Bu anlaşma, ABD yenilgisinin resmi belgesidir

9 günlük Barış Pınarı Harekâtı sonunda PKK-PYD teröristlerinin 8 yılda kurduklarını 8 günde kaybetmenin telaşı ve şoku içinde ağababaları ABD’nin, belirli bir mutabakata varmak için Ankara’ya başvurmaları, Ankara’nın yolunu tutması üzerine ülkede bozguncular asker olmadıkları, strateji ve taktiklerden anlamadıkları, konunun uzmanı olmadıkları halde ahkâm kesmeye, Mehmetçiğin başarısını küçültmek için iş başı yaptı. Ancak olayı nesnel olarak değerlendirenler de var. Kimilerinin ateşkes diye nitelediği harekâtın geçici olarak durdurulmasını değerlendiren Em. Hava Kurmay Albay İhsan Sefa’nın görüşlerini KıvılcımHaber okuyucu ve izleyicilerinin bilgisi ve ilgisine sunuyoruz.

Bilindiği üzere 9 Ekim 2019 günü akşam saatlerinde başlayan Barış Pınarı Harekâtı, 9 gün sonra 17 Ekim akşam saatlerinde ABD ile anlaşılarak geçici olarak durduruldu. Geçici diyoruz çünkü 5 gün içinde PKK/PYD çapulcularının ağır silahlarını bırakarak Türkiye’nin güvenli bölge olarak ilan ettiği 32 km’lik sınır gerisine çekilmemeleri halinde yeniden başlayacaktır.

ABD heyeti ile yapılan görüşmeler sonunda basın açıklaması yapan ABD Başkan yardımcısı Pence, YPG/PKK’nın güvenli bölgeden çekileceğini, harekâta 120 saat ara verileceğini ve bu süre içinde ABD’nin YPG’nin güvenli bölgeden çıkmasını sağlayacağını açıklamıştır.

Bazı çevreler buna ateşkes ifadesi kullanmaya kalkışıyor. Bu ateşkes değil, TSK’nın geçici olarak harekâtı durdurmasıdır. Şayet illa da ateşkes diyecekler ise ABD ile Türkiye arasında ateşkes ifadelerinin kullanılması daha doğru olur.

Türkiye’nin bu harekâtı devam ettirip, eline geçmiş olan tarihi fırsatı kullanıp, PKK/PYD’yi tamamen imha edip, milletimizi 39 yıllık bu beladan kurtarması hepimizin arzusu ve beklentisiydi. Suriye ile el sıkışmamanın sonucunda dünya kamuoyundan gelen ve bizi işgalci gösteren baskılarla bu harekât şimdilik aspirin tedavisi olarak kalmıştır.

Anlaşma sorunu tamamen çözmekten uzak olmakla beraber aspirin tedavisinin hastayı rahatlatması gibi harekât şimdilik hedefine ulaşmıştır. Türkiye’nin aylardır ABD ile anlaşamadığı güvenli bölge sınırı Mehmetçiğin namlusuyla çizilmiştir.

ABD’NİN KARA ORDUSUNA GÜVENİ TAMDI

ABD, Türkiye’ye 5-6 km’lik derinlikte bir güvenli bölge önermiş, Türkiye’yi de bunu kabul etmeye zorlamış, aylarca oyalamıştı. Geçen süre içerisinde de kara ordum dediği PKK/PYD’ye 30 bin TIR silah ve mühimmat vermiş, eğitmiş, yeraltı tünelleri, korunaklar, mevziler inşa ettirtmişti. Kısacası Türkiye’nin yapacağı bir harekâta karşı kara ordusunu her yönü ile hazırlamıştı.

ABD yönetimi umuyordu ki Mehmetçik sınırdan 3-5 km girer ve ilerleyemez, harekât stabil hale gelir ve aylarca sürer, silah ve mühimmatı da yetersiz kalarak Türk kamuoyunda da olumsuz sesler yükselir, böylelikle istediklerini alırlar.

TSK bu harekâtta, yüzde 70’lere varan oranda milli silahlarımızı ve yüzde 90’lara varan oranda da milli mühimmatımızı kullanmıştır. Özellikle de mühimmat yönünden dışa bağımlı kalınmamıştır. Asıl önemli olanı da destanlar yazan Mehmetçiğimizdi.

ABD ŞOKTADIR

Dünya kamuoyu da şoktadır. Bütün karalama kampanyalarına rağmen tek bir sivil zarar görmeden 9 gün içerisinde:

* İki büyük ilçe merkezi ile bir belde ve onlarca köy terörden kurtarılmıştır.

* 700 den fazla terörist etkisiz hale getirilmiş, 600 den fazlası kaçmış, toplamda 1300’den fazla terörist harekât dışı bırakılmıştır. Buna karşın maalesef 4 asker şehidimiz, 47 yaralımız, bizim kontrolümüzde harekâta katılan ‘Özgür Suriye Ordusu’nun ise 32 şehit ve 123 yaralısı vardır.

Teröristlerin sivilleri kalkan olarak kullandığı bir ortamda sivillere en ufak bir zarar verilmeden çok kısa sürede ve çok az zayiatla Mehmetçiğimizin kazandığı zafer, dünya harp tarihinde eşi görülmemiş örnek zaferlerden biri olarak yerini şimdiden almıştır.

Bu zafer ile Türkiye’nin bölgede büyük bir askeri güç olduğu bir kez daha kanıtlanmış ve ABD’yi korkutmuştur.

Mehmetçiğin bu kadar kısa zamanda akıllara durgunluk veren başarısı, Türk askerinin gücünü unutanlara ders niteliğinde olmuştur. ABD Başkanı Trump’ın küstah tehditleri, bir iyi polis bir kötü polis tivitleri alay konusu olmuş, ancak harekâtı durdurmaya yetmemiştir. Baktılar ki Türkiye tehditlere baskılara boyun eğmiyor, kara orduları gözleri önünde eriyip gidiyor, soluğu Ankara’da aldılar. ABD tarafı Türkiye’nin isteklerini kabul etmiştir. Türkiye’nin kontrolünde PKK/PYD’de temizlenmiş, 32 km derinlikte bir güvenli bölge oluşması karara bağlanmıştır. Anlaşmanın 1 ve 3’ncü maddelerinde NATO müttefikliğinden bahsedilerek müşterek menfaatler ve birlikte hareket etmek gibi ifadelere yer verilerek, Türkiye’nin NATO ile bağları tazelenmeye çalışılmış ise de anlaşmanın asıl özü Suriye’deki güvenli bölge konusunda Türkiye’nin isteklerinin ABD tarafından tamamen kabul edilmiş olmasıdır.

ABD yenilmiştir. Kara ordusunu ise şimdilik imhadan kurtarmıştır.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sanalbasin.com üyesidir