Doğu Perinçek’ten Doğu Akdeniz mesajı: “Mavi Vatan’ın 30 Ağustos’u geliyor”

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İzmir’de yaptığı konuşmada Türkiye’nin geleceği açısından Doğu Akdeniz’de kararlı duruşun önemini anlattı. Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini korumada caydırıcı silahlı gücünün belirleyici olduğunu söyleyen Perinçek, “önceliğin diplomasiye verilmesi ve barışın bozulmaması” gibi söylemlerin bozgunculuk olduğunu belirtti. Perinçek, Mavi Vatan zaferine ulaşacağımızdan emin olduğunu ifade etti. Genel siyasi ve ekonomik gidişatı da değerlendiren Perinçek, “Vatan bütünlüğünü sağlamak ve üretim ekonomisine geçmek için İstiklal Savaşı’ndan sonraki tarihi fırsat dönemine girdik” dedi.

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, önceki gün İzmir’de yaptığı toplantıda siyasi ve ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çeken Perinçek, Mavi Vatan için yapılanların ve atılacak adımların kritik önemde olduğunu belirterek, “Doğu Akdeniz şimdi hem bizim hem dünyanın odak noktası. Türkiye’nin geleceğini belirleyecek mücadele buradadır. Orda kaybettin mi kaybedersin; kazandın mı ufkun açılır, önün açılır gidersin. Doğu Akdeniz’de kıyısı olanlar belli, ama kıyısı olmayanlar da burada. ABD’nin, Fransa’nın Doğu Akdeniz’de kıyısı var mı? Yok. Öz gücümüzle, Donanmamızla, Hava Kuvvetimizle, Kara Kuvvetimizle ve dostlarımızla birleşerek düşmana geçit vermeyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

MAVİ VATAN SİLAHLA KORUNUR

Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin sözünün geçmesinin askeri gücüne bağlı olduğunu vurgulayan Perinçek, “denizlerde şu an kuvvet belirleyicidir. Ancak askeri gücünle haklarını elde edebilirsin, sondaj gemilerini koruyabilirsin. Türkiye’nin Mavi Vatanımızı silahla koruma politikası son derece yerindedir. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘önceliği diplomasiye verelim ve barışı koruyalım’ demesi milleti aldatmaktır ve bozgunculuktur. Artık silahlı gücümüz kadar ağırlığımızı koyduğumuz bir mücadelenin içindeyiz. Yunanistan’ın da karasularını 12 mile çıkarma iddiası geçersizdir. Eğer ABD’nin itmesiyle, kışkırtmasıyla böyle bir maceraya yeltenirlerse hepsi bunun sonuçlarına katlanacaktır. Mavi Vatanımızı korumaya, deniz kaynaklarımızı korumaya kararlıyız, cesuruz. Yeni zaferlere gidiyoruz. Mavi Vatan’ın 30 Ağustos’unu yaşayacağız” şeklinde konuştu.

İKİNCİ İSTİKLAL SAVAŞINDA ATATÜRK YÜKSELİR

Geçen 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Atatürk’ün büyüklüğüne vurgunun artmasının önemine dikkat çeken Perinçek, “Türkiye tehdit altındaysa ve Vatan Savaşı varsa, Atatürk yükselir. Bugünkü mücadelemizi İkinci İstiklal Savaşı olarak adlandırıyoruz. Bu savaşta Atatürk, nükleer silahtan daha büyük bir güçtür. Herkesin Atatürk’ü yok. Amerika’dan silah alırsın, Rusya’dan, Çin’den de alırsın ama Atatürk’ü hiçbir yerden alamazsınız. Atatürk’ün bugün yükselmesi son derece doğal. Vatan Savaşı’nda cephede olanların Atatürk’e ihtiyacı vardır. Doğu Akdeniz’de emperyalistlerle, sınır ötesinde PKK ile kim savaşıyorsa Atatürk onundur. Kim oralarda gevşeklik içindeyse, kim çelme takıyorsa ve hatta ihanet pusularındaysa orada Atatürk yoktur. Yunanistan savaş tehditleri yöneltirken barış çığlıkları atanların Atatürk’e bağlılığı olamaz” dedi.

TARİHİ FIRSAT DÖNEMİ

Türkiye’nin Atlantik sisteminden siyasi ve ekonomik olarak çıkmaya başladığını, bunun tarihi fırsat dönemi olduğunu ifade eden Perinçek, “vatanımızın bütünleşmesi, bağımsızlaşması, özgürleşmesi, Atlantik sisteminin denetiminden kurtularak, zincirlerini kırarak başı dik yaşaması için tarihi bir fırsat var. İstiklal Savaşımızdan, Büyük Devrimci Önderimiz Atatürk önderliğindeki devrimlerden sonra en önemli tarihi fırsattan söz ediyoruz. Üretim Ekonomisi, üretim ve istihdam odaklı bir ekonomi, Üretim Devrimi için tarihi fırsat var. Böyle dönemler ülkelerin önüne 50 yılda, 100 yılda bir gelir. İradeye bağlı değil, nesneldir. Turgut Özal’ın getirdiği ‘borçlanma ekonomisi’nin, ‘neoliberal ekonomi’nin 40 yıllık ömrü varmış. O ömür bitti. En son Sn. Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın da açıkladığı gibi sürdürülemez noktaya geldi. Vatan Partisi “böyle gitmez” diyordu.  Şimdi hükümet de aynı tespiti yapıyor. O neoliberal seçeneğin bir tane alternatifi var. O da üretim ve istihdam odaklı ekonomi. Biz bir kamu ekonomisi kuracağız. Kamu önderliğinde, özel sektörle kamunun milletin menfaatleri temelinde uyumunu sağlayacağız. Karma ekonomi ama lokomotif kamu olacak. Ekonomi planlı olacak. Türk Milletinin, kamucuların, paylaşmacıların, emekçilerin, üreticilerin sistemi geliyor. Üretim Devrimi geliyor” şeklinde konuştu.

ERDOĞAN’A GÜVENİYORUM

Perinçek, bir izleyicinin “Tayyip Erdoğan’a güvenebilir miyiz?” sorusunu ise “ABD’nin Başkan adayı Joe Biden veya ABD’nin derin devlet organı Rand Corparation’ın raporunda sizi veya başka isimleri hedef almıyor; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı hedef alıyor. O’nu yıkmak istiyor. Elbette emperyalizmin hedefindeki kişiye güveneceğim. Ben Tayyip Erdoğan’a güveniyorum. Altına da imzamı atıyorum. Bundan sonra Türkiye’nin başına kim geçerse geçsin Türkiye’nin bağımsızlığı için mücadele etmek zorundadır. Biz Vatan Partisi olarak Türkiye’ye güveniyoruz” şeklinde cevaplandırdı.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir