

Hakan Topkurulu
Cumhur İttifakı ABD’den iktidar dileniyor. 2023’ten bu yana Atlantik Sistemi’ne bütçeden yüksek faizler ile milyarlarca dolar aktarıldı. Elbette Atlantik Sistemi için yeterli değil.
NATO 3.0 ile Asya Pasifik’e ağırlık verecek olan ABD, Batı Asya’yı İsrail yerine Türkiye’ye emanet edeceğini, muhtemelen perde arkasından dillendirdi. Bu ifade, Türkiye’yi Mekke İttifakı aracılığıyla ABD-İsrail’in yanına taşıdı. Neo-Osmanlı tezleri bir kez daha canlandırılmaya çalışılıyor.
Halbuki Cengiz Çandar çok güzel formüle etmişti. “Türkiye önce büyüyecek, sonra küçülecek.” ABD ‘Kürdistan’ projesinden vazgeçti, ama Batı Asya’dan vazgeçmiş değil.
Bu hükümetin maalesef siyasi gündemi. Siyasi gündem; ABD’ye yaslanarak iktidar olunca üretici tüm sınıflar ayağa kalkıyor. İşçi sınıfı malum dört bir yanda ayakta.
‘BAŞKA ÜLKELERİN ÜRETİCİSİNE DESTEK’
Yaz döneminde çiftçi de ayaklanmaya başladı. Geçen hafta, kendisi de meyve üreticisi olan Vatan Partisi Isparta İl Başkanı Sayın İbrahim Perçin aradı ve Türkiye’nin elma başkenti olan Isparta’da, elma üreticisinin sorunlarını anlattı. Daha sonra bana yazı ile sorununu yazan Perçin, aşağıdaki şekilde durumu anlatmış:

“Ben emekli öğretmen İbrahim Perçin. Vatan Partisi Isparta İl Başkanı. Üretimden kopmamak için meyve üretimi yapıyorum. Bu yıl ürettiğime pişmanım. Geçen yıl 10 TL, 12 TL olan meyve suyu yapılan ıskarta elma şu an 3,5 TL. Üretim maliyetleri geçen yıla göre dört kat arttı. Sadece mazot 100 TL’yi geçti. Üreticinin ürün fiyatı da üç dört kat düştü. Üretmek suç oldu. Isparta yıllık bir milyon tondan fazla elma üretiyor. 600 bin tondan fazla soğuk hava deposu kapasitesi var. Meyve suyu üreticisi fabrikalar yıl boyu ürün alabiliyordu. Bizim bildiğimiz 7 fabrika vardı. Şu an iki fabrika çalışıyor. Biri yarım kapasitede. Şubat ayında aldıkları ithalat izni ile yurt dışından meyve konsantresi getiren fabrikalar şu an ıskarta elma alımı yapmıyor. Üreticinin meyvesi dalında kaldı. Bu ithalat izni başka ülkelerin üreticisine destek olurken kendi üreticisini bitirdi. Buna çözüm bulunmazsa seneye çoğu üretici üretimden vazgeçecek. Selamlar.”

Bu mektup üzerine çok fazla anlatmaya gerek yok. Zeytin üreticisi, üzüm üreticisi, hepsi kan ağlıyor.
İktidarının devamı için ABD’ye hiçbir desteği esirgemeyen hükümet, kendi üreticisine göz ucuyla dahi bakmıyor. Üretici tüccarın eline kalmış, alım gücü düşük, halkımız pazarlardan filesi boş dönüyor. Aman birileri iktidar nimetlerinden uzaklaşmasın.
Üretici ile uğraşmak öyle şakaya gelmez. Çiftçi üretimden gelen gücünü öyle bir kullanır ki, iktidar nereden geldiğini şaşırır. Öyle ithalat falan kurtarmaz. Tarlasının bir köşesini kendi ailesi için eker biçer. Ve üretim yapmaz. Ben o zaman iktidarın Hanya’yı Konya’yı nerede aradığını görürüm.

