“Kolcu yine kol mu gezecek?”

1989 yılında Özal’la birlikte başlayan tütünümüz üzerindeki yabancı egemenliği ve yasaklar günümüzde tütün ticaretini bir şekilde yasaklayan, yetki belgesiz satışlara 3-6 sene arasında hapisle cezalandıran yeni bir düzenlemeyle zirveye çıktığı şartlarda üreticinin de direnişi başladı. Yeni düzenlemenin yürürlüğe girdiği 1 Temmuz’dan beri 9 gündür tempolu bir yükseliş gösteren tütün üreticisinin eylemleri bugün doruğa çıkacak.

Bu kapsamda Aydınlık yazarı Ercan Aydın Dolapçı sosyal medya hesabı üzerinden, tarihi tecrübelere dayanarak yetkililere uyarılarda bulundu. Dolapçı, “kolcu, yine kol mu gezecek?” diye sorguladı.

Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminde Abdülhamid iktidarı yıllarında iflasın eşiğine gelen devletin Duyunu Umumiye’nin pençesine düşmesinin sonuçlarından biri olan tütün tekelinin yabancılara verilmesinin tarihi tecrübelerini deşeleyerek, 1883-1925 yıları arasında tütün emekçilerinin çektiği çileleri anlatan Dolapçı, tütün tekelini elinde bulunduran yabancı firmanın, “istediği fiyattan tütün alıp sattığı”nı, “Türk’e tütün ticareti”nin yasak olduğunu, “yakalananın ağır cezaya uğradığı”nı belirtti. “Tütün şirketi kaçak tütünün önüne geçmek için binlerce kolcu tutmuştu. Üreticiyle yabancı şirketin kolcuları arasında çıkan çatışmalarda 20 bin insanımız hayatını kaybetti” diyen Dolapçı, “Çok acı bir dönemdir. En yoksul üretici yabancının üzerinden Osmanlının baskısını evinde, ocağında tarlasında yaşadı. Ona düşman oldu. Bu acı duruma Cumhuriyet son verdi ve tütün tekelini devletin eline alarak TEKEL’i kurdu. Üretici de rahat etti. Devlet de…” ifadelerini kullandı.

Tütün konusunda Cumhuriyet’in ilk yıllarında alınan milli kararın, 1989 yılında yabancı tekellere Türk piyasasının tekrar açılmasına kadar sürdüğünü ifade eden Dolapçı şu görüşleri savundu.

ADIYAMAN’DA TÜTÜN ÜRETİCİSİNİ KORUMAK, PKK’YLA MÜCADELEYE EN ÖNEMLİ KATKIDIR

“Taa ki 1989 yılında Özal’la birlikte yabancı tekellere tekrar Türk piyasası açılana kadar. Samsun ve Maltepe gibi birçok Türk sigarasının yerini malum yabancı markalar aldı. Zengin fakir herkesin cebinde gâvurun sigarası yerini aldı. Biz tüttürdük onlar kazandı…  Geriye gariban Anadolu’nun kıraç arazilerinde tütün üretip onu kıyma tütün olarak satan üreticiye kalana kadar. Ona da şimdi yasak geldi. Bu durum bana Reji İdaresini hatırlattı. İnşallah bunun önüne bir an önce geçilir de o acı olaylar yeniden yaşanmaz. Diyorum ki, ne yani, bu gidişte eski reji idaresine mi döneceğiz? Üreticinin peşine kolcu/polis mi takacağız? Millilik derken neyi amaçlıyoruz? Adıyaman’da tütün üreticisini korumak, PKK ile yapılan mücadeleye en önemli katkıdır.”

BULGARİSTAN KÖYLÜSÜNDEN BİR DERS

Gene Osmanlı döneminden tarihi bir ders öne süren Dolapçı, Tarihçi Prof. Dr. Halil İnancık’ın bir yazısını hatırlattı. İnalcık’ın anlattıklarını Dolapçı şöyle aktardı: “Osmanlı Devleti, Bulgaristan’da fakir tütün üreticisini desteklemedi. Bulgar ağalarıyla işbirliği yaptı. Osmanlı Devleti’nden yüz bulamayan Bulgar tütün üreticisi de bölücü Bulgar çetelerine destek verdi. Onlara katıldı. Osmanlı’nın Bulgaristan’da etkisi kalmadı ve Bulgaristan elimizden çıktı gitti…”

Osmanlı’nın Bulgar köylüsündeki vahim hatalarından bugünler için dersler çıkaran Dolapçı şu görüşleri savundu:

TÜRKİYE’NİN BİRLİĞİ YALNIZCA SİLAHLA DEĞİL ÜRETİMLE DE OLUR

“Bu olay bugünlere ders olur inşallah. Tarih tekerrürden ibaret olmaz. Türkiye’nin birliği silahla olduğu gibi üretimle de olur. Üreticiyi desteklemezsen o kıraç arazilerde ne ekip biçecek Adıyaman köylüsü? O insanları o topraklarda nasıl tutacağız. En önemlisi de PKK’ya katılmalarının önüne nasıl geçeceğiz?”

Ercan Aydın Dolapçı, hükümete şu çağrılarda bulundu.

TÜRKİYE’NİN BİRLİĞİ ÜRETİCİYİ KORUMAKLA OLUR

“Amerika’nın tütün tekellerini değil, Adıyaman’ın ve kıraç Anadolu topraklarından ekmeğini kazanan tütün üreticisini koruyalım… Türk tütünü dünyanın en kaliteli tütünüdür… Onu kurban etmeyelim. Türkiye’nin birliği üreticiyi korumakla olur.”

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir