
CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, 2027 yılı bütçesine sert sözlerle yüklenerek, “Bu bütçede halkın refahı yok, vatandaşın sofrası yok, emeklinin geçimi yok. Bu bütçede ne var? Her zamanki gibi büyüyerek devasa bir hale gelen faiz bütçesi var, borç bütçesi var, vergi var. Bu bütçe halkın bütçesi değil, faizin, yandaşın, soygun düzeninin bütçesi” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gündeme dair açıklamalarda bulunarak, 2027 yılı bütçesine ilişkin sert eleştiriler yöneltti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın bugün yaptığı sunuma değinerek, “Görünen o ki ülkemizin sorunları daha da derinleşerek büyümeye devam edecek. Çünkü yapılan bütçe sunumunda umut olabilecek hiçbir şeyi görmedik. Tabii bütçe üzerinde çokça tartışacak ve çokça da konuşuyor olacağız. AKP iktidarının 25’inci bütçesi ama bu 25 yıldan beri hazırlanan bütçede ne yazık ki halkımız, vatandaşımız, milletimiz yok” ifadelerini kullandı.
Sarı, “Bu bütçede emekli yok, asgari ücretli yok, çiftçi yok, genç yok, öğrenci yok, işsiz yok, yarınları için kaygı duyan halkımız, milletimiz ve onların umutları ne yazık ki yok. Bu bütçede halkın refahı yok, vatandaşın sofrası yok, emeklinin geçimi yok. Bu bütçede ne var? Her zamanki gibi büyüyerek devasa bir hale gelen faiz bütçesi var, borç bütçesi var, vergi var. Bu bütçe halkın bütçesi değil, faizin, yandaşın, soygun düzeninin bütçesi” diye konuştu.
Bütçede giderin 27 trilyon 276 milyar lira, gelirin ise 23 trilyon 408 milyar lira olarak açıklandığına işaret eden Sarı, şöyle devam etti:
“3 trilyon 975 milyar lira faiz ayrılmış bir bütçe var. Bu iktidarın bütçe açığı 3 trilyon 868 milyar lira. Onun dışında da yaklaşık 4 trilyona yakın da faiz gideri var. Görünen, yine aynı anlayışın devam ettiği. Bize çıkıp bütçenin faiz dışı fazla verdiğini anlatıyorlar ama bu hikayeye artık hiçbirimiz inanmıyoruz. Çünkü vatandaşın topladığınız vergileri, faiz dışındaki harcamaları karşılıyor. Yaklaşık 4 trilyonluk faiz yükünü ise milletin sırtına bırakıyorsunuz. Bu nasıl bir ekonomi yönetimidir? Bu nasıl bir kaynak dağılımıdır? Daha vahimini söyleyeyim, 2026 bütçesi 2 trilyon 742 milyar lira öngörülürken faiz gideri 2027’de 3 trilyon 975 milyar liraya çıkıyor. Bir yılda faiz ödemesi yaklaşık yüzde 45 artmış durumda. Emekli söz konusu olduğunda kaynak yok. Asgari ücretin alım gücü söz konusu olduğunda bütçede imkan yok. Ama faiz olduğunda faizler büyüyerek, borç yükü büyüyerek devam ediyor.”
“EĞİTİME VERİLEN DEĞER FAİZE VERİLEN DEĞERDEN DAHA AZ”
Sarı, eğitime ve tarıma ayrılan bütçeyi eleştirerek şöyle konuştu:
“Eğitim bütçesine büyük bir pay ayrıldığı ifade edildi. Doğru, 3 trilyon 747 milyar lira. Bu ülkede eğitime verilen değer faize verilenden daha az. Yatırımlara ayrılan para faiz bütçesinin çok altında: 2 trilyon 849 milyar lira. Sosyal yardımlarsa ne yazık ki faiz, sosyal yardımlara ayrılan bütçenin 3 katı. Faize ayrılan bütçenin 3’te 1’i sosyal yardımlara.”
“KAMUOYUNUN VİCDANINI RAHATLATMANIZ LAZIM”

Fon krizine dair de konuşan Sarı, iktidarı krize zamanında müdahale etmemekle eleştirdi. Cevapsız sorular olduğunu, sürecin şeffaf yürütülmediğini savunan Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“455 bin kişinin zarar gördüğü ifade edilmişti ama bunun yansımalarıyla, çevreleriyle beraber neredeyse 4,5 milyon vatandaşa etkisinin de yayıldığı görülüyor. Bunlar araştırılması gereken çok ciddi iddialar. Bu iddialar üzerine Meclis’imizin şeffaf bir şekilde gidebiliyor olması lazım. Bu insanlar kim? Mağdur olan birçok vatandaş da var bu sürecin içerisinde. Emekli ikramiyesini değerlendirmek isteyen emekliler, çocuğunun geleceği için birikim yapan anne babalar, yıllarca çalışıp alın teriyle para biriktirmeye çalışan emekçiler. Siz bu insanların birikimlerini korumakla yükümlüsünüz ama ne yaptınız? Vatandaşın birikimini koruyamadınız. Piyasayı denetleyemediniz.”
Vahim olanın, bu skandalın devletin düzenleyici ve denetleyici kurumlarının gözünün önünde büyümesi olduğunu söyleyen Sarı, “AKP iktidarı işin içinde olduğu için üç maymunu oynuyor: Görmedim, bilmedim, duymadım. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaşananları gördünüz. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek komisyona gelmedi. Ya burası devletin en üst mevkisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu yaşanıyor. Ama bu konuda sorumlu olan Maliye Bakanı tenezzül edip de Meclis’e gelip milletvekillerine, milletin vekillerine hesap vermekten kaçınıyor. Halbuki aylar öncesinde spekülasyonlar yapıldığını ballandıra ballandıra anlatan Mehmet Şimşek değil miydi? Bu konunun ilk gününden itibaren haberdar olan bakan ortalarda yok. Ne yaptı? Koca bir hiç” ifadelerini kullandı.

