Salda Gölü’nün ölüm fermanı

Danıştay yerel mahkemenin Salda

Gölü davasındaki ‘ret’ kararını bozdu

Ama Gölet Yapılmış Bitmiş Bozsa Ne Olur

Bozmasa ne Olur Durumunun Dayanılmaz Çaresizliği

Burdur’da, son yılların en gözde turizm merkezi haline gelen Salda Gölü’nü besleyen su kaynakları üzerine göllerin ve sulak alanların katili DSİ’nin yaptığı gölet projesinin iptali için açılan davada, Danıştay yerel mahkemenin verdiği ret kararını bozdu. Ancak DSİ o göleti çoktan yapıp bitirdi. Ekosistemi Koruma ve Göle Hayat Verelim Derneği Başkanı Belediye Meclis üyesi, Mali Müşavir Burhan Cahit Karakurt ise “Göller Yöresini çöller yöresine dönüştürmede çok hızlıyız” dedi.

Burdur’un Yeşilova ilçesinde yer yer 184 metreye ulaşan derinliğiyle Türkiye’nin en derin gölü olma özelliğini taşıyan, suyu yüksek alkali, barındırdığı endemik türlerle uluslararası öneme sahip, önemli bir kuş, doğa ve bitki alanı, beyaz kumları ve masmavi rengiyle Maldivler’i andıran, Önemli Bitki Alanı (ÖBA), Önemli Doğa Alanı (ÖDA) ve Önemli Kuş Alanı (ÖKA) kriterlerini sağlayan bir göl olan Salda Gölü’nde DSİ’nin, ‘Kayadibi Göleti ve Sulamasına Ait Malzeme Ocakları Projesi’ ile ilgili verilen, ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi(ÇED) gerekli değildir’ kararının, iptali için geçen yıl Isparta İdare Mahkemesi’nde dava açıldı.

DAVA SÜRERKEN GÖL VE SULAK ALAN KATİLİ DSİ GÖLETİ YAPTI BİTİRDİ

Yeşilovalı 3 kişi adına avukat Tuncay Koç tarafından açılan davada Isparta İdare Mahkemesi ret kararı verdi. Karar, Danıştay’da temyiz edildi. Danıştay 14’üncü Dairesi ise bu yılın Şubat ayında verdiği kararla yerel mahkemenin kararını bozdu. Ancak dava devam ederken, DSİ gölet projesini tamamladı.

BİLİRKİŞİ KEŞİF YAPTI

Danıştay 14’üncü Dairesi, bozma kararında Salda Gölü’nde, Birinci Derecede Doğal Sit Alanı ve sulak alan olması gibi nedenlerle yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını istedi. Önceki gün (21 Aralık 2018 tarihinde) Danıştay 14’üncü Dairesi’nin bozma kararı üzerine bilirkişi heyeti bölgede inceleme yaptı ancak projenin tamamlanmış olduğu görüldü. Bilirkişi heyetinin incelemesine avukatı Tuncay Koç da katıldı.

SALDA GÖLÜ’NÜ ÖLDÜRECEK

Aydınlık’a, DSİ’nin tarımsal sulama amaçlı hazırladığı gölet projesi ve burada kullanılacak malzemelerin alınacağı taş ocağı için açtıkları davaya, Isparta İdare Mahkemesi’nin ret kararı verdiğini açıklayan Tuncay Koç, “Salda Gölü’nün beslenme sularının azalacağı ve beslenme sularının gölette toplanmasının gölü öldüreceği gerekçesiyle dava açtıklar”nı, ancak yerel mahkemede reddedildiğini, Danıştay’ın ise “eksik inceleme yapıldığını, Salda Gölü’nün 1’inci Derecede Doğal Sit Alanı ve sulak alan olduğu gibi nedenlerle bu kararı bozduğu”nu belirterek, “zaten orada geçmişte sulama amaçlı Doğanbaba ve Değirmendere isimli iki gölet yapılmış. Bu gölet gereksiz ve Salda Gölü’nü kurutacak. Ancak gittiğimizde göletin yapıldığını gördük. İlk davayı kaybettiğimiz için gölet yapılmış fakat içinde su yoktu” dedi.

KÂĞIT ÜSTÜNDE KAZANDIK; ANCAK GÖLET YAPIM İŞİ BİTMİŞ HALDE

Bilirkişi raporuna göre yeniden karar verileceğini ve ‘ÇED gerekli değildir’ raporunun iptali yönünde karar verilmesini beklediklerini belirten Tuncay Koç, “ancak lehimize karar çıksa da göletin yapılmaması veya kapatılması gibi bir durum söz konusu değil. Ama kâğıt üzerinde davayı kazanmış olacağız. Projede malzeme alımı için bir taş ocağı da vardı ve orası Salda Gölü tampon bölgesiydi. Ancak taş ocağını oradan almamışlar ve başka bir yerden getirmişler. Projeyi de sonra bir miktar değiştirmişler. Dolayısıyla davayı kazansak da sonuç değişmeyecek. Açtığımız dava kâğıt üstünde kalacak. ÇED gerekli değildir kararının iptali durumunda gölete su doldurulmaması gibi bir şey de olamaz. Açtığımız davanın çok bir anlamı kalmadı ama projenin de gereksiz ve hatalı olduğu da ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

DSİ’NİN HIZI TAKDİRE ŞAYAN!

KıvılcımHaber’in, mahkemenin ret kararını bozan ve yerinde keşif sırasında gölet inşaatının yapılıp bitirilmiş olduğunun görülmesi durumu hakkında düşüncelerini sorduğu Ekosistemi Koruma ve Göle Hayat Verelim Derneği Başkanı Belediye Meclis üyesi, Mali Müşavir Burhan Cahit Karakurt, “bir ironiyle başlayalım o zaman” diyerek, “Devlet Su İşleri’nin bu kadar hızlı çalışması takdire şayan! Yerel mahkemenin aldığı kararı Danıştay’ın 14’ncü Dairesi’nin bozmasına kadar geçen süre içinde koca bir göletin bitirilmiş olması DSİ’nin (tebrike şayan diyorsunuz yani- FÖ) hakikaten iyi çalıştığının bir göstergesi” diye alaysıladı.

Karakurt şu görüşleri savundu:

GÖLLER YÖRESİNİ ÇÖLLER YÖRESİNE DÖNÜŞTÜRMEDE HIZLIYIZ

“Ama bu gösterge bize başka bir şeyi daha gösteriyor. Doğal kaynaklarımızın ne kadar hızlı tüketildiğinin de aynası olduğunu gösteriyor. Göller Yöresinin çöller yöresine dönüştürme sürecinin insan eliyle olabildiğince hızlandırıyoruz. Özellikle son 20 yılda yaşadığımız bölgenin su kaynaklarının birer birer elimizden çıktığını gözlerimiz görüyor; aklımız alıyor; kulaklarımız işitiyor ama maalesef öncelikle kamu kurumları arkasında da biz, o toplumu oluşturan fertler hiçbir şey yapmadan izliyoruz. Bu çok üzücü ve çok kötü.”

“Salda Gölü Türkiye’nin en derin 2’nci gölü. Dünyanın da en temiz 5 gölünden biri. O maviliği kendi elimizle Doğanbaba ve Değirmendere Göletlerinin yapılması suretiyle şimdi yavaş yavaş değil çok hızlı bir şekilde yokediyoruz. (Yani bu arada da UFO’lara da taş koymuş olacağız diyorsunuz yani, hani UFO’lar su çekiyorlarmış ya Göl’den!-FÖ) Aynen öyle. 80’lerde ve 90’larda bu efsane kulaktan kulağa bir ara yayılmıştı. UFO’lar Salda Gölü’ne su almaya gelirlermiş. Bunu kendi gözleriyle gördüğünü söyleyen hemşerilerimiz var. Biz UFO’ların bile su almaya geldiği Göl’ün alabildiğince çabuk kuruması için kamu kurumları eliyle çalışmayı hızlandırmış durumdayız. Bundan sonrası gelecek kuşaklar için çok üzüntülü ve sancılı geçecek.”

GÖLLERİN GERÇEK KATİLİ GÖLET, BARAJ VE SONDAJLAR

Burdur halkının bu konuda mutlaka bilinçlenmesi ve taşın altına elini sokması gerektiğini, böylece mutlaka kamu kurumlarını bu iradenin etkileyeceğini vurgulayan Karakurt, “bence DSİ, son 50 yıldır sadece insanlara su ihtiyaçlarını gidermek için doğal su kaynakları kurutmaktan öteye geçemeyen düşünce yapısı içinde. Oralarda yaşayan herkes, sivil toplum örgütleri siyasilere bunları ciddi bir şekilde anlatmaları gerekiyor. Bu dipten gelen bir dalgayla insanların bu düşünceyi kamu kurum ve kuruluşlarına kabul ettirmeleriyle başarılacak bir iş. Ama bu güne kadar biz bunu başaramadık. (Yani kısaca Burdur Gölü’nün de Salda Gölü’nün de gerçek katilinin bu kurumlar olduğu gayet açık. Yani bir yandan sondajlar bir yandan göletler barajlar, kuraklıkla olmayacak kurutma işini beceriyorlar-FÖ) Maalesef! Çok rahat beceriyorlar” diye konuştu.

TİMSAH GÖZYAŞLARI

“Beyşehir, Seydişehir Göllerinde, Eber Gölünde, Avlan Gölünün durumunu görüyor insanlar. Bu göllerin nasıl kurutulduğunu herkes gözleriyle görüyor, kulaklarıyla duyuyor, elleriyle dokunuyor” diyen Karakurt, konuşmasına, “yöremizde de şu anda iki göl olan Burdur ve Salda Gölleri, insan eliyle, kamu kurum eliyle kurutulmak üzere. Bu feryadı Sayın Belediye Başkanı çok sık olarak dile getiriyor. Burdur’da ve Salda’da insanlar feryat etmeye başladı. (Ama Burhan Bey hakkını yeme; DSİ’nin sahibi Orman Bakanı da feryat ediyordu.) Ama onu ben tabiri caizse bir timsah gözyaşı olarak görüyorum” sözleriyle son verdi:

Bu haberler de ilginizi çekebilir
31 Mart AKP için bir kumar mı? Yozlaşan meslek etiği
Perinçek’ten Cumhurbaşkanına sert çıkış Yerel seçimler, kent ve engelliler
Ekonomik Ergenekonu da çökerteceğiz Haziran’a saldırı
HDP İLE İŞBİRLİĞİ AK PARTİ’YE EN ETKİLİ SEÇİM DESTEĞİDİR Tarihi yenilgi ya da büyük zafer
ABD’nin Suriye’den çekilişi karşısında kaygılananlar Isparta’da Kubilay anması
Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sanalbasin.com üyesidir