Hükümet, çözümü kendisini devirme faaliyetleri içinde bulunan ABD’de arıyor

Seçimlerin üzerinden 10 gün geçti. Seçim tartışmaları hala gündemi meşgul etmeyi sürdürüyor. Sonunda başka çarenin olmadığı ve zamanın kendi aleyhlerine işlediğini, İmamoğlu’nu büyüttüklerini kavrayınca mazbatayı kesseler bile iktidar da muhalefet de hala seçimi tartışıyor. Asıl ve acil sorunlar tartışılmıyor. Halk, sağanak gibi gelen zamlarla boğuşuyor.

Üretici kesimler, çiftçi ve sanayici üretemiyor. TOBB, TÜSİAD, TZOB gibi ekonomi örgütleri seçim biter bitmez, seçimi bırak, ekonomiye bak talebini dillendirmişti. Üretim ve istihdam odaklı ekonomi öneren üretim çevreleri, Hükümetin kapısını çaldığı mali çevreler için “çözüm değil uyarısı” yapıyor.

Ekonomik kriz yayılarak çevresine ateş saçmaya devam ediyor.

Seçim sürecinde izlenen seçim ekonomisi varolan kaynakları da tüketti; bütçeyi yedi bitirdi.

Önümüzdeki dönemde seçim ekonomisi uygulaması alarm zillerinin çalmasına sebep olacağı belirtiliyor.

Dövizdeki yangın sürüyor.

Yatırımcının yüreğini hoplatan bir inip bir çıkma hareketi sürüyor.

İşsizlik yüzde 13’ün üzerinde

Genç işsiz ise yüzde 25’lerde

Her 4 gençten biri işsiz

Enflasyon yüzde 20’lerde seyrediyor.

Faizler gittikçe yükseliyor.

Ekonomik durgunluk had safhada

Slumpflasyon ortalığı kırıp geçiriyor.

Halkın minderi tutuşmuş; yakında sesini yükseltmeye başlayacak.

Bütçe açığı son dönemlerin zirvesinde ve alarm veriyor.

Bütçe açığı şu an 16 milyar Türk lirası.

Geçen senenin bütçe açığı 200 milyar Türk lirasıydı.

Merkez Bankası net rezervi, fiili kullanabilecek yedek, 17 milyar dolara düşmüş.

Dış borcun Gayrisafi Yurtiçi Hasılaya oranı 2001 krizi seviyesinin üzerinde, yüzde 56,7’lerde seyrediyor.

Ancak bu zor ve moral bozucu şartlara rağmen iktidar da muhalefet de seçim tartışmasıyla vakit harcıyor.

Sanki Brecht’in, Turandot ve Aklayıcılar Kongresi adlı oyunundaki gibi, “Sarı Irmak var mı” diye tartışan, bu sırada da taşan ırmağın sellerinin bastığı Aklayıcılar Kongresi’ndeki Ukalâ takımına benziyorlar.

15 gündür izliyoruz.

İşçi, çiftçi, sanayici, esnaf çığlık çığlığa

Seçim sürecinde sessizliğini koruyan işçi, çiftçi, sanayici, tüccar, esnaf örgütleri seçimin bitmesiyle birlikte harekete geçti. Ardardına açıklamalar yapıyorlar.

Ateş bacayı sarmış durumda

İlk önce TÜSİAD açıklama yaptı.

“Artık ekonomiye odaklanalım!”

Ardından TZOB Başkanı Bayraktar sandıklar kapanır kapanmaz yaptığı açıklamada, “artık seçim sürecini hızla geride bırakalım, gündemimizi ekonomiye, tarıma çevirelim” çağrısı yaptı.

TOBB da durumdan rahatsızlığını belirtiyor.

Özellikle sanayici ve ticaret odaları büyük rahatsızlık duyuyorlar.

“Sanayici can, partiler seçim derdinde” ifadesini kullanıyorlar.

Artık ekonomiye dönülsün istiyorlar.

Ziraat Mühendisleri Odasın Genel Başkanı Özden Güngör, “herkes hâlâ seçimle meşgul. Ama çiftçi, üretici, sanayici, tüccar, esnaf herkes yanıyor. Zamlar sürüyor, döviz yükseliyor, üretimde maliyetler artıyor. Tarım sektörü yerlerde sürünüyor. Türkiye kısır çekişmeleri bırakıp hemen ekonomiye odaklanmalı. Türkiye’de gerginlik bitmeli ve ülke artık üretime yönelmeli. Bir an önce yaşanan krize çözüm aranmalı. Kimsenin lüksü kalmadı. Bütün partiler bir araya gelmeli. İşbirliğine girmeli. Ben, sen politikasının yerini ‘biz’ almalı” şeklinde açıklama yapıyor.

Maliye Bakanı Berat Albayrak, Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019 adını verdiği reform programını açıkladı.

Ardından da ABD’ye mali kuruluşlardan para aramaya gitti.

Oysa Türkiye’nin ABD’de borç para arayışlarını ve tarımdaki ithalat politikasını da eleştiren Güngör’ün dediği gibi, mevcut politikalar derhal terk edilmesi gerekmektedir. S-400 alımından vazgeç, Suriye’de Fırat’ın doğusuna operasyon yapma, Astana sürecinden çık, Doğu Akdeniz’de İsrail’e direnme, Ege’de itiraz etme, Karadeniz’de ABD ile işbirliği yap, Krizin faturasını halka yıkacak önlemler al gibi ağır borç verme şartları ileri süren ABD ve Batılı finans kuruluşlarının koyduğu şartlar kabul edilemez durumdadır.

Maliye Bakanı’nın Trump’la özel ikili görüşmesinde neler konuşuldu, hangi vaatler yapıldı kamuoyu merak ediyor.

Prof. Dr. Oğuz Oyan, iktidarın panik ve telaş içinde hareket ettiğini söylüyor ve ekliyor:

İMF’siz İMF programı uygulamaya çalışıyor.

Hükümet iyice sıkışmışlık içinde

Ağır şartlarla para arayışı içinde

Neoliberal program içinde bir deneme daha yapma çabası içindeler.

Yani uluslararası mali çevreleri ikna için krizi halkın sırtına yıkma programı peşindeler.

ABD’deki para arayışından çözüm çıkmaz.

Borçlanma ekonomisinde duvara dayandık.

Üretim ekonomisi dışında bir çıkış yok.

Açıklanan programda üretimden sözedilmiyor

Gelinen noktada AK Parti koskoca ülkeyi rezil rüsva ediyor.

Tek başına yönetemeyeceği kadar kriz ağır

Türkiye’nin milli kuvvetlerinden oluşan Milli Mutabakat Hükümeti ihtiyacı yakıcı halde

Cumhurbaşkanı behemehâl ve acilen bu yönde çağrı yapmalı

Aksi takdirde yarın geç kalınmış olacağı çok somut

KİTABIM: “ATA ETİ, İTE OTU!”

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sanalbasin.com üyesidir