Riskli binalarda ölümü bekliyoruz

Çözüm: Konut stoku kullanılsın!

Deprem kuşağında yer alan, belli aralıklarla büyük depremler üreterek halkımızın derin acılara garkolduğu, ardından yenisine kadar acılarımızı içimize gömerek unutup gittiğimiz, siyasal iktidarların kalıcı bir çözüm bulamadığı, büyük depremlerin de zamanının geldiği ülkemizde esaslı çözüm Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’ten geldi. Riskli ve hasarlı binalardaki vatandaşların, konut stoku evlere devlet eliyle taşınmasını önerdi. Uzmanlar bunun en acil çözüm yolu olabileceğini belirtti.

RİSKLİ BİNALARDA ÖLÜMÜ BEKLİYORUZ; ÇÖZÜM: KONUT STOKU KULLANILSIN!

İzmir’deki depremin ardından Türkiye’nin deprem riski ve alınması gereken tedbirler yine gündemde ilk sıraya yerleşti. En çok tartışılan konuların başında Marmara depremi ve sonuçları var. Uzmanlar en az 7 büyüklüğünde olacağı öngörülen Marmara depreminde 100 bine yakın vatandaşın, dayanıksız yapılar nedeniyle hayatını kaybedebileceğini söylüyor. Sadece İstanbul’da 50 binin üzerinde çökmesi beklenen bina var.

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, Türkiye genelinde 1 milyonun üzerindeki konut stoku bulunduğunu, kamu eliyle, riskli binalarda oturan vatandaşların vakit geçirmeden şu anda boş bekleyen bu binalara yerleştirilmesini, boşaltılacak riskli ve hasarlı binaların da yıkılmasını önerdi. Ayrıca çalışma hayatı içerisinde olmayan emekli vatandaşların da başka semtlere veya memleketlere göç ettirilebileceği, stok konutlara yerleştirilenlere uzun vadeli krediler sağlanabileceğini ifade etti.

PERİNÇEK: KENTLERİ DEVRİMCİ ŞEKİLDE ELE ALALIM

Aydınlık haberine göre, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek yaptığı açıklamada depremde riskleri ortadan kaldırmak için kamunun devreye girmesinin şart olduğunu bildirdi. Perinçek, “kentlerimizi devrimci bir şekilde ele almamız lazım” dedi. Perinçek, Türkiye’deki stok konutlara dikkat çekerek, “müteahhit yapmış, satamamış. Plansızlık yüzünden duvarları yapmışız ve içleri boş. Yıkılma tehlikesi olan evlerin içindeki insanlar buralara yerleştirilebilir. Yerleşen kişilerin gelir durumuna göre kredi de sağlanabilir, devlet kaynakları da kullanılır. Böylece İstanbul yıkımına önceden tedbir alınmış olunur. Devletin desteği ve oraya yerleşen insanların katkılarıyla geleceğe yönelik bazı tedbirler alınabilir” ifadelerini kullandı.

SİYASİ İRADE ŞART!

Eski İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe, devletin acil müdahalesinin şart olduğunu söyleyerek, “23 yıldır bunu durmadan söylüyorum” dedi. Gökçe, siyasi irade vurgusu yaparak, “insanların bu işin altından çıkabilme şansları yok. Kamu desteği şart. Problemli olan yapıların boşaltılması ve o yapıların güçlendirilmesi gerektiğini hep söylüyorduk. Siyasi iradenin İstanbul’da problemli yapılarda oturan vatandaşlarımızı derhal başka depreme dayanıklı yapılara aktarması gerekir. İstanbul’dan Tekirdağ’a kadar bir sürü yazlık konutlar var. Dolayısıyla o yazlık konutlara insanların bir kısmı yerleştirilebilir veya İstanbul’daki boş konutlara insanları aktarabiliriz. Çalışma hayatı içerisinde olmayan emekli vatandaşlarımız da başka semtlere veya memleketlerine gönderilebilir. Yeter ki bu irade kullanılsın” önerisinde bulundu.

KANAL İSTANBUL’A HARCAMA BİNALARA HARCA

“Gereksiz” projelere ayrılan kaynakların, depreme yöneltilmesini öneren Gökçe, “Devlet ‘ben evinizi yapacağım’ diye söz versin. Geçici olarak prefabrik evler bile yapabilir. Risk altında kalmaktan çok daha iyi olur. Bunlar çok zor işler değil yeter ki devleti yönetenler gönüllü olarak bu işe evet desinler. Kaynaklarımızı da Kanal İstanbul gibi gereksiz yerlere harcamamamız lazım. İzmir’de 17 yapı çöktü 5 gündür kurtarma çalışmaları tamamlanamadı. İstanbul’da 50 bin üzerinde yapının çökeceğini biliyoruz. Bu da 1 milyon civarında daire demektir. Bunun altından çıkmak mümkün olmaz. Bu nedenle depreme yakalanmadan bu sorunu çözmek lazım” dedi.

KAR AMACI OLURSA KENTSEL DÖNÜŞÜM YÜRÜMEZ

Afet Yönetimi Uzmanı Kubilay Kaptan, beklenen Marmara depremi öncesi en acil yapılabilecek uygulamanın “konut stoku kullanımı” olduğunu belirterek, ilk dikkate alınması gereken binaların “göçecek” diye tabir edilenler olması gerektiğini söyledi. Kaptan, “bu çözüm devlet eliyle hayata geçebilir. Bu öneri ışığında kamunun ön ayak olup, vatandaşların şu anda satılamayan ya da boş bekleyen güvenli binalara sevk edilmeleri son derece elzemdir ve doğrudur. Daha önce kentsel dönüşümü müteahhitle yapmayı denedik, olmadı. Çünkü özel kişilere bırakılarak bu iş olmuyor, olamaz da. İşin içine kar giriyor… İlk önce ağır hasarlı ve göçecek olan evlerde yaşayan vatandaşlarımızın sevk edilmesi gerekiyor. Nasıl başlanacaksa başlansın ama bir an önce vatandaşlarımız bu riskten çekilip alınsın” değerlendirmesinde bulundu.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir