Uzaktan eğitimi, milleti kutuplaştırma ve ayrıştırmada yeni bir fırsat olarak “değerlendiren”, ve bu işte Bakanı bile devreden çıkaran AKP aklı evvellerine…

UZAKTAN EĞİTİMİ, MİLLETİ KUTUPLAŞTIRMA VE AYRIŞTIRMADA YENİ BİR FIRSAT OLARAK “DEĞERLENDİREN” ve BU İŞDE BAKANI BİLE DEVREDEN ÇIKARAN AKP AKLIEVVELERİNE…

“Vak’ayı” basından öğrendik. Uzaktan Eğitim’in ilk günü, ortaokul son sınıflarına yönelik ilk derste öğrencilere, “Demokrat Parti Belgeseli” izletilmiş. “Belgesel”in özellikle Adnan Menderes’in idamını gösteren kurgu sahneleri gösterilmiş, arkasına da ilahiler eklenmiş. Kısacası tam bir AKP propagandası…

Dahası, “vak’a”nın pedagojik ve psikolojik bakımdan zararlarını ikiye üçe katlayacak siyasi zararları… Bu zararlar daha da büyük ve yıkıcı…

Bu noktada sorun, Menderes’in idamının haklılığı haksızlığı değil. Sorun, idam cezasının yarattığı acıma duygusunu sömürerek Menderes’in siyasi çizgisini aklamaya kalkışmak; bunun da üzerinden Menderes’in mirasçısı olduğunu iddia eden AKP’nin okullarda propagandasını yapmak…

Ortaokul öğrencilerine izlettirilen kurgu filmler

Bu tutum, MİLLİ olması gereken eğitimde de milleti bölme tutumunun yeni bir örneği… Menderes ve AKP’nin siyasi çizgisini benimsemeyen milyonlarca yurttaşı karşıya alan kutuplaştırma siyasetini eğitim üzerinden sürdürmenin bir örneği…

Ey AKP yönetimi (bir “Ey” de bizden), milli seferberlik gerektiren salgınla savaş günlerinde bile milleti bölmeye devam eden tutumla, hangi milli davayı başarıya ulaştırabilirsin ve kime hizmet edersin?

HDPKK-FETÖ derdindeki Amerikancı muhalefet, milletin büyük çoğunluğunun desteğini gerektiren sorunlarda milleti birleştirme yetenek ve programına sahip değil. Ama bu konuda, bölücülük ve kutuplaştırma sicili aşırı bozuk AKP kadroları içinde de, hala “huylu huyundan vazgeçmez” sözünü haklı çıkarmakta kararlı olanlar olduğu çok açık ve bu olayda bir kez daha görüldü. AKP, MİLLİ DAVALARDA MİLLETİ BİRLEŞTİRME YETENEĞİNE SAHİP DEĞİL.

Milli Eğitim Bakanı, “Bu görüntülerin çocuklara izletilmesini onaylamıyorum” demiş.

Bu neyi gösterir?

İki şeyi:

Koronavirüs gerçekleri

a) Uzaktan Eğitim programına “Demokrat Parti belgeseli”ni, Milli Eğitim Bakanının onayı dışında sokuşturanın, onun üstünde olan, yani Bakanı bile dinlemeyen bir güç olduğunu… Bu konuda Bakan dâhil herkesin parmaklarının, Tayyip Erdoğan’ın Külliye ekibini işaret edeceği açık… Çünkü bugün Türkiye’de, Milli Eğitimi ilgilendiren bir konuda Bakanı bile devreden çıkaracak tek güç, sırtını Tayyip Erdoğan’a dayamış Külliye ekibidir.

b) Türkiye’yi, başına buyruk ve başta Meclis olmak üzere kimsenin denetleyemediği bir ekiple yönetmeye kalkarsan, en başta kendi atadığın bakanlarını sıfıra çıkarırsın.

83 milyonluk bir ülkeyi, Bakanı bile dinlemeyen; milletin, hiç değilse ve olabildiği kadarıyla vekillerine bile hesap verme sorumluluğu taşımayan; Cumhurbaşkanlığı makamının dokunulmazlıkları ile zırhlanmış oligark bir ekiple yönetmeye kalktığınızda, kamu idaresi, sadece Külliye’den emir alan ve kendini Külliye Reisine karşı sorumlu sayan derebeyler yönetimine döner.

Devrimci Cumhuriyet yönetimi Seyit Rıza’ları, tarikat ve cemaatleri, bir de bu nedenle; toplumu derebeyliklere böldüğü için etkisiz hale getirmişti.

Bu Abdülhamitçi şark kurnazı fırsatçıları uyarıyoruz: Kaldırdığınız taşı, çok uzun sürmez, yine ayağınıza düşüreceksiniz. Tıpkı BOP Eşbaşkanlığı taşını, FETÖ ile koalisyon taşını, “PKK ile açılım yapma” taşını düşürdüğünüz gibi… Tıpkı kamu sağlık kuruluşlarını satıp savma taşını, askeri hastaneleri kapatma taşını, Rus uçağını düşürme taşını, tıpkı İdlib taşını düşürdüğünüz gibi…

Yol yakınken, hiç değilse içinizdeki, Milli Eğitim Bakanı gibi daha sağduyulu olanları dinleyin.

[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]
Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir