“Koca Göl’ü öldürdük”; Burdur için tehdit kapıda

Bilim insanlarınca çekilmesinin artık geri dönüşü mümkün olmayan seviyeyi geçtiği ve öldüğü ifade edilen tehdit altındaki Türkiye’nin 7’nci büyük gölü ve en derin göllerinden olan Burdur Gölü, halk sağlığını tehdit ediyor.

Göller Yöresinde Söğüt Dağı’yla Suludere Yayla Dağı arasında doğu-batı yönünde uzanan oluk şeklinde çöküntü havzasının sularla dolması sonucu oluşmuş tektonik bir göl olan Burdur Gölü, insan hayatı için tehlike oluşturmaya başladığı iddia ediliyor.

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İskender Gülle, “koca gölü öldürdük” diyor.

Prof. Dr. Gülle’nin bilimsel tahlillerine göre su oranındaki azalış durdurulamayacak.

Yapılabilecek tek girişim, çekilişi asgariye çekebilmek.

Ancak gene de eskisi gibi olmayacak.

1980 yılından beri tuzluluk oranı yüzde 40 arttı.

Önümüzdeki 10 yılda bu oran yüzde 70’e tırmanacak.

Ve tuzluluk deniz suyunu geçecek.

Kuş türleri azalacak.

Popülasyon etkilenecek.

Ekolojik zenginlik yok olacak.

Sadece hayvan hayatını değil insanlar için de tehlike çanları çalıyor.

Yaz sıcaklıklarında artış olacak.

Kışları daha sert geçecek ve daha çok don olayı olacak.

Kuruyan kesimlerden kaynaklı toz ve tuz rüzgârlarından göz gözü görmeyecek.

Ortalığı solunum yolu hastalıkları, kanserler, kalp damar hastalıkları saracak.

Bilim insanlarının ifadeleri bu şekilde

Daha şimdiden Burdur halkı ortaya çıkan tozdan şikâyet etmeye başladı.

Özellikle yağmurun ardından yayılan lağım benzeri koku çok rahatsız edici

Burdur Gölü gerçekten doğal bir süreç sonucunda mı çekilmektedir yoksa Burdur Gölü’ne karşı çoklu bir komplo mu var?

Düşen yağışlarla, debileri oldukça düşük, büyük bir kısmı yazın kuruyan, sürekli ve mevsimlik, güneybatı ucunda yer alan Bozçay, doğuya doğru Ulupınar, Bayındır, Büğdüz, Kurna, Çerçin, Keçiborlu (Adalar Çayı) dereleri gibi akarsular ve yer altı suyu akımıyla beslenmek olan Göl’ün su kaybı, yüzde 10 oranında buharlaşmayla, yüzde 90’ı ise beşeri sebeplerle –Göl’ü besleyen akarsuların önlerine bent, baraj ve göletlerin yapılmasıyla, 3 bine ulaşan ruhsatlı ruhsatsız sondajlarla olmaktadır.

Yani daha somut söylersek, gazeteci Hasan Türkel’in dediği gibi Burdur Gölü “bilinçli bir şekilde” mi kurutularak öldürülmektedir?

BURDUR GÖL’Ü ISPARTA ORGANİZE BÖLGESİ

VE HAVAALANI İÇİN BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE KURUTULMUŞTUR

Medyaskop’tan Egemen Gök’ün haberine göre, Hasan Türkel, “Burdur Gölü’nde kuruma bilinçli bir şekilde yapılmıştır. Çok açık. Burdur Gölü’ne Isparta Havaalanı, Isparta Organize Sanayi yapılabilmesi için Burdur Gölü’ne akan akarsuların önleri hem Dinar’dan kesilmiştir hem de Güneykent Beldesi’nde kesilmiştir. 1969 yılında Göl suları en yüksek seviyesine ulaştığında şimdiki Organize Sanayi ve Isparta Havaalanı bölgesi sular altındaydı” şeklinde çok ilginç ve iddialı bir saptama yapıyor. Bizim en iddialı tezimiz olan “Burdur Gölü’nün katili Orman Bakanı ve DSİ’dir” sözü dikkate alındığında Türkel’e hak vermemek elde değil. Bunları düşünürken, Isparta Organize Sanayi kurulması projesinin mahkeme duruşmaları sırasında dönemin Isparta Valisi’nin mahkemeye baskın gibi ziyareti akıllara geliyor.

KİMYASAL ATIKLARLA KARIŞIK TOZ BULUTLARI

RÜZGÂRLA KENTE ULAŞARAK İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT ETMEKTEDİR

Bilim insanlarının saptadığı gibi çekilmesi, geri dönülemez seviyenin altına inmiş olan Burdur Göl yatağında ise şimdilerde yıllarca Göl’e akıtılan kanalizasyon ve Organize Sanayi Bölgesi atıklarının da karıştığı toz bulutları ise Burdur halkın sağlığını tehdit etmektedir. Halk daha şimdiden tozdan rahatsızlığını dile getirmeye, sağlık uzmanları buradan ileri gelen tehdide parmak basmaktadır.

Göle Hayat verelim Derneği Başkanı Mali Müşavir Burhan Cahit Karakurt, tozun verebileceği sağlık problemleri konusunda halkı uyarıyor. Karakurt, “Burdur Gölü’nün bulunduğu arazi”nin “çorak bir arazi olduğu”nu ifade ederek, “doğal olarak Göl çekildiği zaman o çorak arazi sadece güneşe bakıyor. Bir de rüzgâr hattının üzerinde bulunması sebebiyle üzerinde daha toprak oluşmadan üzerindeki tüm partiküllerini şehre doğru gönderiyor. Bu da Burdur’da yaşayan her bireyi etkiliyor” diyor.

BURDUR’DA ASBETSTEN KAYNAKLI HASTALIKLAR ARTACAKTIR

Burdur-Isparta Tabip Odası Başkanı Dr. Mehmet Ali Gökçe uyarılarda bulunuyor. Toz bulutlarının taşıdıkları ve sebep olabileceği hastalıklar konusunda insanları uyarıyor. “Burdur, Burdur Gölü’nün kuzeyine yerleşmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla arıtmanın olmadığı yıllarda kanalizasyon Burdur Gölü’ne verilmekteydi. Bugünlerde o kirlilik ortadan kalmış durumda. Burdur Gölü kuruduğunda Burdur’da hâkim rüzgârlar kuzey rüzgârları olduğu için yıllar önce akıtılan kanalizasyonu da içerecek şekilde toz bulutunun Burdur’u rahatsız edecektir. Başta asbestin yaratacağı medetöryeme hastalığı olmak üzere malin hastalıkların artmasına sebep olacaktır.

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sanalbasin.com üyesidir