işine gelmiyor.

İçişleri Bakanlığı sitesindeki bir çalışmada mahalle bekçiliği sistemiyle ilgili olarak şu bilgiler belirtilmektedir:

Çarşı ve mahalle bekçilerinde, “polise verilen önleme araması, denetim yapma, istihbarat toplama, adli arama, olay yeri inceleme yapma ve bilgi alma gibi yetkiler” bulunmamaktadır.

“Bekçilerin görev alanları, halka yardım, önleyici ve koruyucu görev ve yetkiler ile adli görev ve yetkiler olmak üzere 3 başlıkta düzenlenmiştir.”

“Kanun teklifinde yer alan çarşı ve mahalle bekçilerinin durdurmak ve kimlik sormak, suçüstü halinde şüphelileri yakalamak gibi yetkilerinin suçla mücadelenin vazgeçilmez unsurudur (…) Bekçilerin taban aylıkları, öğrenim durumu, gösterge ve ek göstergelerine göre diğer memurlarla aynıdır. Bekâr, lise mezunu bir bekçimizin maaşı 4 bin 527 TL’dir.”

ÜLKE GENELİNDEKİ FAYDALARI

3 aylık eğitimi izleyen süreçte 2 aylık uygulamalı eğitimden geçirildiği belirtilen bekçilerin 2016 sonrası göreve başlayan bekçilerin %61’i lise, %16’sı yüksekokul, %20’si ise üniversite mezunu olduğu, bekçilik uygulaması sayesinde sadece evden hırsızlık olaylarında günlük ortalama, ülke genelinde 282’den 151’e düşerek %47 azaldığı bildiriliyor. Aynı dönemde evden hırsızlık olaylarının, İstanbul’da 80’den 35’e, Ankara’da 31’den 4’e, İzmir’de ise 21’den 6’ya indiği ifade ediliyor.

İLDEKİ FAYDALARI

İlimizdeki durum hakkında Burdur Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden aldığımız bilgiye göre, ilimizde 13 bin 250 şahsın GPT sorgulaması yapıldığı, aranan 22 şahsın yakalandığı, 537 araç incelemesi yapıldı ve bunlardan 26’sına trafik para cezası uygulandı; 15 şahsa Kabahatler Kanunu ile ilgili maddelerden idari yaptırım cezası uygulandı; 5 gr esrar ele geçirildi; 11 yaralama olayına müdahale edildi; suçta kullanılan bir av tüfeği, 6 kesici alet ele geçirildi. Mesai saatleri gece 22,00-06,00 arası olan 3’ü üniversite ve biri lise mezunu olan bekçileri, Atatürk Caddesi ve İstasyon Caddesi’nde devriye atarken gözlemledik.

BİR MUHTAR: “TENHA BİR SOKAKTAN GEÇERKEN BEKÇİNİN DÜDÜĞÜNÜ DUYSAM KENDİMİ DAHA GÜVENDE HİSSEDERİM”

İsminin yazılmasını istemeyen bir mahalle muhtarı, bekçiliğin yeni bir durum olmadığını, eskiden de var olduğunu, bekçilerin tenha ve karanlık sokaklarda bir düdük bile çalmasının çoğu zaman caydırıcı olduğunu ifade etti. Ve “tenha bir sokaktan geçerken bekçinin düdüğünü duyarsam kendimi daha güvende hissederim” diye ekledi.

PKK’DAN BEKÇİ DÜŞMANLIĞI

Son 1 haftadır, özellikle PKK çevresi büyük bir bekçi düşmanlığı yayıyor.

Bekçileri toplum içerisinde itibarsızlaştırmaya, onları potansiyel tacizci, terör uygulayıcısı olarak göstermeye çalışan bu yaklaşım, açık bir asayiş ve güvenlikten duyulan rahatsızlığı ifade etmektedir.

Bekçilerden neden rahatsızlar?

Çarşı ve mahallelerde güvenliği sağladığı için mi?

Geceleri uyuşturucu ticaretine engel olduğu için mi?

PKK yandaşlarına geceleri rahat vermediği için mi?

HDP EŞ GENEL BAŞKANI SEZAİ TEMELLİ RAHATSIZ OLANLARIN BAŞINDA

“Daha fazla “güvenlik”, daha fazla tahakküm ve güvencesizlik getirir”miş! Temelli efendi böyle öngörüyor!

 Ancak halk böyle düşünmüyor. Temelli’ye tepkiler çığ gibi!

Siz karşı çıkıyorsanız, harika bir iş yapılmıştır.

Size sıkıntı büyük hevaller; Kafanızı çıkaramayacaksınız

Sizin bir ara surda Cizre’de güvenlik timleriniz vardı gece vakti kimlik soran onlar nasıldı memnun muydunuz?

Tabi, rahat rahat yol kesip kimlik kontrolü yaparak araçları yakamayacaksınız… Bu durum; sizin emir aldığınız Kandil için büyük bir sıkıntı, anlıyoruz sizi parazitler!

Temelli’ye göre, “bekçilerin beline silah takıp mahallelerde terör estirecekler!”miş!

Temelli’ye halk tepkileri

Sizin bekçiler yol kontrolü yapıyordu, daha iyiydi di mi?

Bunlar ağlıyorsa, Bekçi sistemi iyi demektir.

Eline silah verdiğiniz dağdaki teröristler ile karıştırdınız sanırım…

Devletin vermediği silahı eline alanlar TERÖRİSTTİR, hani doğuda yol kesip ABD adına kontrol noktası yapan İTLER gibi! Bu adamlar devlet adına kontrolü ve huzuru sağlıyorlar. Yani aslında “Bekçilerin beline silah takıp mahallelerde terör estirmenize izin vermiyorlar!” Sezai…

Doğu illerinde devletin otorite ve kontrolünü istemiyorlar. Bekçilerle devlet her sokağı kontrol edebildiği için çok rahatsızlar. Sıkıntı bu.

FETÖ’nün sosyal medya ayağından kuyruklu yalan haber

Hükumet mahalle bekçisi alımına neden hız verdi?

500 Özgür Suriye Ordusu milisi Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı yapılarak neden TSK ve MİT’e alındı?

Başka sıkıntıları olanlar da var, hem de “sol”da!

“AKP ve MHP Gençlik Kolları mensupları, eski Ülkücüler bekçi mi yapılıyor?”

Mahallelerde güvenliği sağlama amacıyla 22.00-06.00 saatleri arasında görev yapan, Özel Harekât polislerinin katıldığı derslerde araç durdurma ve silah kullanma eğitiminden geçen, üzerlerinde cop, silah, biber gazı ve kelepçe bulunan mahalle bekçilerine yapılan bu itibarsızlaştırma çabalarına toplumun sağduyulu kesimlerinden sert cevaplar geldi.

Bekçilerin yeniden göreve dönmelerinden sonra güvenlik hizmetlerinde çok ciddi gelişmeler sağlandığı belirtiliyor. Binlerce kayıp insanın bulunduğu, önemli ölçüde ruhsatsız silahın yakalandığı, hırsızlık suçlarının büyük oranda azaldığı, çocuklarımızı zehirleyen zehir şebekelerinin elinin kolunun bağlandığı ifade ediliyor. Hatta bekçilerin varlığının taciz ve hayvana karşı işlenen suçlarda önemli bir caydırıcı olduğunun bilindiği ileri sürülüyor.

Bir köşe yazarı bekçilik uygulaması hakkında, “şehirlerimiz büyüdükçe asayiş sorunları da büyüyor, güvenlik ihtiyacımız artıyor. Evinize giren hırsız, çocuğunuza tasallut eden sapık sizin hangi partiye oy verdiğinize bakmıyor. Siyasi fikrimiz ne olursa olsun hepimizin sağlık, güvenlik, eğitim ihtiyaçlarımız var ve bunu sağlamak devletin asli görevlerinden biri. Bu ihtiyacın nasıl karşılanacağına ya da kalitesinin nasıl artırılacağına dair hiçbir öneriniz yok, ama sabah akşam bekçiyi, polisi aşağılıyor, kamu görevi yapan insanları şeytanlaştırmaya çalışıyorsunuz. Vatandaşın yaşam kalitesini olumlu olarak etkileyen, sokaklarda güvenliği artıran bir kuruma düşmanlık etmek, son tahlilde halkın kendisine düşmanlık etmek değil midir?” sorgulamasında bulunuyor.

BEKÇİLER SAYESİNDE ‘ASAYİŞ BERKEMAL’

Basına yansıyan bekçi düşmanlıklarının serencamı…

2 ve 3 Şubat 2020 tarihli nüshalarında BirGün gazetesinin internet sitesinde haberlerinde bu tipik bekçi düşmanlığının izlerine rastlanıyor.

2 Şubat 2020 tarihli haberinde, İstanbul Kocamustafapaşa’da bekçilere üstünü aratmak istemeyen bir vatandaşın bekçiler tarafından darp edildiği iddia edildi. Olaya ilişkin İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise mevcut durumun daha farklı olduğu anlaşıldı. Seyitömer Mahallesi Hüseyin Kazım Sokak’ta bulunan Şellal Parkı içerisinde ŞÇ adlı şahsın, devriye atan bekçileri görünce kaçmaya başladığı, karşı istikametten gelen diğer bekçileri görmesi üzerine şüphelinin cebindeki uyuşturucu maddeleri yere atarak görevlilere direndiği açıklandı.

Bekçi düşmanlığının, bekçiyi itibarsızlaştırma çabalarının vardığı nokta saçmalama olmaktadır: “Havaya ateş açan bekçi diğer bekçiyi vurdu”

Ancak cevap da ironik bir şekilde halktan: “Bekçinin havada ne işi varmış?”

Açıklamada, AD isimli çarşı ve mahalle bekçisine yumruk atarak, iteleyerek ve resmi üniformasını yırtarak direnmeye devam eden ve bir PDA cihazının da kırılmasına sebep olan şüpheli şahıs, zor kullanarak gözaltına alınmış, yapılan incelemede üzerinde 2 parça ‘skunk’ diye tabir edilen narkotik madde ele geçirildiği ifade edildi. Şüphelinin uyuşturucu madde imal ve ticaretini yapmak, uyuşturucu madde kullanma, 4 kasten yaralama olmak üzere toplam 6 suç kaydının bulunduğu belirtildi.

BEKÇİLER GECE BOYUNCA KANUNSUZLUĞA GÖZ AÇTIRMIYOR

Aynı gazetenin 3 Şubat tarihli haberine göre, havaya ateş açan bekçi diğer bekçiyi vurdu. Çarpıtma ve ajitasyon başlık üzerinden yapılıyordu ama olayın daha farklı olduğu anlaşıldı. Malatya’da alkollü bir şahsa müdahale ederken çıkan arbedede 2 bekçi alkollü şahsın bıçaklı saldırıyla yaralandı. Bunun üzerine diğer bekçinin uyarı ateşi açması sonucunda kurşun sekti ve başka bir bekçinin kafasını sıyırdı. Fakat BirGün gazetesinin internet sitesi bekçilere yapılan saldırıya gözünü kapatırken, seken kurşunu başlığa taşımayı tercih etti.

GELİRİNİN ÖNEMLİ BİR KISMI ZEHİR TACİRLİĞİNDEN GELEN PKK/HDP, GÜVENLİK ZAFİYETİNİN PUSUSUNA YATTI

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli Muş’ta yaptığı açıklamada farklı bir boyut bulunmaktadır.

İnsanlarımızın sokaklarında, mahallelerinde geceleri, karanlıklarda emniyetle ve güvenle gezmesinden rahatsız olan PKK’nın siyasi kolu HDP’nin, Mehmetçiklerimizin şehir meydanlarında şehit edilmesine, şehirlerimize hendekler kazılmasına, Güneydoğu illerimizde sözde özerklik ilan edilmesine tek bir tepki bile göstermezken, ülkemizde güvenlik zafiyetinin oluşmasının pususuna yattığı görülüyor. PKK ve HDP, sadece mal güvenliğine karşı alınan tedbirlerden rahatsız değiller; aynı zamanda uyuşturucu maddeleri satanlara vurulan darbeden de rahatsız; çünkü gelirlerinin önemli bir kısmı uyuşturucu tacirliğinden gelmektedir.

[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]
Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir