PKK’nın masasındaki Cumhurbaşkanı adayı

Hekimlerin ‘Bizi temsil edemez’ dediği Türk Tabipleri Birliği Başkanı Fincancı’nın adının, 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçimi için İmralı tutanaklarında geçtiği ortaya çıktı. Öcalan’la görüşen HDP’li heyet aday olarak Fincancı’yı önerdi.

PKK’nın masasındaki Cumhurbaşkanı adayı

İmralı tutanakları malum… Abdullah Öcalan’dan itiraf gibi açıklamalar basına düştü, HDP ile bağları, KCK, DTK ve bilumum kısaltma isimlerle kurulan örgütler çarşaf çarşaf ortalığa saçıldı. 26 Haziran 2014’te yapılan İmralı görüşmesi tutanağına göre, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde PKK adayının kim olacağı konuşuldu. Toplantıda PKK lideri Abdullah Öcalan ile şimdiki HDP Genel Başkanı Pervin Buldan, önceki HDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Altan Tan yer aldı. Aradılar taradılar, bir isim bulamadılar, çünkü kiminin üniversite diploması yoktu, kiminin toplumda itibarı… Öne çıkan isimler arasında, Şebnem Korur Fincancı da vardı. Sözde “Sayın Başkanları” terörist başı Abdullah Öcalan’a Fincancı’yı önerdiler!

PKK’NIN TALİMATIYLA CB ADAYI

İmralı Notları kitabından bölümlerde, Abdullah Öcalan, Cumhurbaşkanı seçimleri öncesinde Selahattin Demirtaş dışında bir aday belirlemeye çalışıyor ve “Türk ve Alevi adaylar bulunmasını öneriyor”. Öcalan, HDP heyetine “Ufuk Uras olabilir mi?” diye soruyor. Ancak bu teklif HDP’li Sırrı Süreyya Önder tarafından “Ortaklaşmayı sağlamaz” denilerek reddediliyor. Öcalan, Sırrı Süreyya Önder’e dönerek, “Sen veya Ertuğrul (Kürkçü) olabilir misiniz?” diye soruyor. Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda isim aranırken, bir öneri de Şebnem Korur Fincancı oluyor. Öcalan bu isme hiç de yabancı değil. Nereden çıktı, kimdir falan demiyor! Uygun bulunsa, yani PKK lideri olur verse, Şebnem Korur Fincancı, Demirtaş’ın yerine boy boy demokratik lider posterleriyle sokaklara, meydanlara yayılacak. Öcalan münasip bulmuyor, “Ekmeleddin gibi bir adayı biz de bulabilirdik” diye hayıflanıyor…

TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı

İŞTE TUTANAKLAR

Öcalan, 1 Haziran 2014 tarihli tutanakta şunları söylüyor:

ÖCALAN: (… Cumhurbaşkanlığı meselesine gelince, bağımsız adayla gireceğiz. İkinci turda duruma göre bakacağız…)

26 Haziran 2014’teki tutanakta ise, aday konusunda yaşanan diyalog şöyle:

ÖCALAN: Şimdi bu Cumhurbaşkanlığı meselesine gelelim. Ne yaptınız, bunu görüşelim.

BULDAN: Selahattin Demirtaş ismi öne çıkıyor.

ÖCALAN: Bence çabanız Türk, Alevi gibi farklı bir aday profili üzerinde olmalıydı. Böylesi bir durumda tartışmalar yaşanabilir. İşte dün de Figen’i sıkıştırmaya çalıştılar. “Kürt hareketi seni, Türk mayası olarak kullanıyor olmasın” diye sordular. Yoksa Selahattin de uygundur. Ama Alevi ve Türk olması farklı çevrelerin kendi temsiliyetini görmesi açısından olumlu bir etki yaratır diye düşünüyorum.

ÖCALAN: Rıza Türmen üzerinde yoğunlaşmışsınız, ama sizi zor durumda bıraktı.

ÖNDER: Tam tersine olumlu oldu, kendisi de ‘onur duydum’ dedi.

ÖCALAN: Peki, başka kim olabilir? (Önder’e dönerek) Sen ya da Ertuğrul (Kürkçü) olabilir misiniz?

ÖNDER: İkimizin de üniversite diploması yok, o nedenle olamaz.

ÖCALAN: Figen (Yüksekdağ) olabilir peki? Nerelidir Figen?

ÖNDER: Ceyhanlı’dır. Ama onun da üniversite diploması yok.

ÖCALAN: Ufuk Uras olabilir mi?

ÖNDER: Sol çevrelerde ciddi bir tepki var. Ortaklaşmayı sağlamaz.

ÖCALAN: Gençay Gürsoy?

BALUKEN: Yeterince kabul görmeyebiliriz.

ÖNDER: Şebnem Korur Fincancı ismi de çıktı. Sebahat (Tuncel) ve ben de önermiştik.

ÖCALAN: O da uygun değil. Yahu gerçekten de uygun kimse yok.

(…) ÖCALAN: Ekmeleddin gibi bir adayı biz de bulabilirdik.

FAALİYETLER 90’LARDA BAŞLADI

FETÖ kumpası Ergenekon davasında müdahillik, Ergenekon davasına destek veren bildiride imzacı, Türkiye Cumhuriyeti’ni soykırımcı ilan eden NGO temsilcisi, HDP/PKK/YPG’nin hendek kalkışmasında TSK ve güvenlik güçlerinin operasyonuna ‘suç’ diyen Barış için Akademisyenler bildirisi imzacısı, Barış için Öcalan’a Özgürlük Platformu üyesi, PKK yayın organı Özgür Gündem’e destek için Nöbetçi Genel Yayın Yönetmeni, 15 Temmuz Amerikancı FETÖ darbe girişimi için ‘FETÖ’nün rolüne ilişkin belge yok’ diyen TİHV Başkanı, Kontrgerilla’nın Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok ve Ahmet Taner Kışlalı Cinayetleri davası sanıklarına “bilimsel danışmanlık”(!) hizmeti vererek, davayı çözümsüzlüğe sürüklediği mahkeme kayıtlarında tescil edilmiş kişi!

ELİ KOLU UZUN GLOBAL OYUNCU

Yurtdışında eli kolu uzun, cazip bir aktivisit! İngilizce, Almanca, Latince biliyor! Daha öğrencilik yıllarından itibaren bu türden işlerin içinde olduğunu kendisi birçok konuşmasında anlatıyor, uzmanlık sırasında arkeoloji eğitimi almış. Solcu, etnik azınlıkçı, marjinal makyajıyla bulunmaz kaftan! Ermeni lobisinin güçlü olduğu Fransa’da, Soroscu NGO’ların merkezi Danimarka-Kopenhag’da, PKK’ya yataklık eden AB ülkelerinde pek gözde. Yugoslavya’nın parçalandığı 90’larda, Bosna’da görevli! Yugoslavya’nın yedi parçaya bölünmesi operasyonunda Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin adli tıp görevlisi! Miloseviç’i ipe göndermek için Bosna’da ceset didikleyip BM’ye “işkenceden öldürüldüler” raporu veren uzman! Güney Afrika’da, Bahreyn’de, bazen sınır tanımayan doktorlar, bazen BM destekli bir NGO şemsiyesi altında sipariş raporlar hazırlayan Adli Tıpçı. Öyle ki, Bahreyn’de turist kılığına girip denizdeki cesetten parça alacak kadar korunan gözde bir görevli! Aldığı ceset parçasıyla Türkiye’ye gelip “Aha, bir işkenceden ölüm raporu daha” diyebilen bir solcu!

ÖDÜLLÜ PARALI AKTİVİST

NGO’lar Şebnem Korur Fincancı’yı ödüle boğmuş. Sonuç Bildirileri “Kahrolsun Faşist Türkiye Cumhuriyeti” diye biten uluslararası toplantıların katılımcısı. Her yıl “Türkler Ermeni Soykırımı yaptı” diyen kesimin örgütlediği, ABD Hrant Dink ödüllerinin müdavimi. Ödülün destekçileri arasında Soroscu Henrich Böll Derneği, Sabancı Üniversitesi ve Heybeliada Ruhban Okulu da var! Bu yıl Osman Kavala aldı, 2014’den beri Şebnem Korur Fincancı alıyor.

BM fonlarıyla 75 ülkede faaliyet gösteren İşkence Mağdurları İçin Rehabilitasyon Konseyi IRCT’den Bent Sorensen Grant ödülü almış!

Uğur Mumcu’nun ağabeyi, Ergenekon kumpası döneminde İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı olan Av. Ceyhan Mumcu anlatıyor. Mahkeme kayıtlarına geçmiş savunmasından bir bölümü şöyle:

EVVELA SOLCU SONRA SAĞCI

“…Bu hanımefendi, Avrupa Birliği ile bir proje imzalamış ve demiş ki: ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin emniyet güçlerinin, jandarmanın tek vasıtaları vardır: işkence. Bu ülkenin cumhuriyet savcıları ve yargıçları işkenceyi göz ardı ederler. Bu da İstanbul Tabipler Odası Onur Kurulu Başkanı, Türk Tabipler Birliği Onur Kurulu Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı profesörü olarak beni rahatsız ediyor. Artık Adli Tıp Kurumu kalkmalı, tarafsız bilirkişi olarak mahkemelerdeki yerimizi almalıyız.’

“Ve Avrupa Birliği ile gelecekte 250 işkencenin var olacağını ve bu işkenceleri istihkak karşılığında kanıtlayacağı taahhüdünde bulunuyor. Bir dernek kuruyor. Derneğin faaliyet raporunun her sayfasının altında da not var. ‘Bu sayfa Avrupa Birliği tarafından finanse edilmektedir. Ancak bu sayfada yer alan hususlar AB’yi bağlamaz…’ Bu hanımefendinin iki kimliği vardır: Evvela ‘solcu‘ sonra ‘sağcı‘dır. Sağcı sıfatıyla Zaman gazetesinde yazılar yazar, Kuranın Aydınlığında Hak Söz gazetesi onun yazılarını beğenir, alıntı yapar, sık sık MAZLUMDER tarafından ödüllendirilir, sık sık Diyarbakır Barosu tarafından işkenceye karşı çıktı diye ödüllendirilir.”

BÖLÜCÜLÜĞÜ ESKİ

Şebnem Korur Fincancı, Türkiye aleyhinde Batıcı eylem ve söylemlerde son derece tutarlı! Sağ sol, Kürt-Ermeni, laik-dinci ayırt etmiyor. Kıblesi Türkiye Cumhuriyeti’ne düşmanlık. Hendek savaşlarında TTB Onur Kurulu üyesi olarak HDP MYK Üyesi Gençay Gürsoy’un sağ koludur. Pek çok NGO şapkası var ya, Cizre’ye TİHV başkanı olarak gider ve “Cizre Srebrenistra’dır. Orada soykırım yapılıyor” diye rapor hazırlar.

DARBE GÜNÜ FİNCANCI ABD ELÇİSİYLE BERABER

ABD Büyükelçisi John R. Bass, 15 Temmuz 2016 günü, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, gazeteci Ahmet Nesin ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Şebnem Korur Fincancı’yı İstanbul’da ziyaret etti.

RSF Temsilcisi, John Bass’ın ziyareti sırasında, “Deneyimler, ifade özgürlüğü alanı daraltıldığında hükümetlerin hata yapma ihtimalinin arttığını gösteriyor” mesajı verdiğini belirtti.

BUGÜN OLSA YİNE YAPARIM

Zaman gazetesine 15 Mart 2015’de verdiği röportajda “Ergenekon davası bugün de olsa müdahil olurdum” demiş ve şöyle devam etmiş: “Ergenekon davasında hala teşhir edilmesi gerekenler olduğunu düşünüyorum. Teşhir edilecek olan insanların şu anda bir biçimde yüceltiliyor.”

YAKIN EKİPTE KİMLER VAR

Şebnem Korur Fincancı, geçen yıl 23 Ocak‘ta KHK kapsamında İÜ’deki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. 30-40 yıldır birlikte Türkiye aleyhine çalıştığı dostları, gözüyaşlı bir “son ders” şovu düzenlediler. TV kameraları kayıt yaptı, fotoğraflar çekildi, yakın dostlar kürsüden konuşmalar yapıp, Fincancı’nın ne kadar önemli bir mücadele verdiğini anlatıp övdüler. Konuklar arasında CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu, eski TTB Başkanı Gençay Gürsoy ve İHD Başkanı Eren Keskin de hazır bulundu.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir