Gazetecilerin aşılanmasında basın kartı sınırı kaldırılmalıdır

2019 yılının son çeyreğinde Çin’in Vuhan eyaletinde ortaya çıkan ve 11 Mart 2020 tarihinden bu yana ülkemizin üzerine karabasanlar çöken yeni tip Koronavirüs (kovid19) salgınına karşı verilen mücadelede önemli ve sonucu belirleyici bir mücadele aracı olan aşılamada yapılan planlama gazetecilerde sarı basın kartı mecburiyeti getirilmesine tepkiler artıyor. Bu kapsamda Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kürşat Tuncel yazılı bir açıklama yaparak gazetecilerin tamamının aşılanmasının gerektiğine işaret etti.   

Basın kartının “mesleki standart” açısından belirleyici olduğuna dikkat çeken Tuncel, ancak sahada çalışan gazetecilerin ezici bir çoğunluğunun basın kartının bulunmadığına işaret ederek, “Bu nedenle, gazetecilere tanınan aşı hakkının, basın kartı sınırlandırması ile kalmayıp, başta; sahada çalışan basın çalışanları olmak üzere köşe yazarları, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarındaki basın ile ilgili bölümlerde görev yapan kişilere kadar genişletilmesi beklentimizi, talebimizi bir kez daha hatırlatıyor, yineliyoruz” dedi.

İşte Tuncel’in açıklaması!

2019 Aralık ayında Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan, yaklaşık bir buçuk yıldır bütün dünyadaki insanları, ülkeleri olumsuz etkileyen, etkilemeye de devam eden, korona salgın sürecinde ve pandemi ile mücadelede “aşılama çalışmalarının” çok önemli yer tuttuğu noktasında herkes hemfikir…

Korona belası ile mücadelede aşılama çalışmaları ülkemizde ve ilimizde de devam etmekte.

Sağlık Bakanlığı, risk gruplarına ve öncelikli meslek gruplarına göre aşılama takvimini belirliyor. Bu süreçte basın kuruluşlarının, gazeteci örgütlerinin çabaları ve girişimleriyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nca verilen turkuaz basın kartına (eski, yaygın adıyla sarı basın kartı) sahip olan meslektaşlarımıza, öncelikli meslek grubu avantajından yararlanma hakkı verildi.

Basın çalışanları, Türkiye’deki korona sürecinin başlangıcından Mart 2020’den bu yana yaklaşık 13 aydır, sahada zor şartlarda görevlerini yerine getirmeye, temel misyonları olan halkı bilgilendirme görevini özveriyle ifa etmeye çalışıyorlar.

Böylesine zor bir dönemde, risk içerisinde görevlerini yerine getirmeye çalışan basın camiasının, tüm basın çalışanlarının aşılanma takvimine alınması gerektiğine inanıyoruz. Elbette; devletin verdiği basın kartı, ‘mesleki standart’ açısından en ideali olmakla birlikte, sahadaki basın emekçilerinin pek çoğunun basın kartı bulunmamaktadır.

Bu nedenle, gazetecilere tanınan aşı hakkının, basın kartı sınırlandırması ile kalmayıp, başta; sahada çalışan basın çalışanları olmak üzere köşe yazarları, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarındaki basın ile ilgili bölümlerde görev yapan kişilere kadar genişletilmesi beklentimizi, talebimizi bir kez daha hatırlatıyor, yineliyoruz…

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir