Planlı ve kontrollü keçi otlatma orman yangınlarını önlüyor!

Toroslar’da 70 yıl çobanlık yapan bir Yörük ile İtalyan ormancılık derneği Akdeniz’deki orman yangınlarını önleme konusunda birleşiyor: Keçiler orman yangınlarını önlemede kullanılabilir. Kadim üretim geleneği ve bilgilerini göz ardı eden Türkiye’de Çobanların bildiği, dünyanın uyguladığı gerçeği yetkililer neden bilmiyor?

Türkiye gibi Akdeniz ülkesi olan İspanya orman yangınlarını önlemek için planlı ve kontrollü keçi otlatıyor ve çobanlara bu iş için para ödüyor.  İtalya ve ABD gibi ülkeler de orman yangınlarının önlenmesinde keçileri kullanıyor. Keçileri orman düşmanı olarak gören Türkiye’de ise dünyanın birçok ülkesinde yapılan bilimsel araştırmalardan uzak, ormanları yalnızca “odun” olarak gören bir anlayışla kereste üretimi öngörülüyor. 1960 yılında 27 milyon nüfusa karşılık, 24.5 milyon keçi varlığına sahip olan Türkiye’de ormanlara düşman olarak görülen keçilerin varlığı 2009’da 5 milyon seviyesine kadar düştü. Günümüzde ise yaklaşık 12 milyon seviyesinde. Orman yangınlarının yoğun olduğu bölgelerin geçmişte ve günümüzde keçi yetiştiriciliğinin en yaygın olduğu bölgeler olduğu göz önüne alındığında, planlı ve kontrollü otlatmanın orman yangınlarını önlemede önemli rol oynayabileceği, dahası mekanik örtü temizliği maliyetini de azaltabileceği öngörülebilir. Dünyada birçok ülke ormanlarda “itfaiyeci keçi birliklerini” kullanmaya başladı bile. 

İtalyan Silvikültür ve Orman Ekolojisi Derneği’nin hakemli bilimsel yayın organı olan ‘İforest’, Mart 2014’te yayımlanan bilimsel makalede, Akdeniz coğrafyasındaki orman yangınlarının önlenmesinde keçilerin etkin kullanımına ilişkin ezberleri bozan sonuçlar yer alıyor: 

“Yakın zamanlara kadar, Akdeniz ormanlarının yok edilmesinin başlıca nedenleri arasında evcil hayvanların otlatılması kabul ediliyordu ve keçiler, odunsu yemleri tercih ettikleri için seçiliyordu. 15 ila 20 yıl kadar kısa bir süre önce besi hayvanlarının kullanımı resmi olarak yanıcıların azaltılması için uygun bir araç olarak görülmese de, reçeteli otçul yoluyla yanıcıların azaltılması artık kabul edilebilir ve genelleştirilmiş bir araç haline geldi.

Keçilerin ana felaket ajanları olduğu otlatmanın, ormansızlaşmaya, belki de tarımsal açıklıklardan daha fazla katkıda bulunduğu sıklıkla tartışılmaktadır. Ancak son zamanlarda, gerçek suçluların keçiler değil, insanların sorumlu olduğu sürekli, kontrolsüz aşırı otlatma olduğu anlaşıldı. Bu nedenle ormanlara yönelik bir tehdit, irrasyonel ve kontrolsüz keçi otlatılmasından kaynaklanmaktadır. Geçmişte Akdeniz ormanlarına zarar veren, keçilerin salt varlığından ziyade yanlış yönetimidir.

Keçiler çok tuhaf beslenme alışkanlıkları sergilerler: Çevik dudakları ve çok kavrayıcı dilleri, çok kısa çimlerde otlamalarına ve normalde diğer evcil hayvanlar tarafından yenmeyen yeşilliklere göz atmalarına izin verir; bunların tümü, süt üretimi için mükemmel bir besin dönüşüm verimliliğinde birleşir. Orta düzeyde otlatmanın, yangının tutuşma riskini önemli ölçüde azaltmasa da, yayılmasını yavaşlatarak, alev uzunluğunu kısaltarak ve yangın yoğunluğunu azaltarak orman yangını davranışını değiştirdiği gösterilmiştir. Kentsel alanların yakınında otlatma, çok daha fazla yanıcı yüküne sahip olan ve otlaklardan daha fazla yangın tehlikesi oluşturan çalılıkların genişlemesini önleyebilir veya en aza indirebilir. Otlatma, ince yanıcıları ortadan kaldırarak ve yanıcı sürekliliğinin heterojenliğini artırarak ve dolaylı olarak bitki topluluğu bileşiminde daha az üretken ve daha kısa ömürlü türlere kaymaya neden olarak yangının sıklığını ve yoğunluğunu doğrudan azaltabilir.”

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir