Asıl kıyamet Doğu Akdeniz‘de kopacak!

Dünyanın büyük güçleri arasındaki rekabet bir ara Pasifik’e kayar gibi olmuş, ABD ile Çin arasındaki rekabetin dünya hegemonyası mücadelesinin merkezine oturduğu ve bunun esas cereyan etme alanı Pasifik sanılmıştı.

Oysa son aylarda Doğu Akdeniz, aniden büyük güçlerin av alanı haline geldi. Önce Mısır, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan ve İsrail arasında Doğu Akdeniz’de bir işbirliği ve ittifak gösterisi cereyan etti. Arkalarında tüm Avrupa ve ABD vardı. Yunanistan birdenbire agresifleşti. Dünyaya Türk Kurtuluş Savaşı arifesi şartlarını hatırlattı.

Kısa zamanda bütün meselenin, Doğu Akdeniz’de toplam rezervleri Ortadoğu, İran ve Rusya’daki rezervlerin toplamından daha büyük ve 5,5 milyar varil olduğu saptanan petrol ve gaz rezervleri olduğu ortaya çıktı.

Bu bir servetti.

Bunu çıkaran ve dünyaya pazarlayan ülkenin “dünyanın yıldızı” olacağı belirtiliyor.

Doğu Akdeniz’de Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, İsrail, Suriye, Lübnan, Mısır ve Türkiye kıyıdaş ülkeler.

En büyük gürültüyü Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum kesimi çıkarıyor. Sebebi de Türkiye korkusu.

Çünkü bu ülkelerin hepsi de küçük paydaşlar.

En büyük alan sahibi Türkiye. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de henüz ilan edilmemiş çok geniş bir Ekonomik Münhasır Alanı var.

Ülkemizin baş belası, emperyalist ülkeler tarafından sopa gibi kullanılan ve ekonomik kırılganlık yaratan en büyük sorunu cari açığın yüzde 80’inin enerji kaynaklı, yani doğal gaz ve petrolden kaynaklandığı düşünülürse, Doğu Akdeniz hidrokarbonunu çıkaran ve dünyaya ihraç ederek cari açığını kapatan Türkiye’nin dünya dengelerini nasıl altüst edeceğini düşünün bir kere!

Kemal Kamburoğlu’nun Aydınlık Gazetesinde yayınlanan yazısını bu kapsamda okumanızı öneririm.

İşte o yazı!

Doğu Akdeniz’de sular giderek ısınıyor. Herkes Doğu Akdeniz’de, İngiltere, Fransa, Amerika, İsrail, Mısır, Yunanistan, Rusya, kimi arasanız bulursunuz. Tabi ki doğal hakkı olarak Türkiye de orada. Bugüne kadar olan biten Arap Baharı, Mısır darbesi, Saddam sonrası Irak’ın parçalanması, Kaddafi’nin öldürülmesi, Libya’nın parçalanması, PKK-YPG meselesi, İran’a ambargo konusu, Suriye’deki savaş, Esat konusu, IŞİD terör örgütü filan hepsi döndü dolaştı Doğu Akdeniz meselesinde toplandı. Yani asıl kıyametin kopacağı yer Doğu Akdeniz olacak. Çünkü görüldü ki Doğu Akdeniz havzası dünya petrol ve gaz rezervlerinin en büyük deposu. Nitekim şimdi Mısır ve İsrail çıkartmaya başlamıştır.

DÜNYANIN YILDIZI OLUR

Mısır’a ait bölge küçücük bir alan, lakin tespit edilen petrol miktarı 5,5 milyar varil. Şöyle ifade edelim; yapılan bilimsel tespitler sonucu Doğu Akdeniz’deki petrol ve gaz rezervleri Ortadoğu, İran ve Rusya’daki rezervlerin toplamından daha büyük. Bu serveti çıkaran dünyanın yıldızı olacaktır. Akdeniz’e sahildar devlet olarak Türkiye’nin de Doğu Akdeniz’de çok geniş bir “Ekonomik Münhasır Alanı” var. İlaveten Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin TPAO’ya arama ruhsatı verdiği alanlar da var. Yani Türkiye en büyük alanı olan ülke. Zaten film de burada kopuyor. Türkiye’nin cari açığının yüzde 80’i enerji ihtiyacından yani petrol ve doğal gazdan kaynaklanıyor.

Şimdi bu açığın sıfırlandığı, tıpkı Mısır gibi petrol ve doğal gaz ihraç eden bir ülkeye dönüştüğünde neler olabileceğini düşünebiliyor musunuz? Türkiye kendi Münhasır Ekonomik Alanlarında sondaja başladı. Bu arada “Münhasır Ekonomik Alan” tanımını bir kez daha hatırlatalım; “Münhasır Ekonomik Bölge” bu deniz alanında kıyı devletine ekonomik haklar ve yetkiler vermektedir.

Ancak, sözleşme, üçüncü devletlere de söz konusu deniz alanı üzerinde bazı haklar tanımaktadır. Ulusal yetki sınırları içindeki “Münhasır Ekonomik Bölge” canlı kaynaklar ile petrol, doğal gaz ve kömür, kassiterit, titanyum, manyetit, zirkon, ilmenit, rutil, monazit; altın, platin, elmas ve diğer kıymetli taşlar, kromit, kum ve çakıl, deniz dibindeki sert kayaçlar içindeki yataklarda; bakır, nikel, krom, demir kimyasal çökelmeyle oluşmuş yataklar ise fosforit, potas tuzları gibi cansız kaynakları kapsamaktadır.

ZENGİN YATAKLAR

Doğu Akdeniz’de 4-5-6 parseller Türkiye’nin Münhasır Ekonomik Alanı içinde ve burada petrol ve doğalgaz bulundu. Türkiye buradan 6 ay veya bir yıl içinde petrol ve doğalgaz çıkaracak. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan da buna itiraz edip yaygara yapıyor.

Oruç Reis Sismik Araştırma

Zaten Antalya ve Mersin açıkları ile Karadeniz’in doğusunda da sondajlara başladı. Bu konuda ultra teknoloji ile donatılmış olarak satın aldığımız Fatih ve Barbaros gemileri çalışıyorlar. Hemen yanındaki parsellerde Mısır ve İsrail çıkartıyor. Mısır alıcı idi, şimdi satıcı konumuna geçti. Ama bizim asıl alanımız 19-20-21-22-23-24-25 ve 26’ncı parsel ile 2-3-8-9-12 numaralı parsellerdir ki, bu muazzam bir alanı kapsamaktadır. Buradan çıkaracağımız petrol ve gaz, Türkiye’yi yıllık 50-55 milyar dolarlık ödemeden kurtulacağı gibi, büyük bir ihracat geliri de getirecektir. O zaman cari açığı kapamış bir Türkiye’ye kimse kur üzerinden sopa gösteremez. Türkiye bu işe büyük bir ciddiyetle ve her türlü riski göze alarak asılıyor. Şimdi üçüncü sondaj gemisi de satın alınıyor. 12 bin 600 metre sondaj kapasiteli… Dünyanın en derin yerinin 11 bin 400 m. derinlikle Marianna Çukuru olduğu düşünülürse dünyada sondaj yapmayacağı deniz yok…

Türkiye’nin bulduğu petrolü ve gazı çıkartması dünya devi olmasına oynaması demektir. Eh, bunu emperyal güçlerin ne kadar isteyeceğini varın siz düşünün. Ama kim ne derse desin bunu çıkaracağız. Yunanistan o nedenle agresifleşti ve 12 mil yaygarası koparıyor. Yunanistan, Türkiye’ye kafa tutuyorsa “sponsorları” hazır demektir. Peki, “sponsorlar” kim? Gazı kime satacaksa başta onlar! Mısır, İsrail ve Yunanistan sponsor talimatı ile bize karşı bir ittifak oluşturdu.

YUNANİSTAN’IN ADIMLARI

Dün maaş ödeyemeyen Yunanistan, Fransa’dan ikisi opsiyonlu dört harp gemisi kiraladı. Neden? Ana sebep bu iş. Çipras, “Biz müttefiklerimizle (!) birlikte her türlü duruma hazırlıklıyız” diye açıklamalar yaptı. Hangi müttefikler? Hangi durum? Çipras’ın Ege’de karasularını 12 mile çıkarılması durumu… Türkiye on yıllar evvel böyle bir “defacto” durumu “casus belli” kabul edeceğini ve derhal “savaş sebebi” sayacağını, TBMM’den geçirdiği kanunla deklere etmişti. Zira Yunanistan Ege’de karasularını 12 mile çıkardığı anda, Türkiye’nin hiçbir gemisinin Akdeniz’e ulaşması mümkün değil; donanma Marmara’da mahsur kalır, Çanakkale Boğazı’ndan çıkamaz. FETÖ’nün Amerika uşağı ve vatan haini hâkim ve savcı kılıklı teröristleri Ergenekon ve Balyoz davalarında baştan itibaren neden en çok vatansever Deniz Kuvvetleri subaylarını saf dışı bıraktı? İşte sebep buydu.

Çünkü vatan hainlerine Türk Deniz Kuvvetlerini çökertmeleri emri verilmişti. Ama sonuca gidemeden kendileri devrilip gittiler. Yunanistan kendi ana karasından başlayarak 12 mil adım adım deneyecek ve Türkiye’nin tepkilerini ölçecek. İlk ilan ettiğinde tepki göstermezsek, Yunanistan’ın tepesine çökmezsek kaybederiz. Bu mücadele topyekûn bir mücadele olacak. Tam bir milli birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Zira tüm olan bitenin yani maçın finali geldi.

Bu haberler de ilginizi çekebilir
31 Mart AKP için bir kumar mı? Yozlaşan meslek etiği
9 maddede Gezi eylemleri İnşaat sektörü iflasın eşiğinde
Ekonomik Ergenekonu da çökerteceğiz Hendeklerden kurutulunca yeşil sahalara çıktılar
ADD’ye ağır sözler: Kavaktan elma beklemek Başbuğ’dan sosyoloji dersi
Kuş cennetine pimi çekilmiş bomba Bakanın karşısına andımızla çıktılar

 

Bu Haberi Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sanalbasin.com üyesidir