Sivil toplum kurumları büyük oranda gönüllülük esasına dayanan kuruluşlardır. Bu kurumlar varlıklarını bir karşılık beklemeden, bir çıkar ummadan sadece toplum yararı için çalışan gönüllülere borçludur. Kendilerine en fazla ihtiyaç duyduğumuz bu salgın sürecinde de, hiç ummadığımız anda telefonlarımızı arayıp yardım teklif ederek ne kadar elzem olduklarını bize bir kez daha hissettirdiler. Herkesin evine kapandığı, dernek faaliyetlerimizi zorunlu olarak durdurduğumuz bu zor zamanlarda imdadımıza bugün güler yüzlü insanlar, yüce gönüllü dostlarımız yetişti.

Her yıl özellikle Ramazan ayında yardım faaliyetlerimiz yoğunlaşır. Fakat bu Ramazan’da derneğimizi açmamız ve ihtiyaç sahiplerini derneğe çağırmamız çok riskliydi ve dahası yasak gelmişti. Ama öte yandan ihtiyaç sahibi aileler tarafından devamlı aranıyorduk. Desteğe en çok ihtiyaç duydukları bu salgın dönemi engelli aileleri için çok zor geçiyor şüphesiz. Tam bir çıkmaz içerisinde ne yapacağımızı bilmez halde kıvranırken derneğimizin gönüllüleri, dostlarımız, yönetim kurulu üyelerimizle iletişime geçerek yardım dağıtımının aksaksız yapılmasına karar vermişler, beni aradılar. Bana aldıkları kararı söylediklerinde nasıl mutlu olduğumu ifade edemem. Yardımlarımızı adreslere ulaştıracak, ihtiyaç sahiplerine evinde teslimatı yapabilecektik. Gelebilen yurttaşlarımızı da gerekli önlemleri alarak dernekte kabul edecektik, öyle de oldu, bütün kapılar çalındı, dualar alındı, geçmiş yıllara oranla daha az olsa da bu zor zamanlarda ailelerimize yardımlarımızı ulaştırabildik. Bu çok zor zamanlarda dahi yardımlarını esirgemeyen, destek veren yardımsever bütün vatandaşlarımıza gönül dolusu teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

DEĞERİ ÖLÇÜLEMEZ

Yaşadığımız bu stres, gönüllülüğün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ispatlamış oldu. Engelliler için bu kriz dönemi ekonomik sıkıntılarla birlikte, yer yer daha çok, psikolojik sıkıntı getirdi. Bu çetin günlerde bizimle olanların değeri sadece dağıttıkları yardımlarla ölçülemez. Ondan daha fazla olarak bizler için umut oldular, moral oldular, sahipsiz olmadığımızı hatırlattılar. Tam da bu günlerde, bu zor zamanlarda, en ihtiyaç duyduğumuz anlarda yanı başımızda yer alan elleri öpülesi dostlarımızı hiçbir zaman unutmayacağız.

GÜÇLENDİRİYOR

Yıllardır gönüllü dostlarımızla birlikte çalışıyoruz. Dedim ya beklentisiz çalışırlar, ilk gün çalıştıktan sonra onları ikinci bir gün orada çalışmaya teşvik eden tek şey o ortamda buldukları çalışma ruhuyla alakalıdır. Eğer ortam samimi ve dürüst kişilerden müteşekkil ise, toplumsal faydanın gözetildiği bir anlayış hâkim ise, kişilerin çalışma şevkini kıracak kaprisli, tahakkümkar davranışlar ve uygulamalar yok ise, gönüllü, kıymetli zamanının boş yere harcandığı duygusu yaşamıyorsa kuruma bağlanıyor ve en zor zamanlarda destek vermekte tereddüt etmiyor. Gönüllüler kurumda ofiste çalışmayı ya da alan çalışmasına katılmayı tercih edebilir. Bunun da seçtikleri mesleğe uygun olmasına özen gösterirler. Kurum gönüllünün bir yandan belki kendi mesleki gelişimine katkı yaparken, öte yandan, belki de daha önemli olarak, yaşadığı topluma dair kitaplarda okuduklarının ötesinde bir kavrayış ve anlayış kazanmasına, toplumla kurduğu fiziksel ve duygusal ilişkinin gelişmesine vesile olur. Gönüllülük ruhunun yaygınlaşması, yurttaşların bu tip çalışmalara katılması hem kurumları güçlendirecektir hem de toplumsal krizlerin daha kolay atlatılmasına katkı yapacaktır. Her bireyin bu kurumlarda yapacağı mutlaka bir şeyler vardır, önemli olan bir çay içme bahanesiyle de olsa ilk adımı içeri atabilmektir.

AYDINLIK

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir