Salda Gölü’nün son hali içler acısı….

Türkiye’nin en güzel göllerinden biri son 5 yılda adım adım yıkım tanrısına kurban edildi. Önce ayakkabıyla bile basılmaması gereken gölün hidromanyezit kumullarının üzerinde off-road dahil her türlü insan tahribatına seyirci kalındı, ardından da her türlü itirazlara rağmen millet bahçesi projesi gündeme geldi. Nisan başında halk salgında evlerine kapanmışken Salda’nın beyaz beyaz kumları iş makinesi ve kamyonlarla tahrip edilerek mıcır olarak kullanıldı. Sonrasında ise el arabası ile geri taşınarak tırmıkla geri serildi…

Salda Gölünde inatla başlanan millet bahçesi için bir yandan yargı süreci diğer yandan ise millet bahçesinin inşaatı sürüp giderken kış mevsimine girdiğimiz şu günlerde gölün metrelerce çekildiği görüldü. Kuraklık Salda’yı da vurdu.

Bazen söz tükeniyor. Coğrafya anlatıyor kendini, hep altını çizdiğimiz gibi bu topraklarda son sözü hep su söylüyor. Ancak dinleyen, anlayan olursa bir anlamı var bu sözlerin…

Türkiye’de yıllardır yitip giden coğrafya karşısında hep bir “öncesi-sonrası” kıyasımız oluyor. “Cennet gibi bir coğrafyamız var” dediğimizde nereyi kast ediyorsak mutlaka orası için bir “cehennem” tablosu yaratılıyor. Yıkımla sınanan bir coğrafyanın doğal varlıkları birer birer “sermaye” tanrısına kurban edilirken yeryüzünün yeterince keşfedilmemiş son kıtası olan Anadolu, sırlarıyla birlikte yok oluyor…

Küresel ısınma ve iklim krizine karşı önlem almayı her işin başına koyması gereken bir Bakanlık, bir yönetme ve rant sağlama biçiminin araçlarından biri olan millet bahçeleri yapma derdinde.

Salda Gölü hayalete döndüğünde ne bahçe kalacak geriye ne de kıyısında nefes alabilecek bir millet….

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir