Başkan Şimşir uyarıyor; Kıdem Tazminatında oyuna gelmeyin!

24 Ocak Kararlarından bu yana hâkim sınıfların ve siyasi iktidarların 40 yıldır kaldırıp kaldırıp sert kayaya çarparak ayaklarına düşürdükleri ağır Kıdem Tazminatı taşının yeniden AK Parti Hükümetince gündeme getirilmesi Türkiye kamuoyu gündemine bomba gibi düştü. Siyasi iktidarın hazırladığı Yeni İstihdam Kalkanı Programı içine elma şekerine bulanmış bomba gibi koyduğu Kıdem Tazminatının fona devredilmesi projesi işçi sınıfı ve örgütlerini hareketlendirdi. Bu kapsamda Vatan Partisi Isparta İl Başkanı Bilal Şimşir KıvılcımHaber’in sorularını cevaplandırdı. Başkan Şimşir, işçileri ve sendi temsilcilerini oyuna gelmemeleri konusunda uyardı

KıvılcımHaber: Siyasi iktidarın üzerinde çalışma yaptığı belirtilen Yeni İstihdam Kalkanı Programı’nda Kıdem Tazminatı hakkına yönelik en ciddi tehlike nedir?

Bilal Şimşir: Tehlikeli olan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi düzenlemesinden daha da tehlikeli ve güncel olanı, KIDEM VE İHBAR TAZMİNATINI İLE (İŞE İADE DAVASI AÇMA GİBİ) İŞ GÜVENCESİ HAKLARINI TÜMÜYLE ORTADAN KALDIRACAK olmasıdır.

KıvılcımHaber: Bu düzenleme tuzaklarla dolu bir düzenleme. Birçok tehlikeli hüküm içermektedir. Ancak bir tehlike var ki hepsinin önüne geçiyor ve kamuoyu bu tehlikenin genelde farkında değil. Bu konuyu biraz açar mısınız?

Bilal Şimşir: Yeni İstihdam Kalkanı Programında, 25 yaşın altında ve 50 yaşın üstündeki işçiler için, belirli süreli iş sözleşmesinin kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılacağı belirtilmektedir.

KıvılcımHaber: Belirli süreli iş sözleşmesi nedir? Belirli süreli iş sözleşmesinin kullanılmasının önünde ne tür engeller var?

Bilal Şimşir: 16 milyon dolayında işçiyi doğrudan ilgilendiren 4857 sayılı İş Kanunu’na göre (Madde 11), “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar.”

Bu maddeye göre, örneğin, tarladan hasat edilen şeker pancarı şeker fabrikasına getirilince, kampanya dönemi başlar. Kampanya döneminde belirli süreli iş sözleşmesiyle işçi çalıştırılabilir. Ya da bir baraj inşaatı üstlenen bir yüklenici, baraj inşaatı 3 yıl sürecekse, binlerce işçiyle 3 yıllığına belirli süreli iş sözleşmesi imzalayabilir. Ancak, işin sürekli olduğu bir fabrikada veya benzer başka bir işletmede belirli süreli iş sözleşmesiyle işçi çalıştırılamaz.

KıvılcımHaber: Belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışmanın işçiye ne zararı var?

Bilal Şimşir: Yürürlükteki mevzuatımıza göre, belirli süreli iş sözleşmesi süre sonunda kendiliğinden sona erdiğinde işçiye KIDEM TAZMİNATI VE İHBAR TAZMİNATI ÖDENMEZ; İŞÇİNİN İŞ GÜVENCESİ YOKTUR; İŞE İADE DAVASI AÇAMAZ.

KıvılcımHaber: Bunu hangi kanun söylüyor?

Bilal Şimşir: 4857 sayılı İş Kanunu, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatının ancak belirsiz süreli iş sözleşmelerinin belirli biçimlerde sona ermesinde ödeneceğini belirtiyor. İş güvencesi veya işçinin işten çıkarılması durumunda işe iade davası açma hakkı da ancak belirsiz süreli iş sözleşmeleri için geçerli.

KıvılcımHaber: Bu konuda Yargıtay kararı var mı?

Bilal Şimşir: Belirli süreli iş sözleşmelerinin kendiliğinden sona ermesinde işçinin bu haklarının bulunmadığını en güzel anlatan, YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME BÜYÜK GENEL KURULU’nun 2018 yılındaki kararıdır. Esas No. 2017/1, Karar No. 2018/2 no.lu bu karar, 29.6.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır; isteyen kolaylıkla erişebilir. Bu kararın bir bölümü şöyledir:

“Belirli süreli iş sözleşmesi, kural olarak, herhangi bir fesih beyanına gerek olmaksızın sözleşmede belirlenen sürenin geçmesiyle kendiliğinden sona erer. Bunun sonucunda bu tür sözleşme ile çalışanlar İş Kanununda yer alan bazı haklardan yararlanamazlar. Gerçekten belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar, eğer iş sözleşmesi sürenin bitimi ile kendiliğinden sona ermişse, kıdem tazminatına hak kazanamadıkları gibi, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için öngörülmüş olan bildirim öneli belirli süreli iş sözleşmeleri için uygulanmaz. Bunun gibi, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanlara bildirim öneli verilmediği gibi, bu sözleşmeyle çalışanlar bildirim önelleri içinde herhangi bir ücret kesintisi yapılmadan işçiye verilmesi gereken iş arama izninden de yararlanamazlar. Daha da önemlisi belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışanlar iş güvencesinin kapsamına girmezler. Bir başka deyişle belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler işe iade davası açamazlar.”

KıvılcımHaber: İşverenler ne istiyor?

Bilal Şimşir: İşverenler, kıdem tazminatı fonu istemiyor. İşverenlerin isteği, belirli süreli iş sözleşmelerini istedikleri gibi kullanabilmeleri, bu konudaki kısıtlamaların kaldırılması. Böylece kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve iş güvencesinden tümüyle kurtulmak istiyorlar. Hâlbuki kıdem tazminatı fonunda kıdem tazminatı ödemeyi sürdürecekler.

KıvılcımHaber: Belirli süreli iş sözleşmelerinin sendikalara zararı olacak mı?

Bilal Şimşir: İşverenler belirli süreli iş sözleşmelerini istedikleri gibi kullanabilirlerse, işyerlerinde örgütlü sendikalardan da kurtulabilecekler. Örneğin, 6 aylık veya bir yıllık belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalışan işçilerin sendikalara üye olmaları ve toplu iş sözleşmesinden yararlanmaları da fiilen imkânsız hale gelecek. Bu nedenle, belirli süreli iş sözleşmelerinin kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılarak işverenler için dikensiz bir gül bahçesinin yaratılması, sendikaların da sonunu getirecek.

KıvılcımHaber: Bu tehdit hangi işçileri doğrudan etkiliyor?

Bilal Şimşir: Eğer böyle bir düzenleme kabul edilirse, ilk aşamada 25 yaşın altında ve 50 yaşın üstündeki işçilerin bu tarihe kadarki kıdem tazminatları ödenecek ve temizlenecek, daha sonraki çalışmaları da belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında sürdürülecek. Böylece bu yaş gruplarındaki işçilerin KIDEM TAZMİNATLARI, İHBAR TAZMİNATLARI VE İŞ GÜVENCELERİ ortadan kaldırılacak. Bir sonraki aşamada da 25-50 yaş grubundakiler bu kapsama alınacak. Bu nedenle bu tehdit, 16 milyon dolayındaki işçiyi doğrudan ilgilendirmekte, beyaz yakalı işçilerle mavi yakalı işçileri, sendikalı işçilerle sendikasız işçileri, farklı işyerleri ve işkollarındaki işçileri birleştirmektedir.

KıvılcımHaber: Peki, kıdem tazminatı fonu ve tamamlayıcı emeklilik sistemi konusunda bir kanun teklifi veya taslağı var mı?

Bilal Şimşir: Hayır, bugüne kadar kamuoyuna açıklanmış bir kanun taslağı veya teklifi yok. Hatta bu konunun sonbahara erteleneceğine ilişkin haberler var. Bu konudaki tartışmalar, Anadolu Ajansı’nın 15 ve 16 Haziran tarihlerindeki haberine ve Sayın Bakan’ın yaptığı bazı açıklamalara dayanıyor. Ortadan bir taslak yok; ancak herkesin dikkati bu tartışmalara odaklanıyor. Anlaşıldığı kadarıyla, herkesin dikkati hiç olmayan veya ortaya çıkarılmayan bir taslak üzerinde yoğunlaşmışken, 4857 sayılı İş Kanununun ilgili maddesine küçücük bir ekleme yapılarak, sözü edilen yaş grubundaki işçilerin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve iş güvencesini ortadan kaldırmaktır.

KıvılcımHaber: Böyle bir düzenleme nasıl yapılır?

Bilal Şimşir: Çok basit. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde komisyonlardan geçmiş ve Genel Kurula gelmiş bir kanun teklifine bir milletvekilinin önerisiyle şu ekleme yapılırsa, bu haklar ortadan kaldırılmış olur: “4857 sayılı İş Kanununun 11. maddesine şu hüküm eklenmiştir: Belirli süreli iş sözleşmelerinin kullanılmasına ilişkin kısıtlamalar, 25 yaşın altındaki ve 50 yaşın üstündeki işçiler için uygulanmaz.” Bu kadar basit.

KıvılcımHaber: Çalışma Bakanlığı’nın bu konudaki tavrı ne?

Bilal Şimşir: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 30 Mayıs 2014 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Ulusal İstihdam Stratejisi (2014-2023) belgesinde de şöyle yazmaktadır: “Belirli süreli iş sözleşmeleri için belirlenen süre içerisinde tekrarlanma imkânı sağlanacaktır. İşgücü piyasalarına esneklik sağlayan bir sözleşme türü olan belirli süreli iş sözleşmelerinin kullanımının kolaylaştırılması amacıyla İş Kanununda gerekli düzenleme yapılacaktır.” (s.67)

Yeni İstihdam Kalkanı Programında yer alan düzenleme, bu amaca yöneliktir.

KıvılcımHaber: Peki, ne yapmalı?

Bilal Şimşir: Önce bu gerçek tehdidin ve büyük tehlikenin farkında olmak gerekir. Kıdem tazminatı fonu ve tamamlayıcı emeklilik sistemi tartışmaları, gerçek tehlikeyi perdelemek için kullanılmaktadır. İşverenlerin de, işçilerin de istemediği böyle bir düzenleme kesinlikle yapılmayacaktır. Ancak bu konuda kamuoyu meşgul edilirken, İş Kanununda ufacık bir değişiklikle, 25 yaşın altı ve 50 yaşın üstündeki işçilerin bu tarihten sonraki KIDEM TAZMİNATI, İHBAR TAZMİNATI VE İŞ GÜVENCESİ, belirli süreli iş sözleşmeleri kullanılarak, tümüyle ortadan kaldırılabilecektir. VATAN PARTİSİ, tüm işçilerimizi ve sendikalarımızı bu konuda duyarlı olmaya ve haklarına sahip çıkmaya davet etmektedir.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir