AK Parti’den 18 Uygulaması açıklaması

Yasal bir uygulama olan imar çalışması AK Parti yönetimini rahatsız etti

3194 Sayılı İmar Kanununun 18’nci maddesine izafeten halk arasında “18 Uygulaması” diye anılan, amacı imara elverişli konut alanı elde etmek gibi bir kamusal hedefe sahip imar çalışması üzerindeki tartışmalar yoğunlaşıyor. Yasal bir imar çalışması olan 18 Uygulamasının Ak Parti yönetimindeki rahatsızlığın sebeplerini CHP İl Başkanı İzzet Akbulut’a sorduk: “Belediye, dışarıdan bir hizmet alarak uygulattığından rahatsızlar. Vatandaşla Belediye’yi karşı karşıya getirme telaşındalar” dedi.

Vatandaşın mutabakatı alınmadan doğrudan idare tarafından cebren uygulanan ancak doğru düzgün imar için de gerekli ve zorunlu bir uygulama olan Bağlar Mahallesi’ndeki 18 Uygulaması, önce AK Parti İl Başkanı Volkan Mengi’nin mahalle sakinlerini “dikkat edin ata yadigarı malınız mülkünüz elinizden alınabilir” diye kışkırtıcı sosyal medya paylaşımıyla başlayan 18 Uygulaması polemiği sertleşiyor. AK Parti Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Okan, konuyla ilgili olarak yazılı bir açıklama yaparak Belediye Başkanlığı’na çağrıda bulundu.

18 Uygulamasını kendiniz yapın diye çağrıda bulunan Okan şunları paylaştı:

BURDUR BELEDİYESİ ve KAMUOYUNA ÇAĞRIMIZDIR:

“MAĞDURLARIN SESİNİ DUYUN, YANLIŞTAN BİR AN ÖNCE DÖNÜN”

18 Uygulaması Burdur’un geleceği ve vatandaşlarımız için azami önem arz eden bir husustur. Son haftalarda sıkça konuşulan ve tartışılan konuların başında gelen 18 uygulaması ‘siyasalaştırma bahanesi’ ilesulandırılarak ört bas edilecek bir husus değildir. Bu sebeplerden ötürü başta Burdur Belediyesi olmak üzere Vatandaşlarımıza da bazı tavsiye ve önerilerimiz olacak.

18. Madde uygulamasının mağdurları ne yazık ki oldukça fazladır. Bu insanlar korku ve çaresizlikten ne yapacaklarını bilememelerinden dolayı tekrardan bu açıklamayı yapmak zorunda kaldığımız da bilinmelidir.  Sayın Belediye Başkanı artık bu hususta mağdur olan vatandaşların sesini duymalı, egosunu ve kibrini bir kenara bırakması gerekmektedir. Varsın döndüğünüz bu yanlıştan doğacak başarı sizlerin olsun. Bizler için esas olan Burdur’un kazanımlarıdır.

 ‘Nazım İmar Planı’, Burdur Belediye Meclisi’nin 2012 yılı Mart ayı toplantısında (genellikle mahkemelik olan konuların çözüldüğü) oy birliği ile kabul edilmiş, geçtiğimiz yıllarda da Belediye Başkanı bu değişikliğinde yetersiz olduğunu ve yeni bir imar revizyon planının şart olduğunu açıklamıştır. Ama CHP’li Burdur Belediyesinin bu söylemlerine inat şuan 1987 imarından kalan plana göre 18 uygulaması yapıldığını üzülerek açıklamak zorunda kalıyoruz. Bu tezatlığa karşı CHP’li Burdur Belediyesinin yoldan geçenlere yaptırdığı bu 18 uygulamasını hemen durdurması şehrin geleceği açısından büyük önem arz ediyor.

CHP’li Burdur Belediyesine sesleniyoruz;

Burdur’umuzun yeni ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ilk önce yeni imar revizyon planı hazırlanması akabinde ise 18 uygulaması yapılması gerekmektedir. Böylelikle 3 kat sendromun çözülerek katların artırılması, yeni ticari alanlar oluşturulması, dar sokakların genişletilmesi sağlanmış olacaktır.

Bunun yanında 18 uygulamasının dışarıdan birilerinin yapması halkın mağduriyetini arttırmakta ve muhatap bulamamaktadırlar. Bu yüzden belediye bünyesindeki harita mühendisleri ve teknikerleri tarafından yapılarak uygulamaya geçmesi gerekmektedir.

Aynı 18 uygulamasını Bucak Belediyesi şu an 600 dönüm arazide belediyenin bünyesindeki teknik personeller tarafından ÜCRET ALMADAN yapmaktadır. Burdur Belediyesi bu işi Bucak belediyesine sorarak yapmasını da tavsiye eder hatta AK Parti Teşkilatı olarak diyaloga da yardımcı oluruz.

Halkımıza da seslenerek birçok kişinin haberi olmadan yapılan işlemleri için kanundan haklarını tekrar hatırlatmak istiyoruz:

(4/7/2019 tarihli 7181 sayılı kanunun 9. maddesi) Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir.

İMAR KANUNUNUN 18 İNCİ MADDESİ UYARINCA YAPILACAK ARAZİ VE ARSA DÜZENLENMESİ İLE İLGİLİ ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

 İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar

 Madde 10 – İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır:

a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır,

b) Plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır,

c) Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde,

İmar parselasyon plânları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir.

DANIŞTAY 6.Dairesinin 17.01.2000 tarih, E.1998/6414, K.2000/106 sayılı kararı;

(Değer artışında eşitlik hk.)

Özet: “Parselasyon işlemi sonucunda taşınmazlar arasında oluşan değer farkının iptal nedeni olabileceği, bu durumun tazminat hukuku kapsamında olmadığı hk.”

“3194 sayılı Yasanın 18 inci maddesi uyarınca imar plânı bulunan alanlarda plân hükümlerine uygun olarak imar parselleri oluşturmak amacıyla parselasyon işlemleri yapılmaktadır.

Anılan madde uyarınca yapılan parselasyon işleminde kişilerin, düzenlemeye giren parselleri ile düzenleme sonrası tahsis edilen parselleri arasında değer farkı bulunması durumunda, parselasyon işlemlerinin yasa ve yönetmeliklere aykırılığı öne sürülerek iptalinin istenmesi gerekmektedir.

Söz konusu değer farkı bir iptal nedenidir ve tazminat hukuku kapsamında değildir. Bu nedenle davanın bu gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinde sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.”

İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Hakkında Kanun’ un uygulanması sırasında kamu hizmetlerine ayrılan alanları karşılamak için terk yapılan bir alanda, İmar Kanunu madde 18’ e göre uygulama yapılırken yeniden düzenleme ortaklık payı alınması işlemi de hukuka aykırı olacaktır. (Danıştay 6. Dairesi’nin 18.1.2010 tarih ve 2009/8585 E. 2010/167 K. numaralı kararı)

[3d-flip-book mode="thumbnail-lightbox" urlparam="fb3d-page" 
id="12654" title="false" lightbox="dark"]
Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir